YKP: “Siyasi partiler yasası çağdışı ülkelerde var!”

134

Siyasal Partiler Yasası ile Seçim ve Halkoylaması Yasası Değişikliklerini Hazırlamak ve Görüşmek Üzere Oluşturulan Geçici ve Özel Komite dün toplandı.

Yeni Kıbrıs Partisi’nin de toplantıya davet alması üzerine, Parti Meclisi üyesi Alpay Durduran ve Yürütme Kurulu üyesi Murat Kanatlı’nın katıldığı komite toplantısında YKP, görüşlerini yazılı olarak Komite başkanına verdi.

Komite toplantısında Alpay Durduran ülkelerin demokratikliği ve çağdaşlığına bağlı olarak siyasi partiler yasalarının olduğunu söyledi. Durduran çağdaş ülkelerde siyasi partiler yasasının olmadığını, bu nedenle birinci taleplerinin Kıbrıs’ın kuzeyinde de mevcut yasanın değiştirilmesi değil, kaldırılması gerektiğini söyledi. Durduran zaten mevcut yasanın ciddi kısıtlamalar getirildiğini, eğer yasa kalmaya devam edecekse bunların değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Durduran taslakta gördükleri ile anladıklarının yapılmak istenen değişikliklerle siyasi parti kurmanın zorlaştırıldığı, siyasi partilerin çalışmalarının istendiğinde ‘denetleme’ adı altında daha kolay kısıtlanabilmesi olanağı sağlayan değişikliler olduğunu söyledi. Durduran, Türkiye’deki 12 Eylül rejiminin de milletvekili transferlerini engellemek, siyasi partilerin faaliyetlerini kısıtlamak için çalışmalar yaptığını ama pratikte bunların işlemediğini, bu nedenle taslaktaki birçok değişikliğin de  pratikte işlemesinin zor olduğunu belirtti. Durduran, siyasi partiler içindeki demokrasinin güçlendirilebilmesi için tedbirler alınması gerektiğini de söyledi. Durduran bu çerçevede geri çağırma gibi mekanizmalarla seçilenin kısıtlama olmaksızın uzun süre koltukta kalması önlenebileceğini, üyenin siyasal yaşamının her alanından anında müdahale edebilecek bir duruma getirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Durduran, partilerin mali yapılarının denetlenmesinin önemli olduğunu ama bunun yargı denetiminde olması gerektiğini de söyledi.

 

YKP’nin Komite’ye ilettiği görüşleri şöyle:

Demokrasiye geçmeyi yabancı baskısıyla kabul eden ülkelerde demokrasiye geçilemesin ve devlet her şeyi halktan daha iyi bilir anlayışında olan ülkelerde siyasi partiler için ayrı yasa yapılır. Örgütlenme özgürlüğü olan ülkelerde siyasi partiler yasasına gerek duyulmaz. Nitekim Kıbrıs’ta da bir siyasi partiler yasası yoktu ama AKEL ve Cumhuriyetçi Türk Partisi adında partilerin olduğu ve daha önce de Dr. Küçük’ün ve başkalarının kurduğu partiler vardı.

Burada yasa geçirildi ama sıkıyönetimin olduğu bir zamanda geçirildi. Amaç dünyaya demokrasi olduğunu iddia edebilmek ama siyasi partileri sıkı denetleme olanaklarını da yasaklarla elde tutmaktı.

  1. Birinci ve kesin çözüm siyasi partiler yasasını iptal etmek ve anayasadan da ilgili maddeleri çıkarmaktır.
  2. Bu yapılmazsa partilerin disiplin kurulunun üyelerinin parti karar, yürütme ve yönetim organlarıyla ilgilerine izin veren herhangi bir değişiklik yapılmamalı ve disiplinle ilgili ve iç seçimleriyle ilgili ihtilafları anında çözüp onarılması zor sonuçlar elde edilmesine izin vermeden parti içi demokrasinin sağlanması amacıyla değişiklik yapılmalıdır. Bunun için mahkeme usullerinin uygun olanı tercih edilmelidir.
  3. Kamu yönetimindeki üst kademeler aralarında hiyerarşi dikkate alınarak yasa ile yetkilendirilenlere yetkilerini kullanmamaları veya onun yerine kendilerinin kullanmaları demek olan emirler verebilmektedirler. Bu alışkanlık durdukça siyasi partiler hakkında bağımsız yargı dışında birinin yetkili kılınması kuşku uyandırır. Onun için partilerin mali ve diğer yönlerden denetlenmesi yargıya bırakılmalıdır. İçişleri bakanlığına sadece bilgi verilmesi zorunluluğu verildiği halde YKP’nin kurucularının tam listesi en son adresleriyle alınıp hepsine postanın sadece kullandığı zarflar içinde tehdit mektupları gönderildiği unutulmamalıdır.
  4. Halen Türkiye’deki partilerin adlarını taşıyan parti vardır ama gene de yasak korunmaktadır. Kimse Türkiye’ye Kıbrıs’ta aynı adı taşıyan bir parti varsa o adı alamazsınız diyemeyeceğine göre böyle kurallarla bir çare aramak yanlıştır.
  5. Meclis İçtüzük yasasına göre bir yasaya “başka herhangi bir yasanın kurallarına bakılmaksızın” veya “yürürlükteki yasaların bu yasaya ile çatışan kuralları yürürlükten kaldırılır” gibi bir ifade konulmaz. Bunu dikkate almak hangi yasaların hangi kurallarının dikkate alınmayacağını yazmak temel usullerdendir. Çünkü yasa tektir, tek tek yasalar o tek yasanın parçaları olurlar. Bütünlüğü korumak çok önemlidir. Her yeni düzenleme için mevcutların hepsini dikkate alan çalışma yapmak vazgeçilmez bir usuldür.
  6. Milletvekili transferlerini önlemek için çaba gösteriliyor ama 12 Eylül rejimi de bu amaçla çok gayret sarf ettiği halde önlenememiştir.Bunlardan ders çıkarılmalıdır. Mevcut devlet yardımı dağıtımı zamanında transferi kolaylaştırmak için maksatlı olarak çıkarılmıştı, iptali yeterlidir. Transfer olanı alacak bir parti varsa veren ve alan arasında halk hakem olur, bu da yeter.
  7. Parti içi demokrasi partiler yasasının temel amacı olmalıdır. Ancak yasa partiler başkanın her yerde başkan olarak yetki kullanmasına, adaylıklar için kontenjan adıyla seçme yapmasına yetki verir. Bu da yetmez, başkanın disiplinsiz davranışlarının gücünü artırma amacıyla etkili olmasına izin verir. Üst kademelerin disipline edilmesine engel yapı korunmaktadır. Disiplin kurulunda olanların parti ile hizmet bağı olmasına engel olunmamaktadır. Hatta parti içinde ücret veya başka menfaat elde etmelerine yasak getirilmemektedir. Bu nedenle oligarşinin tunç kanununun işlemesine kapı açık bırakılmaktadır.

Başkan dâhil üst kademeleri parti üyelerinin genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırıp görevden alma hakkı kolaylaştırılmalıdır.

  1. Milletvekillerinin demokrat ülkelerde doğal olarak sahip oldukları yetkilere sahip olmamalarına rağmen İçtüzük’ü değiştirip yetki almaya çalışanın görülmemesi düşündürücüdür. Dünyada milletvekilinin kullandığı oy doğrultusunun ve çalışmalarının hesabını vermesini sağlayacak düzenlemeler önerilmektedir. Bu doğrultuda anayasaya ve İçtüzük’e maddeler konulmalıdır. Böylece yukarıdaki madde de anlam kazanacaktır. Bazı ülkelerde halkın erken seçim için başvurma hakkı da kullanılmaktadır, bu yasaya da olursa diye partilerin erken seçim için nasıl kampanya yapma kararı alacakları gösterilebilir.
  2. Parti üyelerinin denetimi esastır ancak parti üyesinden parti arşivinin, üyelik kayıtlarının, mali hesapların ve etkinlik programlarının esirgenmesine yasak konulmamıştır. Basında kaç delege olacağını bilmeyen, üye kayıtlarını görmek isteyip alamayan ve kontenjan delegelik gibi garabetlerin haberleri yer almaktadır. Üyenin hakları elden geçirilmelidir. İlgili seçim kuruluna şikâyet hakkı düzenlenmelidir.
  3. Ne yazık ki partimizin seçime katılmasına engel olmak veya sıkıntıya sokmak için özellikle düşünülmüş maddelere de rastlanmaktadır. Tarihe işaret olsun diye öylece kalmalarına ses çıkarmayacağız.