YKP’nin de katıldığı Halkların Demokratik Kongresi’nin 1. Genel Kurulu yapıldı

78

Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) 1. Genel Kurulu 12 ve 13 Mayıs tarihlerinde Ankara’da gerçekleşti. Ankara Alkadraz Düğün Salonu’ndaki buluşmada yapılan konuşmalarda, kuruluşundan bu yana “kendini tanımlama” sürecini tamamlayan HDK’nin, “kendini örgütleme ve bir halk örgütü olma” yolunda ilerlediği vurgulandı.

“Ucunda iktidarın olduğu bir yola” çıkıldığı ifade edilirken, salonuna, HDK’nin çeşitliliği ve zenginliği de yansıdı. Yakalanan birliğin nasıl büyütüleceği ve partileşme fikri, konuşmalarda öne çıkan başlıklar oldu.

Demokrasi şehitleri anısına yapılan 1 dakikalık saygı duruşunun ardından divan başkanlığına TİHV Eski Genel Başkanı Yavuz Önen seçildi. Açılış konuşmalarını HDK Divan Kurulu üyesi milletvekilleri Ertuğrul Kürkçü, Levent Tüzel, Sebahat Tuncel ve Sırrı Süreyya Önder yaptı.

Konuşmalarda, tüm yurda yayılan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri, Newroz kutlamaları, 1 Mayıs mitingleri ve 6 Mayıs etkinlikleri “HDK’nin hangi güçleri, ne oranda birleştirebileceğinin bir göstergesi” olarak değerlendirildi. Vekiller, birlikteliğin büyütülmesi çağrısını yineledi.

Kıbrıs’tan Yeni Kıbrıs Partisi ve KTÖS’ün de konuk olarak izlediği genel kurulda karar taslakları, tüzük değişiklik önerileri, komisyonların sunduğu raporlar üzerine yapılan tartışmalar ve önerilerle, son olarak da sonuç bildirgesi gündemleri ele alında ve sonuçlandırıldı.

İlk gün Yeni Kıbrıs Partisi Yürütme Kurulu üyesi Murat Kanatlı da genel kurula hitap etti. Kanatlı’nın konuşması şöyleydi:

Merhaba dostlar,

Öncelikle HDK’nın 1. genel kuruluna başarılar dileriz.

Bugün burda KTÖS temsilcisi ile birlikte coşkunuza ortak olmak, deneyimlerinizi dinlemek için konuk olarak Kıbrıs’tan geldik.

Evet, Kıbrıs’tan geliyoruz ama yavru vatandan değil 1974’ten beri Türkiye işgali altındaki bir coğrafyadan TC devletinin sorun yarattığı başka bir coğrafyadan geliyoruz.

Sevgili dostlar,

HDK’nın çalışmalarını yakından takip ediyoruz çünkü Türkiye’nin demokratikleşmesi özgürleşmesinden birinci derece etkilenecek bir coğrafyada yaşıyoruz. Ama ayni zaman TC’nin yerel alt bir idaresi olan Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşıyoruz. Bu nedenle dileğimiz, umudumuz HDK’nın Kıbrıs sorunu ve TC devletinin Kıbrıs’taki uygulamalarını daha fazla gündemine almasıdır çünkü Kıbrıs sorunu yalnız kendi coğrafyasında kalan bir sorun değildir. Emperyalistlerin hala daha paylaşım kavgası yaptığı, TC özel harp dairesinin kurguladığı, kendini konta-gerilla olarak kurduğu bir coğrafya…

TC devletinin bugünlerde arka bahçe olarak kullandığı, kumarhane, kara para ve daha nice karanlık işlerin döndürülüp çıkar elde ettiği bir coğrafya…

Sevgili dostlar,

Kıbrıs 74’teki TC işgali ile yeni bir aşamaya girmiş, nüfusun üçte biri silah zoru ile yer değiştirmeye zorlanmış, sonrasında da tıpkı Osmanlı döneminde olduğu gibi fethedilen topraklara yeni yerleşimcilerle yeniden şekillendirilmiş bir coğrafyadır, Kıbrıs…

Bugünlerde TC devletinin asimilasyon politikalarının alabildiğine devam ettiği, silahlı, askeri işgalin sermaye işgali ile devam ettiği yani adına özelleştirme denen ama aslında kamusal kurumların Türkiyeli sermayeye, yeşil sermayeye peşkeş çekilmesi anlamına gelen bir sürecin içindeyiz…

Tüm bunlara direnenler var…

Tüm bunlara boyun eğmeyenler ve Kıbrıs’ın özgürlüğünü talep edenler var. Dediğimiz gibi Türkiye ve Mezopotamya coğrafyasının özgürlüğünü isteyen sizlerin, Kıbrıs’ın özgürlüğünü, Kıbrıs’taki mücadele ile dayanışmayı daha fazla gündeminize almanızı diliyoruz…

Çünkü sorunumuz ortak, asimilasyoncu, sorunu silahla çözme meraklısı TC devleti!

Bir kez daha HDK’nın birinci genel kurulunun başarılı geçmesini dileriz.

Hepimize kolay gelsin diyoruz…

Yaşasın halkların kardeşliği!

Yaşasın Halkların özgürlük mücadelesi!

ya özgürlük, ya özgürlük!

An azadi, an azadi!