KIBRISLI RUM BASIN ÖZETLERİ 6/10/2011

Yeni Kıbrıs Partisi

Maraş’ta provokasyona hayır!

YKP, BKP, KTÖS, KTOEÖS, Basın-Sen, DEV-İŞ, Mağusa İnisiyatifi, Sol Hareket,  Hayata Dokun Hareketi açıklama yaparak “tüm demokrasi ve barış güçlerini 15 Şubat Cumartesi saat...
00:14:55

YKP, ortak yurdun yeniden birleşmesi için ortak mücadele çağrısı yaptı

Yeni Kıbrıs Partisi, bugün, 12 Şubat, Çarşamba günü sabah saat 10:00’de YKP Genel Merkezi’nde Kıbrıs’taki ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere bağlı TC’nin tavırları, Kırımlaştırılma, Hataylaştırılma,...

2020 Asgari ücreti ne oldu?

YKP Genel Sekreteri Murat Kanatlı, döviz krizi ile alım gücünün eridiği, iğneden ipliğe her şeye zam yapıldığı koşullarda 2020 için asgari ücretin hâlâ belirlenmemiş...

Savaş hazırlıklarına hayır, barış için mücadele zamanı

YKP Genel Sekreteri Murat Kanatlı, Akdeniz’deki son gelişmeleri değerlendirdi, “barış için mücadele zamanı” dedi. Açıklama şöyle: Doğu Akdeniz’de bir süredir gerginlik sürekli olarak artmaktadır. Savaş...

YKP’nin de katıldığı, Avrupa Sol Partisi 6. Kongresi gerçekleşti

YKP’nin de gözlemci üyesi olduğu Avrupa Sol Partisi’nin 13-15 Aralık tarihleri arasında Malaga yakınındaki İspanya şehri Benalmádena’da 6. Kongresi yapıldı. YKP Genel Sekreteri Murat...

FİLELEFTEROS gazetesinin bugünkü ana haberi muhalefetin hükümete yönelik artan baskıları. Gazeteye göre, muhalefet bugün Meclis’te hükümetin yaşamını daha da zorlaştırma uğraşısı ortaya koyacak. Cumhurbaşkanı’nın istifası yönünde baskıyı artırmak amacıyla muhalefet partilerinin bugün için bazı hazırlıklar yaptığı görülüyor. Hedefleri Cumhurbaşkanı’nın istifasını sağlamak. Bu süreçte DİKO ile EDEK’in yerel seçimler öncesi AKEL ile ilişkilerini dondurdukları görülüyor. Parti başkan veya temsilcilerinin katılımı ile bugün Meclis’te gerçekleştirilecek toplantıda bu konuda bazı işaretlerin ortaya konacağı ifade ediliyor. Bu toplantıda Polis Polivuyu’nun raporunun Meclis’te tartışılması konusu da netleştirilecek. AKEL bu süreci, Cumhurbaşkanı Hristofyas’ı devirmeyi hedefleyen bir siyasi darbe olarak niteliyor. Nikos Anastasiadis Cumhurbaşkanı’nın geri kalan görev süresi için yani 2013 Şubat’ına kadar Cumhurbaşkanlığı makamına ilgisinin olmadığını açıkladıysa da, AKEL’e göre, Nikos Anastasiadis’in Cumhurbaşkanlığı için siyasi sahne hazırlanıyor.

 

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları

– Türkler New-York’taki üçlü görüşme öncesi ve bu görüşme sırasında müzakerelerle ilgili sorumluluk yükleme oyunu başlattı. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin münhasır ekonomik çıkar alanında başlattığı sondaj çalışmalarını bahane ederek, Kıbrıs sorununda olası bir çıkmazın sorumluluğunu Kıbrısrum tarafına yüklemeye çalışıyorlar. Eroğlu ve Türkiye yetkilileri bu mantık üzerinde hareket ederken iyi haber alan kaynaklar bu çalışmalarında yabancı diplomatlar arasında zemin bulduklarına dikkat çekiyorlar. Sorunun özüyle ilgili olarak ise, Derviş Eroğlu Euronews’a verdiği röportajında tavrını ortaya koydu. “Müzakerelerin hedefi federal bir devlet, yeni bir devlet kurmaktır, ancak bu başarılamazsa bölünme bir seçenektir ve bunu Kıbrıslırumlar da tartışıyor. Gündemim, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devamı değil, yeni bir devlet, yeni bir ortak devlet, iki farklı toplum temelinde tamamı ile yeni bir ortaklığı, Federal bir Cumhuriyeti içeriyor” dedi.

– Kıbrıs ile imzaladıkları münhasır ekonomik çıkar alanı antlaşmasını iptal etmeleri için Türkiye, Mısır ile Lübnan’a yoğun baskı uyguluyor. Verilere göre, Ahmet Davutoğlu bu konuda Birleşmiş Milletler Genel Kurul çalışmaları sırasında Mısır ve Lübnan hükümet yetkililerine büyük baskı uyguladı. Mısır hükümetinin bu yöndeki Türk talebini kabul etmediği de alınan bilgiler arasında. Bu alanda zayıf halka ise Lübnan hükümeti. Suriye’de olası bir değişimin ertesi günü Türkiye’nin önemli bir rol oynayacağını düşünen Beyrut Türkiye’yi rahatsız etmek istemiyor.

 

POLİTİS gazetesinin bugünkü ana haberi Cumhurbaşkanı’nın dokunulmazlığının kaldırılması ile ilgili olarak Başsavcı’nın araştırma yaptığı iddiası. Gazeteye göre, Başsavcı Petros Kliridis bir grup hukukçudan cinayet ve ihmalkârlık nedeniyle insan ölümüne neden olma suçları nedeniyle Cumhurbaşkanı’nın dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılamayacağı konusunda bir grup hukukçudan görüş istedi. Bu talebin, Polis Polivuyu’nun raporuyla bağlantılı olduğu görülüyor.

 

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları

– Rusya Maliye Bakanı Aleksi Kudrin’in de istifası sonrası bir süreden beridir belirsizlik içinde olan Rusya’nın Kıbrıs’a 2,5 milyar avroluk kredi konusu netleşiyor. Bakanlar Kurulu dün aldığı bir karar ile Rusya’dan 2,5 milyar avroluk kredi alımı için devletlerarası anlaşma yapılmasına onay verdi. Bu kredi için Kıbrıs uygun bir oran olan %4,5 oranında faiz ödeyecek. Hükümet Sözcüsü Stefanos Stefanu dün yaptığı açıklamada Bakanlar Kurulu’nun verdiği onay sonrası Maliye Bakanı’nın şimdi bu antlaşmayı yapmaya yetkili olduğunu söyledi. Sözcüye göre, Kıbrıs bu krediyi bankalardan değil, Rusya Federasyonu’ndan alacak. Kredinin süresi 4,5 yıl olacak. Kıbrıs bu krediyi herhangi ek bir yük yüklenmeden daha önce de ödeyebilir. Elde edilen bilgilere göre, bu kredinin ilk dilimi 600 milyon avro olarak bu yılın Aralık ayında alınacak. 1,3 milyar avroluk ikinci dilim ise 2012 yılının Ocak ayı sonunda alınacak. Son 600 milyon avroluk kısmı ise Nisan ayında alınacak. Bu kredinin Kıbrıs’ın nakit sıkıntısını önemli oranda karşılayacağı ifade ediliyor. Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının Kıbrıs ekonomisinin puanlarını düşürdükleri bir ortamda uluslararası pazar Kıbrıs için kapanırken böylesi bir kredi hükümeti büyük oranda rahatlatacak. Hükümet Sözcüsü Stefanos Stefanu bu arada hükümetin bu krediye rağmen ekonomide tasarruf önlemleri arayışına devam edeceğini söyledi. Kredi ile tasarruf önlemelerinin birlikte Kıbrıs için büyük yarar sağlayacağına dikkat çekti.

– Nikolas Papadopulos, Kiryakos Kenevesoz ve Foro Konstantinu DİKO yürütme kuruluna yerel seçimlerle ilgili olarak AKEL ile her tür temasın kesilmesi önerisinde bulundular. Yürütme Kurulu toplantısında konuya ilişkin kesin bir karar henüz alınmadı. Bu arada DİKO’da sekreterya düzeyinde Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas’ın istifasının istenmesi ve kalan görev süresi için ulusal birlik hükümeti oluşturulması talebinin ileri sürülmesi kararı alındı. DİKO’da dün ilk kez AKEL’e karşı güçlü bir karşı çıkış vardı. Partide Cumhurbaşkanı’nın istifa etmeyeceği gerekçesiyle istifa talebinin ileri sürülmemesi gerektiği görüşünü savunanların sesi de dün boğuldu.

 

ALİTYA gazetesinin bugünkü ana haberi DİSİ ile DİKO’nun ortak bir noktada buluşmaları. Gazeteye göre, DİSİ ile DİKO Cumhurbaşkanı Hristofyas’ın istifa etmesi ve görev süresinin geri kalan kısmında ortak kabul gören bir Cumhurbaşkanı’nın görev yapması konusunda görüş birliğine vardılar. İki parti Cumhurbaşkanı’nın sorumluluk üstlenmekten kaçındığı koşullarda siyasi çıkmazdan kurtulmak için bunu bir çıkış yolu olarak görüyorlar.

 

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları

– DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis ortak kabul gören bir Cumhurbaşkanı bulmak amacıyla diğer siyasi güçlerle işbirliğine hazır olduğunu söyledi. Anastasiadis “Cumhurbaşkanı’nın yetkisini yenilemede gerekli cesareti göstermemesi durumunda geri kalan görev süresine talip değilim ve tüm kritik konuları ele alabilecek bir şahsiyetin bulunması için de diğer siyasi güçlerle işbirliğine hazırım” dedi.

– Başsavcı Petros Kliridis Mari’deki patlamayla ilgili olarak kimleri suçlayacağına karar verdiğinde önünde iki yol olacak. Bunlardan ilki polisin kendisine sunduğu raporu polise geri vermek ve Başsavcı’nın kararı temelinde bu kişiler için iddianamenin hazırlamasını istemek. İkinci yol ise direkt kendisinin mahkemeye başvurması. Yetkililere göre, zaman kaybına uğramamak için Başsavcı ikinci yolu tercih edecek.

 

HARAVGİ gazetesinin bugünkü ana haberi iç siyasi gelişmeler. Gazeteye göre, istifasını isteyerek Cumhurbaşkanı Hristofyas’a karşı koalisyon kuranlar hem sahne gerisinde hem de sahne önünde hareket halindeler ama aynı esnada amaçlarına ulaşamayacaklarını da kabul ediyorlar. Hükümet ile AKEL ise bugün Cumhurbaşkanı’nın istifasını isteme konusunda fırsat bulduklarına inanların ortaya koydukları davranışların sonuçları hakkında uyarıda bulunurken, böylesi tutumların olumsuz örnek olduklarını belirtiyorlar. DİSİ’nin diğer partileri de arkasına alarak yapmaya çalıştığının siyasi bir darbe olduğuna da vurgu yapıyorlar. Hükümet Sözcüsü Stefanos Stefanu kimilerinin kendi başlarına bir Cumhurbaşkanı’nın meşrutiyetini yitirdiği ve seçimlere gidilmesi gerektiği yönünde karar alarak hareket etmelerinin siyasi sistem için tehlike arz ettiğini söyledi. Sözcüye göre, bu tür tutumlarla her Cumhurbaşkanı’nı hakkında şüphe yaratılarak ülkenin sürekli olarak seçimlere götürülmesine yönelik ortam oluşturulması söz konusu olabilir. Stefanu bu arada Cumhurbaşkanı Hristofyas’ın istifa etme niyetinde olmadığını bir kez daha yineledi. AKEL ise halka seslenerek bazı siyasi partilerin ve kişilerin bölücü, fanatik ve nefret duyguları yayanların asıl hedeflerinin iktidar olduğuna dikkat çekti. AKEL’e göre, “öfkeliler” grubu Polis Polivuyu’nun raporunun içeriğini daha yayınlamadan biliyordu. AKEL Basın Sözcüsü Yorgos Lukaidis bu grubun 3 Ekim tarihinde açıklanan Polivuyu’nun raporuna daha 27 Eylül tarihinde destek mitingi çağrısında bulunduğuna işaret etti. Lukaidis bu raporun sadece Poliviyu tarafında bilindiği bir anda bu grubun bir hafta önceden nasıl destek mitingi çağrısı yaptığı sorusunu da sordu.

 

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları

– PEO dün yaptığı bir açıklama ile Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas’a destek ifade etti. Cumhurbaşkanı’nın çalışanlarla sosyal diyaloga saygı gösteren, sendikalara saygı gösteren ve sosyal duyarlılığı olan bir kişi olduğuna dikkat çeken PEO ilgili açıklamasında “Mari’deki patlamanın sorumluğuyla ilgili olarak değil, aslında siyasi tercihlerinden dolayı Cumhurbaşkanı’na saldırılarda bulunuyorlar” dedi. PEO’ya göre, patlamayla ilgili sorumluluklar, Polis Polivuyu da dâhil olmak üzere hiçbir kimse tarafından kanıtlanmış değil. PEO aynı açıklamasında, Polis Polivuyu’nun uzun bir süreden beri Cumhurbaşkanı’nı bir kenara koyma ve siyasi olarak yok etme arzunda olanlarla tam olarak çakışan bir rapor kaleme alma duygusu içinde olduğuna da dikkat çekti. Devamla da “Çalışanlar şunu soruyorlar: Hristofyas gitsin de ve kim gelsin? Ekonomik krizin etkilerine kim karşı koyacak? Averof mu, Papadopulos mu? Bu kişiler çok kısa bir süre önce sendikaları “tehlikeli” ve sendika liderlerini de tehlikeli ve sorumsuz olarak nitelemişlerdi” dedi.


 

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Yaklaşımlar

Evde kapalı günler – Ulus Irkad

Bir anda gündem nasıl da değişti… Geçen ay Suriye’de İdlib’deki olaylar, göçmenlerin Batı’ya yürüşlerini tartışırken şimdi de tek konumuz Korona virüs oldu ama bana...

Çözüm – Kemal Güçveren

Bu tatsız günleri yaşarken yeniden düşünmemiz ve düşlerimizi hatırlamamız gerekir. Bu bulaşıcı hastalık Koronavirüs ortaya çıkalı, Dünya, goronası dağılmış araba gibi oldu ne itsen...

Dünyanın ve ülkemizin geldiği hal ve ne yapmak lazım – Ulus Irkad

Üç haftadır eve kapandık. Şimdiye kadar pek karşılaşmadığımız bir salgın var ve öncelikle kendi sağlığımızı korumaya çalışıyoruz. Elbette kendi sağlığımızı korurken aslında birlikte yaşadığımız...

Korona virüsün felaketinin ekonomik ve politik etkileri – Halil Paşa

ÇÖZÜM VE BARIŞ KARŞITLARI KAZANDI Koronavirüs felaketinin dünyada ve adamızda hızla yayılarak derinleştiği bu günlerde daha kötü sonuçlara hazırlıklı olmamız gerektiği ortaya çıkıyor. Böyle bir...

Korona virüs kafalarımızı karıştırdı – Alpay Durduran

İnsanlık yeniden derin sorunları tartışmaya açtı. Bazıları konunun temeline girdi. Sol politikalar hızlı zenginleşme yarışında kapitalist politikalara yenilmiş dedi idi ya şimdi o yarışı...