Yönetimi kimlere emanet ettik bakın – Alpay Durduran

62

4 Aralık 2001’de erken seçime gidip de daha iyi bir hizmet almayı umut etmemizi isteyen özellikle muhalefet partilerine sakın inanmayın. Bunların tüm denenmişleri yasama yetkisini kullanırken anayasaya girmiş yasaları dahi yürürlükten kaldırdılar. İnsanın devletin görevi olan bir yetkiyi kullanmaması halinde kullanmasını sağlamak için mahkemeye başvurma hakkı vardır ama bu yetkiyi kullanması hakkındaki yasayı geçersiz sayarak yürürlükten kaldırdılar. O mecliste oturan mebusların içinden biri kalkıp da bu anayasanın verdiği bir haktır kaldırılamaz demedi. Bu saçma yürürlükten kaldırma yasasını görüşen komitede de biri kalkıp da uyarmadı. Onlara bu yasayı hazırlamakta yardım ve akıl hocalığı edenlerden de biri olamaz demedi.

Birinci yasa olan Fasıl 1 yasasında bir yasa yürürlükten kaldırılsa bile ondan hak almış olanların hakkına halel gelmez der. Yani yasayı yürürlükten kaldırsanız da uygulanmaya devam edebilir. Onun hakkında bir karar alınmamışsa ondan yararlanacak olanlar olur ve süre de konamaz. Onun için hiçbir yasa silinmez. Hele mahkemelerin arşivinden atılamaz. Meclisin ha keza arşivinden atılamaz. Ortadan da kaldırılamaz. Web sitesinden de atılamaz. Arayan bulabilmelidir. Amma mahkemeler de meclis de yürürlükten kaldırılan yasaları web sitesinden de attı. Yürürlükten kaldırılmıştır dedikten sonra bile onu silmemek gerekirdi. Geçmişten bir yığın hak o yasalarla elde edilmiş veya belirlenmişti. Nasıl Maraş’ta Osmanlı tapusu arıyorsa insan o hakları da arayacaktır. Nerede bulacak? Bunlar devlette hafıza bırakmamaya niyetli mi?

İngiltere’de 16. asırda yasaları hangi kâğıda basıyor idiyse ona basar ve ayni harflerle yazar. Bizimki değer vermediği için yasaları yürürlükten kaldırıp ortadan siliyor. Öyle olunca da Kulüpler yasasını yürürlükten kaldırdı. Aklı öyle çalışıyor ki yasanın dernekler yasası varken kulübe gerek yok şeklinde çalıştığı için onu da iptal ettirdi. Daha sonra da düzeltmeye kalktı.

Meclis cehaletin temsilcisi olunca da Kıbrıs Cumhuriyeti’nde veya öncesinde yapılan yasanın tercümesi sırasında birileri kendini meclis yerine koyup maddelerine olmayan yeni çıkmış şeyleri bile bu da olması gerekti diye ekledi.

Bunlara biz güven duyacağız ve erken seçim bizi kurtaracakmış!

Geçmişte hata yapmışlar ama özeleştiri yapıp kendilerini kanıtlamışlar iddiasında bulunuyorlar. “Biz o kadar cahildik ki ülkede kulüp olduğunu bile düşünemeden yasa iptal ettik” diye özür dileyenini gördünüz mü?

Kendilerine verilen görevi okuyup da yasaları ona göre yapmayı bile düşünmeden geçirip durduklarını itiraf edip “bir daha yapmayacağız” diyeni oldu mu?

Bir belediye başkanı var suç işlediği herkesi tatmin edecek şekilde halka duyuruldu, Sayıştay açıkladı, mafyanın emrine girdiğini kedi bile itiraf etti diye sendikası açıkladı ama görevden geçici bir uzaklaştırma yetkisi olduğunu arayıp bulamıyorlar. Koca devlet kadrosu eli böğründe oturuyor o da herkesle alay ediyor. Yürek isteyen işlere devam edip sorunları çözmeye başlayacağını söylüyor.

Bakanlar da onun görüşüp çareler üzerinde çalışıyorlar. Seçilme niteliğini kaybettirecek suçları işlediği iddia edilen ve mali suçları şahsi sorumluluk taşıdığı yasada yazan adam milyonlarca lira borç alınıp emrine verilecek ve faizi de bize kalacak ama o atıp tutuyor.

İlle de çözüm erken seçimdedir derken seçildikten sonra ne yapacaklar? Belediyede seçim diyorlar orada ne yapacaklar? Belediye meclisine yetki ve görev vermek için bir tüzük yapmak için talepte bulunmayan muvafık muhalif üyelerden seçilen olur olmaz ama yeni üyeler görev isteyecekler mi?

Personel doldurdular ödeyemiyorlar. Bir daha başkana atmasyon personel atama fırsatı vermemek için ne yapacaklar? Düşündükleri nedir? Şimdiye kadar ne önediler de ne yapamadılar?

Mali veya başka nitelikli suçları işlediği şüphesi varsa polis o kişiyi soruşturmaya başlar ve kanıtları etkilememesi için mahkeme kararıyla önlem aldırır. Yani görevden geçici olarak uzaklaştırılmasını sağlar. Akıl tutulması mı var ki kimse bunu düşünmez. Polisi göreve davet etmez.

Hepsi elini kolunu bağladı dokunulmazlığı olmayan bir adamı delilleri karatmasın diye etkisiz hale getirmeyi sağlayamıyor.

Mandamus hakkını yani bir asli yetkiyi içeren yasayı iptal eden bir meclis bir daha bu rezaletlerin olmaması için yasa yapacakmış ve biz de hayrını göreceğiz!

Seçilme ehliyetini kaybeden bir kişi görevini kaybeder. Bu nitelikler de yasada yazılıdır. Beş yıl hüküm giymek görevi kaybettirir.

Seçim yasasına göre madde 9 (Ç): “ Beş yıldan fazla hapis cezasına çarptırılmamış olmak veya kasten adam öldürme, adam öldürmeye teşebbüs; uyuşturucu madde imal etme, ithal etme, tasarrufunda bulundurma, kullanma veya alıp satma; ırza geçme veya ırza geçmeye teşebbüs; dolandırıcılık; hileli iflas; rüşvet almak veya vermek veya hırsızlık suçlarından biriyle mahkum olmamış olmak, seçilme şartıdır ve kaybedersen görevini de kaybedersin. Böyle suçlardan dava edilirsen görevi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyasın. Onun için polis mahkemeden önlem ister. Zaten tutuklama olursa görevine devam edemez.

Tabii ki asla haksız iş olmamalı ama Sayıştay bile duyurularda bulunduktan sonra polisi mali şubesinin aylarca araştırma yapmamasını anlamak olası değildir. Polis Cemal Bulutoğulları’ndan özür dilemek zorundadır. Değilse biz konuyu açıklıkla görmek durumundayız. Yoksa onu suçlama altında bırakarak olmadık işleri belediyeye dayatmak niyetinde olan güçlü makamlar var diye düşüneceğiz.

Bunların idaresinde iş buraya kadar. Halk şaşırıp dursun onlar yasalarda sıkıntı var deyip paçayı kurtaracak mı? Dönüp bu aymazları seçecek miyiz?