YKP: Kıbrıslılar görüşmelere dâhil olmalı

74

YKP Yürütme Kurulu üyesi Alpay Durduran Kıbrıs sorunundaki son gelişmeleri değerlendirdi. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Görüşmeler sürdü ve BM altı aylık dönemin raporunu dağıtarak BM barış gücü süresinin uzatılmasını öğütledi. Gelişmeler durumdan memnunluk duymamızı değil, zaman içinde sorunun beklemeye alındığını ve dışta bazı gelişmelere bağlı olarak ilerde bir fırsat yakalanmasına çalışılacağını anlatıyor.

BM’nin buradaki görevini gözden geçireceği belirtildi.

Ada’daki güçler ve yerliler BM ile sürtüşmemeye çalışıyor ve yeni kapıların açılmasını destekliyorlar.

Görülüyor ki artık çözüm değil durumu normalleştirme konusunda görüş birliği var. Çözüm umudu dibe vurdu. Türk yetkililer suları bulandırmadan mevcut durumda çıkar hesabı yapmaya başladı. Şimdiki görüşmeci Eroğlu ile bir evvelki Talat birbirlerine suç isnat ediyor ama ikisi de çözümü ilerletecek görüş belirtmiyorlar. Birbirlerini sen yapmadın ben olsam milli çıkarları daha iyi korurdum derken bile Türkiye’ye şirin görünmeye çalışıyorlar.

İsterler ki acentalığa daha layık olanın kendileri olduğunu Türkiye görsün ama bu arada yok olma noktasında çırpınan Kıbrıslılara çare bulunamıyor ve çözüm çaresini savunamıyorlar.

Kıbrıslı Türkleri ve kuzey Kıbrıs’ı mahvedecek ekonomik dayatmalarla oyalamaya çalışırken, çözümü unutturma çabaları da sürüyor. Görüşmelerin sonuç vermesi için gayret gösterildiği iddiasını sürdürebilmek için de ilerleme ama sonuca ulaştırmama taktiği uygulanıyor.

Uluslararası antlaşma yapma hakkı ve polis görevi konularında ilerleme olmuş ve Cenevre’de ki toplantıya yetişebileceği umudu için Eroğlu’nun Londra seyahati bile ertelenmiş diyerek sanki büyük umut varmış gibi davranıyorlar ama Kıbrıs’ta kimseyi inandıramadılar. Dünya’da umut var havasını görmek isteyenlere fırsat veriyorlar.

Kıbrıs sorununun kendilerine yarattığı sorunları giderme gailesinde olanlar elbette uluslar arası antlaşma hakkını diğer tarafın kötüye kullanacağını düşünerek hareket eden ve hala uzlaşmayanların daha çetrefil olan garantiler gibi konularda anlaşamayacaklarını ve bu kafayla yapılacak antlaşmanın Kıbrıs’a sorun getireceğini düşünecek değillerdir. Onlar kendi dertlerindedir.

Kıbrıslılar artık görüşmelere dâhil olmalı ve iyi bir yönetim için uzlaşıp geri kalan sorunları ortak hükümete havale edebilecek kadar güven göstermelidirler. Onun için hep beraber AB müktesebatının askıdan indirilmeye başlamasını talep etmelidirler.