YKP: POLİS SORUŞTURULMALI

101

YKP Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Kanatlı polisin son dönemdeki tavrını, kötü muamele ve işkence iddialarını değerlendirdi. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Gazeteler her gün gözaltında işkence ve polisin uyguladığı şiddet haberlerine yer veriyor ama bununla ilgili yetkililer herhangi bir açıklama yapma ihtiyacı dahi hissetmiyor…

Geçen hafta içinde liselerin ehliyetsiz araç kullandığı için polis tarafından darp edilmesi basına yansıdı ama tepkiler umulandan cılız kaldı. Benzer olayların dünyanın başka yerinde yaşandığında ve haberlere konu olduğunda çok daha fazla tepki verenler bile olay Kıbrıs’ta olunca, polis terörüne o kadar alıştırıldık ki, buna tepki vermeyi gerekli görmedi…

Son olarak basına bugün (31 Mayıs, Salı) yansıyan Girne’deki ağır işkence olayının da üzeri örtülecektir… Olayın birden fazla yönü vardır. Gazeteler her iddiayı yargısız infaz koşullarını yaratarak medyatik bir dille vermeyi adet haline getirdiler, hele de içinde çocuk ve tecavüz konuları varsa…

Tüm yazılı ve görsel medyanın temel etik bir kurul olarak haber takibi yaparken herkesin suçluluğu kanıtlanana değin suçsuz sayılma hakkının bulunduğunu yani suçsuzluk karinesini unutmaması gerekirken, tecavüz ve benzeri konulardaki haberlerin belli bir linç retoriği içinde verilmesi birçok mahrumiyeti de beraberinde getirmektedir.

Temel bir hak olan suçsuzluk karinesini unutan gazetecilerin biraz daha fazla tiraj uğruna en sansasyonel haber yarışında ortaya çıkardıkları durum günün sonunda polis şiddetini de meşrulaştırmaktadır.

Böylesi haberler sonrası polisin kötü muamelesine, işkenceye maruz kalanlara toplumun bakışı da “olumlayıcı” niteliktedir.

Uzun süredir polis, gözaltılar sırasında birçok hak ihlali yapmaktadır. Eylemler sırasında orantısız güç kullanımı yaygınlaşmıştır ve bu merkezi bir karar sonrasıdır, çünkü polislerin her eylem öncesi isimliklerini gizlemeleri belli bir emirin sonrası yapılmaktadır. Yani polislere şiddet emri yukardan verilmekte, polis de kendince gerekli önlemi(!) alarak müdahale etmektedir. Bu yargısız infazdır…

Sahte doktor raporu iddiası konusunda gözaltındaki liselilere uygulanan insanlık onurunu zedeleyici davranışlar, bu konuya en taze örneklerden biridir.

Özellikle polis müdürlüklerindeki gözaltıların bir soruşturmanın selameti için yapıldığı, ortada kesinleşmiş bir hüküm olmadığı, bu nedenle herkesin suçsuz sayılma hakkının olduğu yani temel bir hak olan suçsuzluk karinesi unutularak hemen hemen herkese kötü muamele uygulanmaktadır. Bununla beraber bir suçu soruştururken, kanıttan suçluya ulaşmak yerine tercih itiraf ettirme olunca işkence ve kötü muamele de kaçınılmaz olmaktadır. Kıbrıs’ın kuzeyi suçların en fazla itiraf edildiği coğrafyadır bu bile kötü muamele ve işkencenin en önemli işaretidir.

YKP, temel insan hak ve özgürlüklerinin herkes için olduğunu hatırlatır. YKP, eğer bu coğrafyada yaşayanlar yabancı, azınlık veya başka gerekçelerle kötü muameleye uğradıklarını düşünmeye başlıyorlarsa orada ayrıca ayrımcılığın ve ırkçılığın da olduğunun altını çizer.

YKP, son dönemdeki polisin uyguladığı iddia edilen işkence ve kötü muamele olaylarının tümümün şeffaf şekilde soruşturulmasını ve ispatlanması halinde sorumluların yargılanmasını talep eder…