Daha neler göreceyik neler! – Rasıh Keskiner

0
162

Zaman zaman kendi kendime “ acaba ben mi yanlış düşünüyorum” diye soruyorum, cevabı ise genelde, yanlış düşünmediğim olmaktadır, en azından ben böyle düşünüyorum, bilmem başkaları ne der bu işlere?

Hangi işleri mi soruyorsanız, hangi birini sayayım,

Mesela, bu ülkenin bu hale gelmesindeki en baştaki sorumlular veya suçlular şimdi kurtarıcı pozlarında,

Bu ülkedeki şehirlerin gecekondulaşmasında baş sorumlular veya suçlular şimdi kurtarıcı pozlarında,

Nerde bir eylem varsa en önde bunları görürsünüz,

Kamuoyu araştırmalarında güvenilirliği en alt seviyeye düşmüş bazı siyasi parti yöneticileri bugünlerde memleketi kurtarma pozlarında,

Bir zamanlar mikrofon bülbülleri diye isim taktığımız bazı tipler vardı, herkes bunları iyi tanıyor, nerede bir eylem varsa, televizyonlarda görünmek için en ön saflarda yer alırdı.

Neyse ki bu günlerde bu tiplerin hızı biraz kesilmiş görünüyor,

Ama onların yerine başkaları türedi,

Bunların başında da toplumda inanır olmalarını yitiren politikacılar geliyor,

Nerede bir eylem varsa en ön safta onları bulabiliyorsunuz,

Dinlersiniz kendilerini, sanki de sütten ak kaşık çıkmış sanırsınız,

Sendikal platformun gerçekleştirdiği mitinglerdeki kitle potansiyelin görünce ağızları sulandı hepsinin,

“ Bu mammayı bu defa biz yiyelim” diyerek sarıldılar dört elle eylemlere,

Sarılmayı bırakın yönetmeye kalktılar bile,

Ama iş ciddiye binince de inlerine çekildiler,

Meclisin önünde olurmuymuş eylem,

Ya kazara meclise birşey olursa ne yaparlardı,

Boş koltuklara konuşacak başka yer nerede bulabilirlerdi ki,

Baktılar ki işi kontrol edemiyorlar, o zaman bu potansiyeli düşürmeleri gerekirdi,

Ve onu yaptılar. Meydanlardan Meclis önüne, oradan da çadıra!

Niye gidiliyor ki meclis önüne, adına meclis denen birşey var mı ki!

Ta başından bilhassa Meclisteki siyasi partilerin bu işlere sokulmaması gereğine inanıyorum,

Bunlar ortada bir rant yoksa yokturlar orada.

2000’li yılların rantını CTP topladı ya,

Şimdi de bugünlerin rantını toplamak için CTP, DP ve TDP yarış içine girdiler,

Sendikalar eylemde mi, bunlar orada,

Girne’de gökdelen eylemi mi var bunlar orada,

Merak ettiğim, birtakım sendikaların, bu siyasilerin murat ettiklerini bildikleri halde onları hala çağırıp eylemlere ortak etmeye çalışmalarıdır,

Merak ettiğim birtakım inisiyatiflerin bunları tanıdıkları halde  çağırıp konuşturmalarıdır.

Çelişkiye bakınız:

Bu memleketin, bu şehirlerin bu hale gelmesinde baş sorumlu olanlar mikrofonlara çıkıp konuşuyorlar,

Bugün KTMMOB tarafından çağrılıp kendine konferans verdirilen, İnisiyatiflerin kendini çağırıp mikrofonlarda konuşturulan eski politikacının kentlerin, memleketin bu hale gelmesindeki sorumluluğunu bilmeyen mi var,

Denktaş döneminin bu ülkeye nelere mal olduğunu bilmeyen mi var, Ve gelmiş geçmiş tüm hükümetler döneminin yaptığı tahribatlarda imzası bulunan bu politikacıların yaptıklarını bilmeyen mi var?

Ama gel gör ki şimdi Girne’yi kurtarmaya soyundular,

Bunların sayesinde Girne’de kurtarılacak çok az şeyin kaldığını halk bilmiyor mu?

Biliyorlar tabii. Sivil toplum örgütleri bilmiyorlar mı, onlar da biliyorlar,

Ama yine de, şehirlerin bu hale gelmesinde baş sorumlu olanları eylemlere ortak ediyorlar, çağırıp konuşturuyorlar.

Onlar da bunu vatan aşkından, memleketi sevmelerinden yaptıklarını söylüyorlar,

Size birşey anlatayım ve gerisini siz düşünün:

Yıl yanılmıyorsam 1986.

Mağusa anayolunun Demirhan içerisinden geçirilmesi gündemdeydi,

Bilindiği gibi, Demirhan merkezinde, tarihi tren yolu istasyon binalarından bir tanesi vardı.

Bu istasyon binaları tüm güzergah hattı boyunda üç adetti ve herbiri de birbirinden farklıydı,

Demirhan’daki istasyon da tek örnekti.

Mevcut anayolun daha güneyden geçirilerek bu tarihi istasyon binasının korunması tartışılıyordu o günlerde.

Biz de o yıllarda mecliste bulunuyorduk,

Konu ile ilgili gündem dışı bir konuşma yaparak, bu tarihi istasyon binasının korunmasını dile getirdim.

Ben kürsüde konuşurken, tam başımın üzerinde, Meclis başkanlık koltuğunda da Hakkı Atun bey, meclis başkanı olarak oturumu yönetiyordu.

Benim konuşmama müdahale ederek, “ merak etme Rasıhcım, o binanın sökülen taşlarının hepsi numaralanıyor, ve yeniden inşa edilecek” dedi.

Ben de kendisine, “ anlat da heyecanlı oluyor” demiştim.

Evet, işte eski eser, tarihi yapıların korunması ile ilgili, o günün sorumluların anlayışını gösteren bir örnek.

Daha çok örnekler sıralayabilirim.

Tarihi eserlerin yıktırılmasını seyredenler, şimdi tarihi çevreyi kurtarmaya soyundular,

Hey gidi günler hey! Daha neler göreceyik neler!

 

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.