YEREL SEÇİMLER VE ALINAN MESAJLAR -1

0
134

Bir seçim fırtınası daha geldi geçti,

Aslında bu seçimlerde pek fırtına da esmedi,

Sadece belli yerlerde parti içi kavgaların yarattığı sonuçlar yaşandı,

Her seçim sonuçları birtakım mesajlar içerir,

Bu mesajları isteyen alır, kendine çekidüzen verir, isteyen görmemezlikten gelir bildiğini okur,

Bu son yerel seçimlerde ne gibi mesajlar ortaya çıkmıştır,

Her şeyden önce halk gittikçe seçimlerden umudunu kesmektedir,

Kim gelirse birşey deiştiremeyeceğini herkes bilmektedir,

Bu inanç halkı gittikçe sandıktan uzaklaştırmaktadır, ve uzaklaştırmaya devam edecektir,

Nitekim bu seçimlerde özellikle büyük kentlerde sandıa gitmemiştir,

Böylece seçime katılma oranı yüzde 60’lara düşmüştür.

Kırsal yerlerde katılım daha da yüksek oranda görünürse de bunun nedenini iyi okumak gereklidir,

Bilindiği gibi küçük yerleşim yerlerinde yaşayanlar, istemese bile, komşu-tanıdık ilişkileri nedeni ile sandığa gitmek zorunda kalmıştır,

Halbuki büyük kentlerde yaşayanların bu yakın ilişkisi olmadığı için içlerinden geldiği gibi davrandı ve sandıa gitmedi,

Niye ve niçin gitsin ki!

Seçim sırasında izledik adayları, yeni bir şey ortaya koydular mı,

Koymadılar. Sadece halka hizmetten bahsettiler ve birbirlerini suçladılar.

Sadec yapmakla zorunlu oldukları hizmetlerden bahsettiler ki bu da belediyenin yapması gereken hizmetlerdir.

TC ve AB’nin verdiği paralarla yapılan işler var ortada,

Dolayısı ile kim gelirse gelsin bu para ile belirlenen projeleri yapmakta geriye kala miktarlarla da kentlere makyaj yapmaktadırlar.

Durum böyle olunca niye vatandaş onun bunun peşinde koşsun ki!

Yerel yönetimler halkın kendi kendini yönetme birimleridir.

Sağ partilerin uygulamalarını bıraktık, kendilerini hala aha sol olarak takdim eden partilerin bu yönde bir proje geliştirdiklerini duydunuz mu,

Sokak sokak, mahalle mahalle halkın yönetime katıldığı bir örgütlenme önerdiler mi,

Ortada sağ-sol projeler yok ortada, ne var: Ben yolları daha iyi asfaltlarım, çöpleri daha iyi toplarım vs.

Gerçi bu işleri de doğru dürüst yaptıkları söylenemez.

Dolayısı ile, elçiliğin verdiği paraları ha Ahmet dağıtmış ha Mehmet ne fark eder ki!

Belki sadece futbol takımı gibi parti tutanları tatmin etmektedir,

Belki birilerinin ortaya çıkan adaylara karşı gıcığından, karşı oluşundan dolayı ortaya çıkmaktadır,

Bir kısmı ise de her seçimin geçerli kuralı menfaat sağlamak için ortaya çıkmaktadır.

Çağdaş anlayışta yeni bir model oluşturma diye birşey söz konusu değildir,

İşte bu anlayışın halkın beynine yer etmesi, yani aynı hükümetlerde olduu gibi, kim gelirse gelsin değişen bir şey olmayacak anlayışı, giderek halkın sandıktan uzaklaşmasını getirmektedir.

Sandığı boykot etmenin yönetenlere önemli bir mesaj verme olayı olduğu halk tarafından da kabullenilmeye başlanmıştır.

Bu çerçevede sorunlarına, isteklerine çözüm bulamayanlar dört gözle bir seçimi kollamaktadırlar.

Son seçimde isteklerini dikkate almayan yönetimlere karşı Mersinlik köyü halkının tümü sandığı boykot etmiştir.

Boykot etmek çare midir derseniz evet bazan çaredir. Dediğim dedik, yaptığım yaptık anlayışı içinde olanlara karşı sokakta eylemlerin büyük yararı vardır.

Aslında yerel yönetimler sokaktan yönetimin tam yeridir.

Sokaktan iktidara gidişin tam yeridir,

Sokaktan iktidara gidişin tam da örgütlenme yeridir,

Ama bu örgütleniş sokakata halkın kendi kendini yöneteceği-yeni bir model- yaratmakla mümkündür.

Yoksa bu işi çeşitli vaadler vererek seçilen çoğu makam sevdalısı kişilerin yapacağı iş değildir.

Her sokak yönetime katılacaksa, her mahalle yönetimde ve yapılacak olan herşeyde söz sahibi olacaksa yerel yönetim seçimleri önemlidir,

Yok bugüne kadar olduğu gibi, ‘ ben daha güzel çöp toplarım, yolları daha güzel boyarım vs’ anlayışı devam edecekse yerel yöntimlerin de bir anlamı olamaz.

Amaç toplumu değiştirmekse, ki bu omalıdır, yerel yönetimlere talip olunmanın bir anlamı vardır.

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.