AKP Sermayesi Hayır Dualarıyla Kıbrıs’ta – Burak Maviş

0
217

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası Örgütlenme Sekreteri Burak Maviş’in HaberSol’daki yazısı:

Yakın zamanda Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin adı özelleştirme nutukları ve yeşil sermaye ile anılmaya başlandı. Bizzat hükümet yetkilileri tarafından DAÜ’nün kambur olduğu, zarar ettiği söylemi geliştirildi. Oysa bu zararın, yine hükümetlerin atadığı yöneticilerin kötü yönetiminden kaynaklandığı bilinen bir gerçektir. Adanın kuzeyinde diğer ülkelerin aksine farklı bir sömürü politikası izlenmektedir. Dünya hukukunda devlet statüsünde yasal olarak yer almayan bir toprak parçasının, bir başka devlet tarafından sömürülmesine neo-liberal politikalar ve işbirlikçi bir rejim ile işlerlik kazandırılmaya çalışılmaktadır.

DAÜ’den önce Kıbrıs Türk Hava Yolları (KTHY) AKP’ye yakın kişilere zarar ediyor diye peşkeş çekilmeye çalışılmış, hükümet başarılı olamayınca, AKP’nin desteği ile KTHY’yi kapatmıştır. Şu an KTHY çalışanları işsiz ve 1 yıldan fazladır sokakta mücadele etmektedir.

DAÜ’de yaşanan süreç, KTHY gibi bir peşkeş çekme hikayesidir. İşbirlikçi Ulusal Birlik Partisi (UBP) Hükümeti aylar öncesinden DAÜ’nün üniversite öncesi kurumları (Kreş, DAİ, DAK) için AKP Sermayesi ile görüş alışverişinde bulunmuş ve Doğa Koleji ile ön antlaşma yapmıştır. Antlaşmanın su yüzüne çıkması ile başta DAÜ’de örgütlü DAÜ-SEN ve diğer eğitim sendikaları Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), Sendikal Platformu’un içindeki diğer sendikalar, ilerici örgütler ve hükümet dışı siyasi partiler yapılan antlaşmaya tepki koydular. Doğa Koleji yetkililerin okul içindeki toplantıları binlerce kişi ile protesto edildi. Gösterilere mücadele etmek isteyen polis, eylemciler ile çatışmaktan çekinmedi. Polisin eylemcilere karşı orantısız güç kullanması dikkat çekti. Yaşanan arbede de 4 eylemci yaralanırken, 4 eylemci de tutuklandı. Tutuklananlar arasında KTOEÖS başkanı Tahir Gökçebel, DAÜ-SEN üyesi Ulaş Gökçe de vardı.

Gelişen süreci fırsat bilen yerel sermaye ve Mağusa Belediyesi hükümetin reddedemeyeceği bir teklifle okula talep olduğunu açıkladı. Ama hükümet AKP ile olan diyalogunu bozmayı göze alamadı. Toplumsal muhalefete rağmen hükümet halen okulların Doğa Koleji’ne peşkeş çekilmesinde ısrar ediyor. Şu an süreç hukuk yolunda. Çünkü Hükümet ile Doğa Koleji arasındaki pazarlığın hukuksal süreçte yeri yok.

Yakın zamanda kooperatifler, bankalar, elektrik ve telefon kurumları için de aynı sürecin işleyeceğini gözlemlemekteyiz. Süt kurumu için Ülker’in, telefon için TTNET, elektrik için AKSA’nın adı geçmektedir.

DAÜ’nün el değiştirmesi ile işsizliğin artacağının, güvencesiz çalıştırma ortamı doğacağının, sendikalaşmanın darbe alacağının KTHY sürecinde yaşanan deneyim nedeniyle herkes farkında. Ayrıca Türkiye’deki ılımlı İslam’a yönelik siyasi ve kültürel değişim Kıbrıslı Türkleri rahatsız etmekte ve olayları dinsel, kültürel baskı şeklinde yorumlamaktadırlar. Doğa Koleji’nin adının Fethullah Gülen ile anılması ise, imamın ordusunun Kıbrıs’a elini somut anlamda uzattığı şeklinde algılanmaktadır. Bu durum mücadeleyi daha da direngen yapmaktadır.

 

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.