Mağusa Limanındaki atıkların kaldırılmaması halinde 16 Şubat’tan itibaren eylem var

Yeni Kıbrıs Partisi

Maraş’ta provokasyona hayır!

YKP, BKP, KTÖS, KTOEÖS, Basın-Sen, DEV-İŞ, Mağusa İnisiyatifi, Sol Hareket,  Hayata Dokun Hareketi açıklama yaparak “tüm demokrasi ve barış güçlerini 15 Şubat Cumartesi saat...
00:14:55

YKP, ortak yurdun yeniden birleşmesi için ortak mücadele çağrısı yaptı

Yeni Kıbrıs Partisi, bugün, 12 Şubat, Çarşamba günü sabah saat 10:00’de YKP Genel Merkezi’nde Kıbrıs’taki ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere bağlı TC’nin tavırları, Kırımlaştırılma, Hataylaştırılma,...

2020 Asgari ücreti ne oldu?

YKP Genel Sekreteri Murat Kanatlı, döviz krizi ile alım gücünün eridiği, iğneden ipliğe her şeye zam yapıldığı koşullarda 2020 için asgari ücretin hâlâ belirlenmemiş...

Savaş hazırlıklarına hayır, barış için mücadele zamanı

YKP Genel Sekreteri Murat Kanatlı, Akdeniz’deki son gelişmeleri değerlendirdi, “barış için mücadele zamanı” dedi. Açıklama şöyle: Doğu Akdeniz’de bir süredir gerginlik sürekli olarak artmaktadır. Savaş...

YKP’nin de katıldığı, Avrupa Sol Partisi 6. Kongresi gerçekleşti

YKP’nin de gözlemci üyesi olduğu Avrupa Sol Partisi’nin 13-15 Aralık tarihleri arasında Malaga yakınındaki İspanya şehri Benalmádena’da 6. Kongresi yapıldı. YKP Genel Sekreteri Murat...

Mağusa Serbest Liman bölgesine boşaltılan atıklar, farklı kesimlerden örgütlerin tepkisine neden oldu. Bölgedeki kirliliğe karşı ortak hareket başlatan 7 örgüt, kanser dahil ciddi sağlık sorunları yaratma potansiyeli taşıyan atıklara karşı önlem istedi ve aksi halde eylem uyarısı yaptı. İlk eylem tarihi olarak da 16 Şubat tarihi açıklandı.

Gümrük Çalışanları Sendikası (Güç-Sen), Kamu Görevlileri Sendikası (Kamu-Sen), Amme Memurları Sendikası (KTAMS), Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Diyabet Derneği, Tabipler Birliği (KTTB) ve Yeşil Barış Hareketi’nden oluşan 7 örgüt, ortak absın toplantısı düzenleyerek ilgili birimlerden önlem istedi.

Tabipler Birliği binasında düzenlenen basın toplantısında ortak açıklama Birlik Başkanı Suphi Hüdaoğlu tarafından okundu.

Açıklamada, uzun yıllardır dökme yük olarak tanımlanan arpa, buğday, küspe gibi ilaçlı yemlerin nakliyesinin hiçbir önlem alınmadan yapılmakta olduğu ve bu işlemle, Serbest Liman yakınındaki ilkokulda eğitim alan çocuklar ile limanda çalışanların sağlığının tehlikeye atıldığı ifade edildi.

Açıklamada, dökme çimentonun tahliyesi ve paketlenmesi esnasında çıkan tozun başta akciğer kanseri olmak üzere pek çok sağlık sorununa neden olduğu, tersaneden ise yine kansere neden olduğu bilinen asbest ve ağır metaller yayıldığı, Güney Kıbrıs’tan getirilen ve içeriği ne olduğu bilinmeyen hurdaların dahi açıkta tutulduğu belirtildi.

“NE OLDUĞU BİLİNMEYEN MADDELER NASIL BOŞALTILIYOR”

Son dönemlerde kanserojen olduğu söylenen dioksin maddesi yüksek olan yanık un ve Mısır’dan İtalya’ya nakliyesi esnasında geminin su alması üzerine ticari değerini yitiren amorf cam üretiminde kullanılan silisyumdiyoksit maddesi boşaltıldığı anımsatılan açıklamada, “Serbest Liman’a kimsenin ne olduğunu tam bilmediği ancak tahmin edebildiği yükler boşaltılmakta ve depolanmaktadır” dendi.

Toplantıda dağıtılan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağatay Güler tarafından kaleme alınan “silisyum dioksit” hakkındaki rapora göre, söz konusu maddenin düşük dozda bile uzun süre solunması halinde bronşit, kalıcı akciğer rahatsızlıkları ve kanser riski taşıyor. Rapora göre, maddenin çocuklar, astımlılar ve yaşlılar üzerinde daha erken etki gösteriyor.

YARGIYA BAŞVURU DAHİL EYLEM

Örgütler, dökme yüklerin kontrol altında alınmasını, tersane ve sanayinin serbest liman dışına çıkarılmasını, Serbest Limandaki işlemlerde yasal düzenlemelerin tamamen uygulanmasını, Serbest Liman yasasının Avrupa Birliği standartlarına getirilmesini talep etti.

Açıklamada, taleplerin yerine getirilmediği takdirde yargıya başvurma dahil eyleme gidileceği de belirtildi.

Serbest Limanın yanında bulunan Karakol İlkokulu’nda örgütlü KTÖS ve limanda örgütlü Güç-Sen başkanları ise, açıkta depolanan silisyum dioksitin temizlenmemesi ve Karakol İlkokulu ile limanı ayıran duvarın yanında bulunan radyoaktif madde içerdiği iddia edilen atıkların 16 Şubat’a kadar kaldırılmaması durumunda eyleme gideceklerini açıkladılar.

Güç-Sen Başkanı Memduh Çeto, sendikanın 19 Ocak’ta eylem yaptığını, bazı bakanlıklara mektup yazdığını ancak yanıt alamadıklarını belirterek, 16 Ocak’tan itibaren KTÖS’le birlikte eyleme gideceklerini ve rıhtımda çalışmayacaklarını kaydetti.

KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil de, Serbest Liman’ın istenmeyen yüklerin boşaltıldığı bir bölgeye dönüştüğünü kaydetti ve Karakol İlkokulu ile Serbest Limanı ayıran duvarın dibine kurşun ve radyoaktif madde içeren atıklar döküldüğünü anlattı.

Konuyu Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ilettiklerini ifade eden Elcil, 16 Şubat’a kadar önlem alınmaması halinde okulun açılmayacağını söyledi.

Kamu-Sen Başkanı Mehmet Özkardaş da, Mağusa bölgesinin en çok kanser vakası olan bölge olduğunu belirtti.

Özkardaş, Mağusa Serbest Limanı’na boşaltılan bazı maddelerin hiçbir ülke tarafından kabul görmeyen maddeler olduğunu, bunun yanında tersanede kum raspası ile yapılan kazma işlemi sonucunda havaya tehlikeli maddeler salındığını söyledi.

Özkardaş, anayasanın “herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” ve “çevre kirlenmesini önlemek devletin, gerçek ve tüzel kişilerin ödevidir” ifadelerini içeren 40. maddesine de atıfta bulundu.

Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir de, halkın çevre sorunlarının sonuçlarını en acı bir şekilde hissetmeye başladığını ifade etti.

Sahir, Kıbrıs’ın kuzeyinde çevreyi koruyucu yasaların uygulanmadığını vurguladı.

Diyabet Derneği temsilcisi Mine Egemen ise, 2011’in Çevre Yılı ilan edilmesinin sözde kalmaması için halkın her şeyi kurum kuruluşlardan beklemeden kendi sağlığı için öz denetimini arttırması gerektiğini söyledi.

Tabipler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Şengül Yücel ise, her yıl kanser vakalarının arttığını, Çocuk Onkoloji bölümündeki doktorların Mağusa bölgesinden gelen kanser vakalarında bu yıl artış yaşadığını belirttiğine işaret etti.

Yücel, “2-3-4 yaşında beyin tümörü veya diğer kanser türleri ile geliyorlar. Bu bir tesadüf değildir. Nasıl mikroplar görülmese kimyasallar da görünmez. Ama bunun etkilerini çok acı bir şekilde yaşıyoruz” dedi.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Yaklaşımlar

Evde kapalı günler – Ulus Irkad

Bir anda gündem nasıl da değişti… Geçen ay Suriye’de İdlib’deki olaylar, göçmenlerin Batı’ya yürüşlerini tartışırken şimdi de tek konumuz Korona virüs oldu ama bana...

Çözüm – Kemal Güçveren

Bu tatsız günleri yaşarken yeniden düşünmemiz ve düşlerimizi hatırlamamız gerekir. Bu bulaşıcı hastalık Koronavirüs ortaya çıkalı, Dünya, goronası dağılmış araba gibi oldu ne itsen...

Dünyanın ve ülkemizin geldiği hal ve ne yapmak lazım – Ulus Irkad

Üç haftadır eve kapandık. Şimdiye kadar pek karşılaşmadığımız bir salgın var ve öncelikle kendi sağlığımızı korumaya çalışıyoruz. Elbette kendi sağlığımızı korurken aslında birlikte yaşadığımız...

Korona virüsün felaketinin ekonomik ve politik etkileri – Halil Paşa

ÇÖZÜM VE BARIŞ KARŞITLARI KAZANDI Koronavirüs felaketinin dünyada ve adamızda hızla yayılarak derinleştiği bu günlerde daha kötü sonuçlara hazırlıklı olmamız gerektiği ortaya çıkıyor. Böyle bir...

Korona virüs kafalarımızı karıştırdı – Alpay Durduran

İnsanlık yeniden derin sorunları tartışmaya açtı. Bazıları konunun temeline girdi. Sol politikalar hızlı zenginleşme yarışında kapitalist politikalara yenilmiş dedi idi ya şimdi o yarışı...