YKP’DEN AÇLIK GREVLERİ İLE DAYANIŞMA

128

Yeni Kıbrıs Partisi, 49. güne giren açlık grevleri ile ilgili dayanışma mesajı yayınladı. Açıklama şöyle:

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), yaşatmak için yaşamı durduralım diyerek 12 Eylül’den beri süren açlık grevleri ile ilgili bugünü yani 30 Ekim Salı Gününü, “topyekün direniş günü” ilan etmişti.

Bilindiği gibi cezaevlerinde binlerce siyasi tutsağın başlattığı ve dayanışma için de cezaevleri dışında da yapılan açlık grevleri devam ediyor. Bu açlık grevlerinin bir kısmı dönüşümlü, bir kısmı ise süresiz…

Açlık grevine 12 Eylül 2012 tarihinde başlayan 63 kişilik grup için kritik eşik geçilmiş bulunuyor. 49. günü geçen açlık grevinde 63 kişilik grubun hepsi ölümün sınırında.

Türkiye’yi yönetenler bir kez daha zoru, şiddeti ilk tercih olarak gündemlerine almış durumdalar. Bir dönem açılım sözcükleri ile herkesi oyalayan AKP hükümetlerinin ne Kürt sorunu, ne de Kıbrıs sorunu çözmek diye bir niyetinin olmadığı artık net olarak ortaya çıkmıştır.

Türkiye’de yeni bir vesayet rejimi inşa sürecinde olan AKP, kendi İslami vesayet rejimi için herkesim ile fiziki ve psikolojik çatışmaya girmektedir.

Böylesi bir aşamada açlık grevleri daha da önem kazanmaktadır. İçinden geçmekte olduğumuz süreç, ilk grup açlık grevci için ölüm sınırıdır, cezaevlerinden her an tabutlar çıkabilir. Buna rağmen tıpkı 1996 ve 2000 açlık grevlerindeki yöneticilerin açıklamaları gibi Erdoğan ‘Aç kalan yok, herkes her şeyi yiyor’ diye açıklamalar yapmaktadır. Yani aslında Türkiye yönetimde mentalite değişikliği yok, söylem farkları vardı, bunu bir kez daha bu açıklamalarla hatırlamış olduk!

Türkiye’yi yönetenlerin tercihi, açıklamaları göstermektedir ki bu kez de ölümler olacak. Daha önce adına ‘hayata dönüş operasyonu’ dedikleri müdahale ile onlarca açlık grevcisini öldüren Türkiye’yi yönetenler Kıbrıs’taki savaş için de ‘barış operasyonu’ demişlerdi. Kelime oyunları ile vahşetlerini örtmeye çalışmaları yeni değil!

Ölümlerin, savaşların ve devlet şiddetinin karşısında bu kez yaşam kazansın diyoruz.

Bu nedenle YKP olarak Türkiye’deki açlık grevleri ile ilgili çağrı yapan BDP başta olmak üzere ölümleri durdurmak için mücadele eden tüm kesimlerle dayanışmamızı ortaya koyarız.

YKP olarak tutuklularının ana dilde savunma, ana dilde eğitim ve Abdullah Öcalan üzerindeki tecritin kaldırılması talebi Kürt sorununda demokratik çözümün de yolunu açacak bir adım olarak görülerek bu talepler karşılanmalıdır diyoruz.

YKP olarak bölgedeki silahların susması için hemen şimdi diyalog çağrısı yapıyoruz.