YKP, Paris’teki Avrupa Sol Parti toplantısına katıldı

102

Yeni Kıbrıs Partisi’nin de gözlemci üyesi olduğu Avrupa Sol Partisi’nin (EL) Yürütme toplantısı 7-9 Ekim tarihlerinde Paris’te gerçekleştirildi.

YKP’yi temsilen Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Kanatlı toplantıya katıldı…

Yürütme toplantısında üye partilerin ülkelerindeki son siyasal gelişmeler, 2012 çalışma ve eylem planı, bütçe konuları değerlendirildi. Ayrıca ile 2011 yaz üniversitesi çalışmaları değerlendirilerek 2012 için öneriler gözden geçirildi.

Toplantılar sırasında “öfkeliler” diye adlandırılanlar tarafından organize edilen meydan eylemlerini organize eden İspanya ve Yunanistan aktivistleri de katılarak, meydan işgalleri ve süren eylemlerle ilgili bilgi verdiler… Bu çerçevede gerçekleşecek 15 Ekim küresel eylem çağrısı ile yapılacaklar da konuşuldu. Ayrıca Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi üyesi Julio Garmendía Peña de katılarak Küba’daki son siyasal gelişmeleri aktardı.

YKP, “Kıbrıs sorunundaki son durum üzerine değerlendirme” başlıklı bir dokümanı Yürütme toplantısında  dağıttı.

Haziran 2011’den beri ilerleme olmadığını belirterek başlayan rapor da BM genel sekreteri dahil tüm ilgili tarafların ve kamuoyu araçlarının bir karşı tarafı suçlama oyunu oynandığını kabul ettikleri anlatıldı ve ama esas tarafların suçlamayı karşı tarafa yıkmaya çalıştığına işaret edildi. Kimsenin bu durumda bir çözüm beklemediği de vurgulandı.

BM’in taraflara aralarında kararlaştırdıkları New York mitingi için yoğunlaşıp bir çözümü son bir görüşme ile sağlanabilecek hale getirmelerini istediğini ve Genel Sekreterin garantörleri de çağırıp sona ulaştırmasına olanak sağlanmasını istediğini hatırlatan YKP durumu güçleştirecek adımlar atılmasına engel olunmazsa tam çıkmaza girileceğini belirtti.

Avrupa Sol partisine iletilen görüşlerde Türk tarafının nüfus yapısını değiştirecek eylemlerinin Kıbrıslı Türklerde ‘artık çözüm olmaz’ kanısını güçlendirdiği ve Kıbrıslı Rumların bu haliyle Kıbrıs’ın ortak yönetimini emanet etmeyeceğini çünkü bu nüfusun Türkiye’nin emrinde olacağını federasyonu Kıbrıslılar arasında değil Türkiye ile kurmaktan başka bir şey olmayacağını düşündükleri belirtildi.

Kıbrıslı Rumların Talat’la çözüm olmadıktan sonra uzlaştıklarını bile zaman zaman terk eden Eroğlu’ndan çözüm beklemiyorlar ve Türkiye’nin kırmızı çizgilerini aşmanın olanaksız olduğunu düşünüyorlar. YKP raporunda bunun yeterli olmadığını ve Kıbrıslı Rumların da kırmızı çizgileri olduğunu hatırlatarak kırmızı çizgilerle dolu bir ortamda görüşmelerin yapıldığını, gene de paket görüşme olduğunu yani anlaşılan noktaların bile uygulanmadığını çünkü tamamlanmadıktan sonra hiç bir konuda anlaşma olmayacağına karar verildiğine atıfta bulundu. Raporda bu atıflardan sonra yeni öneriler yapılamayacak hale geldiği belirtildikten sonra uluslararası toplumun hatırına görüşmelerin devam edildiğini belirten YKP raporunda bunu nedenini ayrıca toplumsal hareketinin baskısına bağladı.

YKP, Türkiye’nin etkisinin örneği olarak denizde doğal gaz araştırılması için Türklerin Kıbrıs’ın haklarına önem vermeden izin vermesini gösterdi ve onlarla siyasi eşitlik içinde yönetimi planlamaya razı olmanın kolay olmayacağını vurguladı. ‘Bu şartlar altında AB’nin artık Kıbrıs’ın tümünün üye olduğu, tüm Kıbrıslıların AB yurttaşı olduğu ve AB müktesebatının askıdan indirilmesi, ortamın çözümü güçleştirmemesi için gerekli önlemlerin alınması ve nüfus yapısının korunması için harekete geçilmesi’ noktaları da raporda vurgulandı. Raporunun son kısmında ise “yoksa kısa bir süre sonra çözümü kabul edecek Kıbrıslı Rum veya imzalayacak Kıbrıslı Türk kalmayacak ve BM ve AB bir AB ülkesinde bile barışçı çözümü sağlayamamış olacaklardır” şeklinde dendi.

Toplantıda ayrıca YKP ve BKP ortak bir sunum yaparak Kıbrıs’ın kuzeyinde artan baskıları aktardı. 19 Temmuz’daki polisin saldırganlığı, şiddet uygulaması bir kez hatırlatılarak, bunun psikolojik şiddet olarak devam ettiği vurgulandı. Bu konuda 9 ve 15 Eylül’de Beşir Atalay ve Cemil Çiçek’in gelişlerini protesto etmek isteyen YKP’lilere polisin tavrı örnek gösterildi. Sunumda benzer şekilde bazı sendika ve grupların da eylemleri benzer şekilde engellendiği, Türkiye’nin ve Türk işgalinin hedef alındığı herhangi bir eylem ve pankarta polis ve özel kuvvetler aracılığı ile Kıbrıs’ın kuzeyindeki rejimin buna izin vermeyeceğinin net olarak ortaya çıktığı da sunumda aktarıldı. Ayrıca 21 Eylül’de BKP Genel Merkezine gönderilen mektupta BKP Genel Sekreterinin ölümle tehdit edildiği de toplantıya aktarıldı. Tüm bu yaşananların sonucunda zaten çok kısıtlı olan Kıbrıs’ın kuzeyindeki toplantı, düşünce ve ifade özgürlükleri alanlarının daha da daraltıldığına dikkat çekildi ve Avrupa Sol Partisi’nden daha aktif dayanışma talep edildi. Sunumda ayrıca petrol arama çalışmaları, gerginlik ve Türkiye’nin savaş çığırtkanlığından da kaygı duyulduğu da belirtildi.

Sunum YKP ve BKP imzası ile ortak bir açıklama olarak üye siyasi partilere de dağıtıldı.