YKPfem: Bugün 17 Mayıs Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtı Gün!

209

YKPfem açıklaması şöyle:

17 Mayıs 1990 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü, eşcinselliğin ‘akıl hastalığı’ olmadığını resmi olarak ilan etti. Bu gün, 2005 yılından beri Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtı Gün olarak kutlanmaktadır.

Bireylerin cinsel yönelimi (gey, lezbiyen, biseksüel, kuir…) ve cinsiyet kimliği (kadın, erkek, transseksüel, travesti, interseks, kuir… ) üzerinden tecrübe ettikleri ayrımcılıklar temel insan hakları ihlalleridir.

Bizlere, kadın-erkek arası evlilik içi cinsel ilişkiler ve kalıplaşmış toplumsal cinsiyet rolleri tek kabul edilebilir cinsellik ve kadınlık/erkeklik tecrübeleri olarak son birkaç yüzyıldır dinlerin, medyanın, baskıcı devlet politikalarının, kapitalist pazar ilişkilerinin çıkarları için ve yine aynı kurumlar aracılığıyla sunulmaktadır. Ancak, insan doğası sonradan çıkar amaçlı yaratılan kategorilere sığmayacak kadar çeşitli ve renklidir. Kişilerin cinsel yönelimleri ya da cinsiyet kimliklerini ne yasaklar ne de Dünya Sağlık Örgütü’nün de belirttiği gibi, tıbbi müdahaleler değiştirebilir. Aksine, bunlar kişilerin yaşam özgürlüklerini ellerinden almakta, sosyal ilişkilerini zedelemekte, onları iş yaşamından dışlamakta ve göçe zorlamaktadır.

Homofobi, bifobi ve transfobi sanıldığı gibi sadece toplumun küçük bir yüzdeliğini etkilemekle kalmamaktadır. İçerdikleri baskıcı ve dışlayıcı unsurlar cinsiyetçilik, ırkçılık, milliyetçilik ve militarizmle bağlantılıdır. Bu ideolojiler birbirini besleyip toplumun tüm bireylerini farklı açılardan olumsuz etkilemektedir.

Coğrafyamızda, İngiliz döneminden kalan Ceza Yasası’nın 171. maddesi erkekler arası cinsel ilişkileri cezalandırmaktadır. Bu, homofobiyi normalleştirerek bütün yasama, yürütme ve yargı kurumlarını temel insan hakkı ihlallerine suç ortağı etmektedir. Kıbrıs’ın güneyinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidilmesinin ardından 2002 yılında yürürlükten kaldırılan bu madde, adanın kuzeyinde aktif olarak kullanılmaktadır.

 

Peki siz ne yapabilirsiniz?

  • Ceza Yasası’nın değiştirilmesi için çağrıda bulunabilirsiniz;
  • Cinsel yöneliminiz heteroseksüel olsa bile gey, lezbiyen, biseksüel ilişkiler yaşayan ve kendini transseksüel, kuir ve interseks (LGBTKI) olarak tanımlayan bireylerin haklarını savunabilirsiniz;
  • Dilimizde normalleştirilmiş homofobik şaka ve hakaretleri kullanmayabilir, kullananları uyarabilirsiniz;
  • Eğer çocuğunuzun LGBTKI olduğunu öğrenmişseniz veya çocuğunuz size bu konuda açılmışsa, çocuğunuzun ‘problemli’ bir birey olmadığını, hissettiklerinin doğal olduğunu söyleyebilirsiniz; toplum tarafından damgalanacak kaygısıyla ona tepki göstermek ve onunla aranızdaki ilişkiyi zedelemek yerine, bu dönemin onun için destek gerektiren bir dönem olduğunu hatırlayıp, onu dinleyip destek olmalısınız.

‘aşk’ deyince ne gelir akla? ‘1 kadın 1 erkek’ mi? bir duygu mu? bir ömür mü, iç güdü mü? aşkın kanunu olur mu? ister kağıttan yasalar, ister kafadan yasalar, aşkı yok edebilir mi? anlayışlar hangi ‘sevgi esirgeme kurumu’na bağışlandı? ülkeden, aileden, huzurdan kovduğunuz sevgililer, sevgilerken ödüllendirdiğiniz yalancıktanlıklarken, kökü kuruyan aşk olmadı, hala. ayrımcılık ayrımcılıktır, ayrımcılık şiddettir, şiddet şiddettir.