YKP: Türbe yeşili ada

129

YKP Yürütme Kurulu yayınladığı açıklama ile tarikat kolejini, 20 Temmuz’u ve süren kültürel asimilasyonun geldiği durumu yeniden değerlendirdi, yeşil ada tanımının hızla değiştiği, artık türbe yeşil ada olarak anılacağını vurguladı. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Bir acı Temmuz daha bütün sıcağı ile kendi hissettirmekte… Bu, yalnız basit bir fiziki sıcaklık değil…

1974 Temmuz’undan beri yaralar hala açık, kanıyor… 1974’teki binlerce kaybın akıbeti hala bilinmezken, binlerce savaş suçunun akıbeti araştırılmamışken, Cenevre Konvansiyonu’na göre savaş sırasında sivillerin korunması gerekirken, yüz binlercesi sürülmüş, malları ve mülkleri yağmalanmışken; birileri bugünü hala ‘coşku’ ile kutladığını yazabilmekte…

1974’ten bugüne her Temmuz ayından başlayarak, Kasım ortasına kadar 4 günde (20 Temmuz, 30 Ağustos, 29 Ekim ve 15 Kasım) askeri tören, 4 günde de askeri tören tatbikatı adı altında yılda 8 kez Lefkoşa başta olmak üzere kuzeydeki birçok şehrin sokaklarında savaş propagandası yapılmaktadır. On binlerce asker, onlarca tank ve savaş uçağı Kıbrıs’ın kuzeyindeki şehirlerde gün boyu militarizmi herkese iliklerine kadar yaşatmaktadır…

Son dönemde bu yara, Temmuz’da başka türlü de kanamaktadır. Geçen sene TC Başbakanı’nın gelişinde polis terörü ile yaşananlar hala akıllarda… Koruma terörünü kendi ülkesinde ilericilere karşı bir yargısız infaz metodu olarak kullanan Erdoğan’ın ve AKP’nin bu terörü Hopa’da Metin Lokumcu hayatını kaybetmesine neden olmuştu. Bunun yanında koruma terörü nedeni ile demokratik haklarını kullanıp protesto etmek isteyen binlerce insan ise aylardır cezaevinde tutuklu yargılanmayı beklemektedir.

Bu terörü, geçen sene Kıbrıs’ın kuzeyine de taşıyan AKP ve Erdoğan, gün boyu Hamitköy’de ve KTHY önünde kitlelere müdahalesinde, pankart asan sendikaların binalarına izinsiz girerek pankartların toplanmasında yaşamıştık. Ama belli oluyor ki bu ziyarette başka şeyler daha planlanmış!

Daha önce adaya gelerek ayar çeken Beşir Atalay, bu defaki gelişinden önce de sendikalara ayar çekilmesi talimatı vermişti ama asıl baklayı sonradan ağızdan çıkardı. Tarikat koleji temel atma töreninde Atalay, Erdoğan’ın geçen seneki ziyareti sonrası verdiği talimatın neticesinde Yakındoğu Üniversitesi’nde İlahiyat Fakültesi, Haspolat’ta da İlahiyat Bölümü açıldığını bizzat kendisi konuşmasında belirtti. Tarikat koleji işinin de bu bu talimat kapsamında olduğunu, hayata geçmiş olmasından duyduğu memnuniyeti gene aynı konuşmada dile getirdi.

Tarikatlarla kol kola girip TC’den aldığı emirleri birebir uygulayan güncel acenta UBP, tarikat kolejini ‘güzide proje’ olarak nitelendirmiştir. Daha önceki acenta CTP ise ‘tenis kursu ile Kuran kursu aynı şey’ demişti. İyi acenta olma yolunda gelen her buyruğu ‘emriniz olur’ deyip hayata geçiren acentalardan hiçbiri bu süreçte çözüm olamazlar çünkü sorunun parçası olan hiçbir faktör aynı zamanda çözüm için potansiyel bir aktör sayılamaz!

Yeşil ada tanımlaması hızla türbe yeşili adaya doğru gitmektedir. Çeşitli tarikatlar sosyal yaşama açıkça, çekinmeden müdahale etmektedirler.

Askeri işgalin 38. yılında, 74’ten başlayarak bugüne kadar kuzey çok büyük kısmı ile etnik/dini kimlik gözetilerek diğerlerinin yerinden edilmesi sonucu ‘etnik olarak arındırılmış’, işgal eden ülkeden taşınan nüfus ile yıllar içindeki sistematik uygulamalarla demografik yapısı tamamen değiştirilmiştir. Bunun yanında kültürel mirasın sistematik olarak hala daha yok edildiği, yer isimleri değiştirilmesi ile, tapu kayıtları ile oynanması ile coğrafik dokusu tahrip edilmiş, eğitim ve kültür alanından müdahalelerle ‘toplum mühendisliği’ ile başka bir kuzey Kıbrıs yaratmanın önemli bir eşiğinde tarikat okullarının ve diğer faaliyetlerin yaygınlaşması dikkat çekicidir.

Bu kültürel asimilasyon süreci ayrıca özelleştirmelerle ve diğer ekonomik uygulamalarla ‘ekonomik asimilasyon’ ayağı ile de hızla sürmektedir.

Böylesi koşullarda isyanımız işgale demenin her zamankinden daha zorunlu olduğu bir dönemde, daha net mücadele bizlere kendini dayatmaktadır.

YKP, işgalin 38. yılında, asimilasyonun her türüne karşı Kıbrıs’ta yaşayan herkesi mücadeleye çağırır…