YKP: SAĞLIK HAKTIR!

131

ykplogo2YKP Yürütme Kurulu, Kıbrıs Cumhuriyeti Meclisi gündemine getirilen sağlık yasası değişikliği sürecini eleştirdi, milliyetçi, şoven, ırkçı açıklamalara, girişimlere son verilmesini talep etti. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

17 Şubat 2013 tarihinde Kıbrıs Cumhuriyeti’nde gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı seçimleri kapsamında adayların belirli konularda yaptığı açıklamalar endişe verici hale gelmeye başlamıştır.

Şimdiki haliyle, devlet hastanelerindeki sağlık hizmetleri hastanın gelirine göre ücretlendirilirken, yani geliri belirli bir miktarın altında kalanlar ve Kıbrıslı Türkler bedava sağlık hizmetlerinden yararlanırken, DISY ve DIKO, bu düzenlemenin son 3 senedir sosyal sigorta ödemeyenlerin ve sağlık karnesine başvurmadan bir yıl önce gelir vergisi formu doldurmuş olmayanların, gelirleri ne olursa olsun ücretsiz sağlık hizmeti hakkından yararlanamayacağı yönünde değiştirilmesini öngören bir yasa değişikliği önerisi sunmuştur. Kıbrıs’ın güneyinde Rumca yayın yapan bir gazetenin adaylara yönelttiği sorulara da baktığımızda, DISY başkanı Anastasiadis’in, Lillikas ile birlikte, ‘Kıbrıslı Türker’e hastanelerde sağlanan öncelikli hakların fes edilmesi’ yönünde görüş bildirmişlerdir. AKEL’den aday olan Malas ise, bu ayrıcalıklı uygulamanın devamı yönünde fikir beyan etmiştir.

Ekonomik kriz söyleminin domine ettiği bir ortamda oy veremeyecek kesimlerin, yani sığınmacıların, belgeli ya da belgesiz diğer göçmenlerin ve Kıbrıslı Türklerin vs. sağlık hakları üzerinden politika yapılması ve kemer sıkma politikalarının öncelikle en temel insan hakkı olan sağlık haklarına yöneltilmesi (ki yine adı geçen gazetenin ‘sorduğu ‘Savunma giderlerini düşürmeyi düşünüyor musunuz?’ sorusuna 3 aday da ‘hayır’ cevabı vermiştir) kabul edilemezdir. Böyle bir değişiklik durumunda birçok Kıbrıslı Türk, kuzeydeki yetersiz ve güvensiz sağlık hizmetlerini kullanmaya mahkûm edilecek ve zaten çoğunlukla kronik ve hayati konularda başvurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devlet hastanelerinde de gelirleri belirlenen miktarın altında olmasına rağmen ücretsiz hizmet alamayacak, eşitsizliğe ve ayrımcılığa uğramış olacaklardır. Yani işgal rejiminin faturasını hastalar ödeyecektir! Bunun yanı sıra, hâlihazırda toplumun en hassas gruplarından olan belgesiz göçmenlerin ve sığınmacıların da, gerekli belgeleri sağlamaları mümkün olmadığından, kendilerini hâlihazırda mağdur eden sistem tarafından canları pahasına bir kez daha mağdur edileceklerdir.

Sağlık hakkı, kişinin toplumdan, devletten, sağlığının korunmasını, gerektiğinde tedavi edilmesini, iyileştirilmesini isteyebilmesi ve sağlığını sürekli geliştirebilmesi için toplumun sağladığı olanaklardan yararlanabilmesidir. Böylesi bir yasal düzenleme temel insan haklarından olan sağlık hakkının da ihlaline neden olacaktır.

Sağlık haklarından bahsetmişken, AKEL adayı Malas’ın kürtaj karşıtı duruşundan bahsetmemek olmaz. Adı geçen gazetenin adaylara sorduğu sorulara göre, Anastasiadis ve Lillikas hem kürtaj hakkını hem de eşcinsellerin yasal medeni birliktelik hakkını desteklerden, Malas bunlara karşı olduğunu belirtmiştir. Sol bir partiden Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyan bir politikacının solun eşitlik ve özgürlük ilkelerini, kadınların doğuracaklarsa nerede ne zaman doğuracaklarıyla ilgili söz hakkında sahip olmalarına ve eşcinsellerin ilişkilerinin yasa önünde meşru kabul edilmelerine engel olarak, çiğneyeceğini belirtmesi aynı derecede düşündürücüdür.

Bizler, bazı kesimlerin sağlık haklarını gasp eden tasarısının oylamaya sunulmadan geri çekilmesini, milliyetçi, şoven, ırkçı açıklamalara, girişimlere son verilmesini talep ederiz.