YKP son dönemdeki ekonomik gelişmeleri ve alınan önlemleri değerlendirdi

115

YKP Yürütme Kurulu üyesi Alpay Durduran Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Seçimlerin ardı ardına yapılmasıyla yönetimin temizlendiği görüşü evrensel bir kuraldır. Ancak burada yapılan seçimler yalnızca Türkiye’nin Kıbrıs politikasını onaylatmak ve sonrasında Türkiye’nin Kıbrıs politikasını sürdürmek için bir araç olarak kullanılmış ve oyların o yönde kullanılması için kamuoyu yaratılması için her yol kullanılmıştır. Onun için seçim yönetimi temizleme işlevini görmemiştir. Çünkü yönetime seçilmek de orada kalmak da Türkiye’nin Kıbrıs politikasına hizmete bağlılığa kenetlidir. İyi hizmetçi isen ne olursan ol ya orada kalırsın ya da senin gibi yerine gelir.

Sonuçta ‘seçim meydanında söylenenler orada kalır’ diyenler ardı ardına seçilmektedir.

UBP de verdiği sözleri istediği zaman geri alabileceğini bilerek herkese yalan söylemeye devam etmektedir.

Ekonomik kriz sırasında kamu harcamaları kısan ve ekonomik faaliyetlere stopaj artışı dahil yeni yükler getiren bir yönetim krize yangına körükle giden yangıncı gibi davranır. UBP’nin yaptığı da budur ama en büyük ekonomik hizmet kuruluşu olan Ticaret Odası tarafında şiddetle desteklenmektedir. Bunu anlamak için yalnızca battı balık yan gider ekonomisinin egemen olduğu bir ülkede yaşamak gerekir. Bunlar bir Batı ülkesinde olsaydı basın ve ekonomistler UBP’yi hap gibi yutardı.

Halkımız mali sıkıntı nedeniyle anayasal kazanılmış hakları bile budamaktan çekinmeyen UBP’nin ekonominin gerekleri diye konuşmasını ve bu kesintilerle ekonominin düze çıkacağını söylemesini acı kahkahalarla karşılamıyorsa beyin yıkama uzmanlarının beyinleri dumura uğrattığının delilidir. Memura verilen hakları çok görüp kıskanan olabilir ama ay sonları memurun harcamalarını aç gözle bekleyenler yakında bunun acısına ortak olacaklardır. Ticaret Odasının üyeleri de daralan ekonomiden payını alacaktır.

Ticaret kesimi ucuz dövizden yararlanan kesimdir. Ülkede üretimin rekabet olanaklarının yok olmasına neden olan ucuz dövizden zarar gören hellim, narinciye, süt, et, mobilya ve benzeri üreticilerin çıkarlarını savunmayan ticaret kesiminin memur ve işçilere darbe vurulmasına alkış tutmasını şiddetle kınarız.

Yarın varta atlatılınca gene bugünkü mali daralmayı tekrarlayacak olan UBP ve diğerlerini desteklemekle dar görüşlülüğünü kanıtlamaktadır. Kapalı kapılar arasında Türkiye sermayesinin kurbanı olduğundan bahsedip sızlanırlar yarın yanlarında kimseyi bulamayacaklardır. Kıbrıslıların göçünü az dahi olsa engelleyen memur ve devlet işçiliği ve üniversitelerdir. Onlar da fırsat olarak kalmazsa kimse yok oluşlarını umursamayacaktır.

Herkesi Kıbrıs sorununu bir an önce çözmek ve o zamana kadar kamuda şeffaflık ve hesap verebilirlik ile göçü önleme önlemlerine destek vermeye çağırırız.