YKP’nin de katıldığı Avrupa Sosyal Forumu son erdi

118

250 seminer, onlarca meclis toplantısı ile 3 büyük yürüyüşün yapıldığı ve 25 ülkeden yüzü aşkın kurumun katıldığı Avrupa Sosyal Forumu’nda sendikacılar, işçiler, evsizler ve sosyal hareketlerin temsilcileri insanlığı yok oluşa sürükleyen, doğayı tahrip eden emperyalist-kapitalist sisteme karşı, “Başka bir dünya mümkün” çağrısı yapıldı…

YKP, YKP-fem, YKP Gençlik üyelerinden oluşan 9 kişilik bir delegasyonla Avrupa Sosyal Formu çerçevesindeki seminer, yürüyüş ve çalışmalara katıldı…

Ekonomik kriz, ekoloji, göç, sağlık, barajlar, toplumsal psikoloji, milliyetçilik gibi birçok sorunun tartışıldığı ve bunlara dair küresel mücadele yöntemlerinin geliştirilmeye çalışıldığı 6. Avrupa Sosyal Forumu Cumartesi gerçekleştirilen kapanış yürüyüşü ve Pazar günü yapılan Final Asamblesi toplantısıyla sona erdi.

Toplantılar ve seminerler sırasında YKP, YKP-fem, YKP Gençlik üyeleri tartışmalara Kıbrıs’ta yaşananlar bağlamında söz alarak katkı koydu. Türkiye Barış Meclisi’nin bölge barışı ve Küresel BAK’ın savaşlara karşı mücadele konularındaki seminerlerinde özellikle Kıbrıs’ta süren işgal ve adanın yeniden birleştirilmesine yönelik mücadele gündeme getirildi ve bu yönde daha fazla uluslararası destek talep edildi…

Seminerler çerçevesinde ayrıca YKP Yürütme Kurulu üyesi Murat Kanatlı, 1 Temmuz, Perşembe günü saat 17:30 başlayan “Yunanistan ve Türkiye: Savaş ve Milliyetçiliğe Karşı Ortak Mücadele. Askeri Bütçelerin Azaltılması Yoluyla Barışa Hizmet Etmek” başlık seminerde bir konuşma yapmıştı. Seminerde ayrıca Sissy Vovou (Yunan Sosyal Formu), Panos Trigazis (Synaspismos) ve Gümülcüne eski Milletvekili Mustafa Mustafa, Prof. Hayri Kozanoğlu (ÖDP), Dimitris Tsoukalas (UNI-Avrupa Başkan Yardımcısı) konuşmacı olarak bulundu… Seminere çoğunlu genç kalabalık bir dinleyi topluluğu katıldı…

Kanatlı konuşmasında Kıbrıs’taki mevcut durumla ilgili bilgi verdi ve Kıbrıs sorunun aciliyetine dikkat çekti… Çözüm konusunun Kıbrıslı Türklerin için yaşamsal öneme sahip olduğunun altını çizdi. Kanatlı, konun militarizm ve askeri harcamalar olmasından dolayı YKP’nin askersizleştirme konusundaki kampanyaları ile ilgili bilgi verdi. Kanatlı YKP’nin adaya yeni silah girişinin hemen yasaklanmasını ve askeri tatbikatların hemen yasaklanmasını istediklerini söyleyerek bu konun psikolojik savaş yönünden orman yangılarına kadar birçok yönünün olduğunu anlattı. Kanatlı Türkiye’nin hemen asker çekmesini istediklerini bunun Türkiye’nin çözüm talep etmesindeki samimiyeti ile direk bağlantısı olduğunu, Türkiye samimiyse, hemen 10,000 asker çekebileceğini, kalacak olanlarla da ilgili bir çekilme takvimi açıklanmasının önemine dikkat çekti.

Kanatlı ayrıca askersiz Lefkoşa, Maraş’ın yasal sahiplerine iadesi ve Maronitlerin evlerine dönüş kampanyaları ile ilgili de bilgi verdi… Kanatlı konuşmasının sonunda gelen önerilerde Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs’ta askeri bütçelerin azaltılması ve Ege’nin ve Kıbrıs’ın silahsızlandırılması için başlatılacak her türlü inisiyatife destek olacaklarını söyledi. Kanatlı Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs coğrafyasının bu coğrafyada yaşayan insanlar için barış içinde kardeşçe yaşanması halinde yeterli olduğunu bu coğrafyalardaki sol ve sosyalistlerin bunun için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.

Üç gün süren panel, seminer ve atölye çalışmalarının ardından 3 Temmuz, Cumartesi Şişli Osmanbey’de bir araya gelen forum katılımcıları, buradan bağlı bulundukları kurum ve örgütlerin bayrak ve pankartları eşliğinde Taksim Gezi Parkı’na doğru yürüyüşe geçti. Birçok dilde sloganların atıldığı yürüyüş, çalınan tulumlar ve yapılan kısa koşularla oldukça renkli görüntülere sahne oldu. Gerçekleştirilen konuşmaların ardından forum, sahneye çıkan Mezopotamya Kültür Merkezi müzik gruplarından Koma Gula Xerzan, Grup Marsis ve Bandista’nın, Kürtçe ve Türkçe olarak söylediği marşlar ve şarkılar eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.

Önümüzdeki günlerde açıklanacak olan Final Asamblesi toplantısında üzerinde uzlaşılan Sonuç bildirgesinde dile getirilen talepler arasında Kıbrıs’ta işgalin sona ermesi ve adanın hemen birleştirilmesi ile birlikte gerek ekonomik, gerekse de siyasi birçok konu yer alıyor.

Final Asamblesi toplantısı sonunda ayrıca bir de ortak çağrı yayınlandı.

Çağrı şöyle:

Biz, ASF İstanbul katılımcıları olarak, savaş ve işgale karşı ve Kürt meselesinin politik çözümü için güçlü bir taahhüdümüz olduğunu beyan ederek, aşağıdaki kararı almış bulunmaktayız:

Avrupa’da kriz karşısında birlikte hareket

Küresel kriz çerçevesinde, ve AB’nin, hükümetin ve IMF’nin kemer sıkma ve toplumsal gerileme politikalarını dayatma saldırıları karşısında, İstanbul’da gerçekleşen ASF bünyesinde toplanan toplumsal hareketler Avrupa çapında birlikte eylem çağrısı yaparlar.

Avrupa’da örgütlenmeler ve direniş hareketleri bu politikalara meydan okumak üzere şekilleniyor. Uzun dönemde, Avrupa’da toplumsal hareketler, sendikalar, dernekler ve örgütleri bir araya getirecek olan, gittikçe tek hedefe doğru birleşen bir mücadelenin inşası acil olarak gerekmektedir. Bu yüzden Avrupa çapında mücadelenin gelişmesi kolunda bir basamak olarak 29 Eylül ve çevreleyen günler için eylem çağrısı yapıyoruz.

Toplumsal ihtiyaçlar ve ekolojik gereksinimleri karşılayabilmemizi sağlayacak alternatif politikaları uygulamaya koymamız gerekmektedir.

Hareketlerimizin mobilize ve koordine edilmesi ve ASF’nin geleceği hakkında değerlendirme yapmak ve tartışmak için, tüm toplumsal hareketler, 23-24 Ekim (ya da 13-14 Kasım) tarihlerinde, Paris’te bir Avrupa assemblesinin toplantısının gerçekleşmesi yönünde çağrıda bulunur.

ASF açılışı ve Dünya Kadın Yürüyüşü

Forum, 30 Haziran gecesi, saat 20.00’de Taksim Gezi Parkı’nda yapılan açılış töreniyle başlamıştı. Açılışta bir Tekel işçisi, Yunanistan Sosyal Forumu’ndan bir temsilci, Dünya Kadın Yürüyüşü temsilcisi ve Mezopotamya Sosyal Forumu temsilcisi olarak kapatılan Demokrasi ve Toplum Partisi (DTP) Eşbaşkanı Ahmet Türk birer konuşma yaptı, daha sonra Grup Yorum Türkçe ve diğer dünya dillerinde şarkılarını seslendirdi. Forum çerçevesinde 2 Temmuz’da da Bandista Konseri de gerçekleşmişti…

İlki 2000 Yılında Brüksel’de, 2005 yılında Marsilya’da, 2008 yılında Vigo’da yapılan ‘Dünya Kadın Yürüyüşü’nün 2010 yılı 3. Uluslararası Eylemi 8 Mart tarihinde başlamıştı, Avrupa bölgesi buluşması ise 29- 30 Haziran’da Avrupa Sosyal Forum öncesi İstanbul’da “Dünyayı değiştirmek için kadınların hayatını, kadınların hayatını değiştirmek için dünyayı değiştirelim!” sloganı çerçevesinde gerçekleşti… DYK çerçevesinde çeşitli seminerler ve 30 Haziran’da da Taksim’den Galatasaray Lisesi önüne yürüyüş gerçekleştirildi. YKP-fem üyeleri de çalışmalara ve yürüyüşe katıldı…

30 Haziran’da adadan ayrılan YKP delegasyonu 4 Temmuz’da adaya geri döndü…

Kıbrıs’ın her iki yanından kadınlar da Dünya Kadın Yürüyüşündeydi

Kıbrıs’ta Çözümü Destekleyen Kadınlar Platformu tarafından hazırlanan açıklamanın tamamı şöyle:

Kıbrıs’ta Çözümü Destekleyen Kadınlar Platformu 29 -30 Haziran tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşen “Dünya Kadın Yürüyüşü” organizasyonuna katıldı. Kıbrıs’ın kuzeyinden Kıbrıs’ta Çözümü Destekleyen Kadınlar Platformu şemsiyesi altında; CTP-BG Kadın Örgütü, TDP Kadın Örgütü, Kıbrıs Türk Kadın Dayanışma Konseyi, KTAMS, Yurtsever Kadınlar Birliği, K. T. Esnaf ve Zanaatkarlar Odası, Uzlaşım Derneği’nden toplam 25 kadının yer aldığı organizasyona güneyden POGO Kadın örgütü, Sosyalist Parti ve DİSİ’den katılımcıların yer aldığı toplam 17 kadın katıldı. İki gün süren etkinlikte ilk gün Kıbrıs’ın kuzeyinden Kıbrıs’ta Çözümü Destekleyen Kadınlar Platformu ve güneyinden katılan kadınlar ortak bir basın açıklaması yaptılar. Kıbrıs’ta Çözümü Destekleyen Kadınlar Platformu sözcüsü Gülden Karakaya Akbil ve güneyden POGO Kadın Örgütü’nün başkanı ve milletvekili Skevi Kukoma’nın yaptığı basın açıklaması şöyle:

“Biz Kadınlar Özgürlüğümüzü Elde Edene Kadar Yürüyeceğiz”

Biz, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum kadınlar 29 Haziran 2010 tarihinde, “Biz Kadınlar Özgürlüğümüzü Elde Edene Kadar Yürüyeceğiz” sloganı altında Dünya Kadın Yürüyüşü tarafından İstanbul’da düzenlenen dünya çapında bir seferberliğe katılıyoruz. Biz iki toplum arasındaki yeniden yakınlaşmanın, karşılıklı güven, saygı ve dostluğu geliştirmenin, ve ortak vizyon ile ortak çıkarlar oluşmak için uygun bir ortam yaratmanın, Kıbrıs sorununun çözümü ve kalıcılığı için gerekli unsurlar olduğu ilkesi ve görüşünü paylaşıyoruz.

Kıbrıslı Türk ve Rum kadınlar olarak görüşmelerin Kıbrıs Rum lider Demetris Hristofyas ile Kıbrıs Türk lider Dr. Derviş Eroğlu arasında devam ettirilmesini selamlarken, onları Kıbrıs meselesini iki kesimli, iki toplumlu ve siyasi eşitliğe dayalı bir federasyona ulaşma hedefi ile yapılandırılmış bir strateji üzerinden ele alma hususunda yüreklendirmek istiyoruz.

Kıbrıs meselesinin en kısa zamanda çözümlenebilmesine imkân yaratmak üzere liderleri;

•iki kesimli, iki toplumlu ve siyasi eşitliğe dayalı bir federasyon temelinde bir çözüme bağlı kalmaya,

•müzakere sürecini BM şemsiyesi altında yürütmeye,

•müzakereleri en kısa zamanda kapsamlı bir çözüme ulaşma hedefi ile sürdürmeye davet ediyoruz.

Organizasyonun ikinci gününde ise “Yeniden Birleşme Yolunda Kıbrıs Kadın Hareketinin Yol Haritası” başlıklı yapılan ortak atölye çalışmasında ise “Biz Kadınlar Özgürlüğümüzü Elde Edene Kadar Yürüyeceğiz” anlayışından yola çıkarak Ekim 2010 tarihinde yurdumuzu tekrar birleştirmek için mücadele etmek kararlılığı dile getirilerek barış mesajı verildi. Çözümü Destekleyen Kadınlar Platformu ve POGO Kadın Örgütü’nün ortak hazırlayıp sunduğu sonuç bildirgesinde ise “Kıbrıs’ın yeniden birleşmesinde kadın algılaması ve çözüm vizyonu” ile Ekim 2010 tarihinde ülkemizde bir organizasyon gerçekleşeceği duyurularak İstanbul’da gerçekleşen “Dünya Kadın Yürüyüşü” organizasyonuna katıla kadınların Kıbrıslı kadınlara destek vermeleri için Ekim ayında gerçekleştirilmesi düşünülen etkinliğe davet edildi.