YKP: Mali denetim değil şov yapılıyor

160

ykplogo2YKP Yürütme Kurulu, mali denetim konusunda Başsavcılığı yanıtladı, açıklamalarını şov olarak nitelendirdi. Açıklama şöyle:

Geçen haftalarda yapılan açıklamalarda mali denetimle ilgili bir sürecin başladığı iddia edilmişti…

Kamuoyu maalesef bizzat Başsavcılık tarafından yanıltılmaktadır!

Hakkımızda pankart açtığımız için reklam yaptığımız iddiası ile dava açarak bizleri aylarca Mağusa’ya taşıyan Başsavcılık, 27 Şubat tarihinde de ‘mali denetim’ için Anayasa Mahkemesi’nin talep ettiği belgeleri tam olarak ulaştırmadığımız iddiası ile aralarında YKP’nin de olduğu siyasi partiler aleyhine yasal işlem başlattığı açıklamasını basına yapmıştır…

Başsavcı Yardımcısı Muavini Mahmut Atakara, basına yaptığı açıklamada Anayasa Mahkemesi’nin 27 Şubat 2013 tarihli yazısı uyarınca, yasal işlem başlatılması için imza attığını, polisin gerekli soruşturmayı yapacağını belirtmiştir…

İki haftadan fazla zaman geçmesine rağmen soruşturma açıldığına dair tarafımıza herhangi bir resmi açıklama ulaşmamıştır…

Her şeyden önce Başsavcı Yardımcısı Muavini Mahmut Atakara, yaptığı açıklamada önyargılı yaklaşmış, soruşturma bitmeden bizleri suçlu ilan edercesine açıklama yapmıştır…

Yeni Kıbrıs Partisi, muhtelif tarihler yanında son olarak 12 Mayıs 2008 tarihinde Yüksek Mahkeme Genel Sekreteri Ruhsan Borak’a hitaben bir yazı ile tüm talep edilen belgeleri hem basılı hem de CD ortamında Yüksek Mahkemeye ulaştırmıştır…

Açıklamamızda “bizden göndermemizi istediğiniz yani inceletmek istediğiniz belirttiğiniz ama her an kullanmakta olduğumuz tüm defter ve dosyaların parti merkezimizde emrinize amadedir ve böyle bir incele için görevlendireceklerinize vermeye hazırız” da demiştik…

Ayni yazıda “elinizde herhangi bir yanlışlığa bir bilgi varsa onu da derhal yanıltmaya ve elinizdeki bilgileri vermeye de hazırız” da demiştik…

Aradan tam 4 yıl geçmiştir, bizlere herhangi bir yanıt verilmemiştir. 25 yıldır resmi makamlara verdiğimiz hiçbir belgeye alamadığımız gibi bu belgelere dair de ‘alındı belgesi’ alınamadığı ya da resmi bir kayda geçtiğine dair yazı da tarafımıza ulaşmadığı için elbette takibini yapmamız mümkün değildir.

25 yılda Yeni Kıbrıs Partisi 11 olağan, bir de olağanüstü Kurultay gerçekleştirmiş, gerekli belgelerin de ilgili makamlara görevlendirilen partili üyeler tarafından ulaştırıldığına inanmaktayız…

12 Aralık 2013 tarihinde yerel bir gazetede çıkan haber şöyleydi; “İçişleri Bakanlığı’ndan ayrıca Yeni Kıbrıs Partisi, Birleşik Kıbrıs Partisi ile Halk Partisi’nin dosyalarına ulaşılamadığı bilgisi alındı.”

Yani haberin açıklaması şöyle 30 Ekim 1989 yılında basın önünde YKP’nin İçişleri Bakanlığına verdiği belgeler ve bilgiler kayboldu! Daha sonra verilenler de ellerinde yoktur!

Böylesi koşullarda, görevlerini yerine getirmeyen, siyasi parti dosyalarını kaybeden, verilen dilekçe, bilgi ve belgelerin akibeti hakkında muhatabını bilgilendirmeyenlerin YKP hakkında yasal işlem başlatması manidardır!

Yasa maddesi açıktır, 51. Maddede “genel kongrelerinin bitiminden itibaren en geç iki ay içinde, Anayasa Mahkemesi olarak Yüksek Mahkeme Başkanlığına vermek zorundadırlar” denmektedir… Yeni Kıbrıs Partisi’nin son Kurultayı 7 Nisan 2012 tarihinde gerçekleşti. 30 Ekim 2014 tarihinde yenisinin toplanması için süreci başlattık. 2 ay değil 2 yıl geçti, yasa maddesinde denetleme işlemini yerine getirmeyenler hakkında kimse söz söylemeyecek mi? Biz, YKP olarak gerekli belgeleri verdiğimizi düşünmekteyiz, eğer bu belgeler kaybolduysa bunun sorumlusu kimdir?

52. madde açıktır, “Anayasa Mahkemesi olarak, Yüksek Mahkeme, kesin hesapların alınmasından başlayarak bir yıl içinde, kendisine verilen bilgilerin belgelenmesini ilgili partilerden her zaman isteyebilir ve gerekli görürse evrak üzerinde inceleme yapar; partilerin genel merkezinde ve örgütünde doğrudan doğruya veya kendi üyeleri arasından seçeceği bir vekil eliyle yahut Başsavcılık vasıtasıyla inceleme ve araştırmalar yapabilir. Bu maksatla tarafsız, resmi görevi bulunmayan bilirkişi görevlendirebilir.”

Yeni Kıbrıs Parti Kurultayı üzerinden 2 yıl geçti, yasa “kesin hesapların alınmasından başlayarak bir yıl içinde” demektedir ama bizlere şimdi soruşturma açılmakta! Ayrıca soruşturmanın kimin tarafından yapılacağı da kamuoyuna açıklanmamıştır. Başsavcılık mali denetimi kendisi mi yapacaktır? Başsavcılık veya Yüksek Mahkeme bünyesinde mali denetim yapacak personel var mıdır? Eğer yoksa resmi görevi bulunmayan bilirkişi görevlendirildi mi?

Eğer bunlar yapılmamışsa, aslında niyet denetlemek değil, kamuoyunda yükselen tepkilere karşı göz boyamak için soruşturma yapılıyor havası verilmesidir ki bu da kabül edilemez…

Tüm bunların ötesinde Yeni Kıbrıs Partisi gibi gelir ve gideri kısıtlı olan siyasi partileri de listenin içine koyup asıl sorunlu olan, büyük bütçeli siyasi partilerin de denetimini de bu vesile bir geciktirmeye çalışmak da dikkat çekicidir.

Özellikle devlet yardımı kullanan partiler ile kullanmayanları ayırt etmeden, işlerine gelindiğinde meclis içi ve dışı diye ayırırken denetlemeye gelince en geniş liste ile tartışma başlatılması da dikkat çekicidir.

Halktan toplanan vergilerin bir kısmı meclisteki siyasi partilere yardım olarak verilmektedir, ayrıca hükümet olan partilerin bu olanaklarını yardım toplamak için kullandıkları defalarca basına yansımıştır. Tüm bunların denetlenmesi değil, YKP’nin kendi üyesinden toplayabildiği 3-5 TL’nin denetlenmesi yapılmaya çalışılmaktadır, bu da dikkat çekicidir.

Yeni Kıbrıs Partisi olarak hiçbir denetimden kaçmadığımızın, tüm gelirlerimizin ve giderlerimizin usulüne göre bilgisayar ortamında tutulduğunun altını çizer ve akıbetini bilmediğimiz 12 Mayıs 2008 yılında Yüksek Mahkemeye yazdığımızın yazının son paragrafını açık mektup olarak Yüksek Mahkemeye kamuoyu aracılığı ile yenden açıklarız:

Bizden göndermemizi istediğiniz yani inceletmek istediğiniz belirttiğiniz ama her an kullanmakta olduğumuz tüm defter ve dosyaların parti merkezimizde emrinize amadedir ve böyle bir incele için görevlendireceklerinize vermeye hazırız…