BEKLENTİ İÇİNDE BİR YIL DAHA GEÇTİ – Rasıh Keskiner

0
156

Bir yılı daha geride bırakmak üzereyiz,

Beklentilerle dolu bir yıl daha geride kalıyor,

Beklentilerimiz ne yazık ki bir başka bahara kaldı,

Bu başka bahar önümüzdeki bahar olabilir mi?

Biraz zor görünüyor ama yine de her zaman için bir umut vardır,

En zor koşullarda dahi umudu korumak ve inancını yitirmemektir asıl olan.

Beklentilerimizin bir başka bahara kaldığını söyledim.

Hem bireylerin, hem toplumun beklentilerini, insanlığın beklentilerini anlatmak istedim,

İnsanlarımızın da bireyler olarak beklentileri var.

Daha iyi yaşam koşulları,

Tüm aile bireylerinin birarada bulunabilme koşulları,

Çevresiyle, ailesiyle, komşularıyle daha sık buluşabilme koşulları

Toplumsal çevresinin, sosyal yaşam çevresinin devamı, korunması koşulları,

Ve ne yazık ki insanımız bütün bu koşulların nerede ise yok olduğu bir ortamı yaşamaktadır,

Kıbrıs sorununun bir andlaşmaya bağlanması beklentileri var insanlarımızın,

Tüm Kıbrısın, tüm Kıbrıslıların bu sorunun bir andlaşmaya ulaşması beklentileri var,

Ama Kıbrıs sorunundaki gelişmeler de bir başka bahara kaldı.

Şimdi beklentiler gelecek ay Cenevrede yapılacak görüşmelere bakıyor,

Konu ile ilgili çok değerlendirmeler yapılmaktadır,

Peki neler beklenebilir bu toplantıdan?

Çeşitli yorumlar yapılmaktadır,

BM Genel Sekreteri ile New York’ta yapılan görüşmelerden ortaya çıkan, BM’nin bu gidişten memnun olmadığıdır,

Zaten BM’nin tavrı açıklamış olduğu rapordan da bellidir,

Durumu Hristofyas- Eroğlu’nun yanyana durdukları zaman görüntülenen resimlerinden de anlaşılmaktadır. Suratlar mayhoş!

Son BM toplantısı sonrası gelecek ay Cenevre’de yapılacak toplantıdan beklentileri çok olanlar vardır.

Mesela andlaşma istemeyenler, BM’nin artık bu işten vazgeçeceğini bekliyorlar,

Bu işin orada kopacağını, herkesin yoluna ayrı ayrı devam edeceğini bekliyorlar,

Bunların yanında, hakikaten andlaşma yanlısı pek çok insan da bu toplantının son şans olduğunu beklemektedir.

Şurası bir gerçek ki, BM bu işten usanmıştır, bıkmıştır,

Ama bu işi de bırakacağını hiç sanmıyorum.

Nitekim BM’nin görev süresinin uzatılmasını da gündeme almış bulunmaktadırlar,

Cenevre’de muhtemelen, bu güne kadar süren görüşme sürecindeki durum etraflıca gözlemlenecek ve görüşmelere devam kararı alınacak.

Mart ayında yeniden buluşulacak ve yine görüşmelere devam denilecek,

Ardından Kıbrısın güneyindeki seçimler,

Onun ardından Türkiyedeki seçimler derken 2011 in sonbaharını da bulmuş oluruz.

Yani bir yıl daha geçmiş olur,

Beklentiler içinde, ekonomik, sosyal sıkıntılar içinde bir yıl daha,

Umarım bu seçim dalgası geçince durumun biraz daha netleşmesidir,

Bütün bu değeerlendirmeler yanında bir de bu işin gerçek sahiplerinin ne yaptığına bakalım.

Cenevre’den bir sonuç beklenmiş olunsa idi, buradaki çalışmaların seyri böyle olmazdı.

Harıl harıl çalışan bir görüşme heyeti görmemiz gerekirdi,

Hergün sürekli toplanan, ciddi olarak her konuyu sonlandırmaya uğraşan bir çalışma temposu,

Ama ne görüyoruz?

Cenevre öncesi 3-4 kez toplanacaklarmış!

Haftada , onbeşte bir..

Ve o haftada bir toplandıkları zaman da bir kaç saati geçmiyor,

Bir de bildiğimiz kadarı ile taraflar ana dillerinde konuştukları için, tercüman kullanılmakta, artık siz karar verin bu birkaç saatte ne konuşulmakta, ne kadar konuşulmakta!

Bu işler, herr işte olduğu gibi niyet meselesidir.

Bir işi yapmak, sonuçlandırmak isrerseniz imnanmanız gerekmektedir,

Bugün masa başında olanlar bu işe, yani Kıbrıs’ta ivedi bir andlaşmaya inanıyorlar mı?

İnandıklarını gösteren hiçbir somut delil veya gösterge görünmüyor,

Zaten Eroğlu’nun oradaki varlığı ha var ha yok,

Ankara’nın yakın bir zamanda andlaşma istemediği ortada,

Ankara Kıbrıs’ı kendi çıkarları için daha uzun bir süre koz olarak kullanmayı kafasına koymuştur,

Bu çerçevede masada ne kadar kalırsa kalacak.

Hristofyas ise ciddi atılımlar yapmaktan korkmaktadır,

Lider olma özellilkleri olmayan, kendi çevresinden, muhalefetin tepkisinden korkmaktadır,

Dolayısı ile o da zamana oynamaktadır.

Bu seyirde bir görüşme sürecinin sonuca ulaşması beklenemez.

Niyet olsa, full time çalışılır, her konu kısa bir sürede bitirilir,

Niyet olsa taraflar kitlelerini bir andlaşmaya hazırlar,

Kıbrıslılar arasında giderek azalan güvenin yeniden tesisi için birşeyler yaparlar,

Şovenizmin, fanatizmin hortlamasına izin vermezler,

Bu nedenle belli ki işimiz zor,

Beklenti içinde geçireceğimiz daha aylarımız var önümüzde,

Ama unutmayalım, her zaman için bir umut vardır.

Umutla inatla Kıbrısın ve Kıbrıslıların birleştirilmesi için mücadeleye devam…

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.