YKP münhasır ekonomik alan tartışmalarını değerlendirdi

102

YKP Yürütme Kurulu üyesi Alpay Durduran son dönemdeki münhasır ekonomik alan tartışmalarını değerlendirdi. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Siyasi olsun olmasın bir çok örgüt barışçı olduğunu söyler ama denizlerimizin bize mi ait Türkiye’ye mi ait olduğu hakkında görüş belirtmekten kaçınır ve denizlerde münhasır ekonomik alan sahibi olarak hakların sınırlarının belirlenmesinin ertelenmesini ister. Bizim adamızın böyle bir hakkı olduğunu ise söylemekten kaçınır. Bazıları denizler hepimizin Kıbrıslılarındır der ve bizi bekle diye Rum tarafına seslenir.

Ancak Türkiye adaların böyle hakları olmadığını iddia ederek Kıbrıs’ın da bir ada olarak münhasır ekonomik alan veya kıta sahanlığı hakkı talep edemeyeceğini ileri sürer.

Hal böyle iken Rumların sorun çıkardığı ve çözümün zorlaşmasına neden oldukları iddiası yapılmaktadır. Ancak Kıbrıslı Türkler Ada’nın kuzeyini Türkiye ile paylaştıkları gibi güneyinin de paylaşılmasına razı olduğu ise Rumlar kiminle görüşüp siyasi eşitlik içinde tüm Kıbrıs’ın yönetimini paylaşacaktır!

Ülkesinin apaçık uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kimseye duyurmadan ve anlaşılması zor teknik terimlerle Türkiye’ye devrettiler şimdi de Rumların devretmek için kendilerini beklemesini istiyorlar. Ne yazık ki barışçı geçinen CTP ve TDP gibi partiler de Kıbrıs’ın haklarını savunmamaktadırlar. Hep beraber sus da bekle derler ama kimin hakkı olduğunu söylemezler. Onun için onların Rum tarafını çözümsüzlüğe oynuyor diye suçlamaya hakları yoktur.

Halkımız özellikle barışçı geçinenlere münhasır ekonomik alan hakkı konusunda görüşlerini açıklamalarını yoksa barışçı olmadıklarını söylemelidirler.

İzmir Aydın demiryolu yapılırken İngiltere Osmanlıya yol boyunca 30 millik bir şeridin içine bedava mekanlar, yol yapımları ve yer altı kaynakları gibi imtiyaz dayatmıştı, şimdi de Türkiye su verecek ama iskelesi, barajı, arasındaki arazi ve yollar hep ona ait olacak ama yetmemiş ki denizlerimizi de kuşa çevirdi, sıra güney denizi gelmiş. Bunu görüp de ses etmeyenlerin barışçı geçinmesi imajdan öteye gitmez. Hangi yüzle Rum Kıbrıslılardan siyasi eşitlik istiyorlar, hangi Rum buna razı olacak? Ülkesini değil bir başka ülkeyi düşünenler tefrik edilmelidir.