YKP, Kıbrıs, Yunanistan ve Türkiye Yeşiller Akkuyu’ya karşı eylem yaptı

150

[pe2-gallery album=”http://picasaweb.google.com/data/feed/base/user/101418267063791862141/albumid/5845946415836369969?alt=rss&hl=en_US&kind=photo”]

Türkiye’de Silifke ilçesi yakınlarında kuruluş çalışması başlatılan Akkuyu Nükleer Santralı’na karşı Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) ile Kıbrıs Yeşiller Partisi, Ledra Caddesi’nde eylem yaptı. Yüzlerine taktıkları gaz maskeleri ve beyaz tulumlarla dikkat çeken eylemciler, Yunanistan Ekolojist Yeşiller ve Türkiye Yeşiller Partisi’nin de imzalarını içeren ortak açıklama yaptılar.

Ortak açıklamada, Kıbrıs’ın karşı kıyısında, Akkuyu’da nükleer santral inşa edilmesine karşı mücadelenin süreceği belirtildi.

“Türkiye hükümetince işlenen bu ekoloji suça karşı birlikte mücadele” çağrısına yer verilen ortak açıklamada, Japonya’da yaşanan trajediye ve hasar gören nükleer santralden sızan radyasyonun yarattığı tehlikeye dikkat çekildi.

Akkuyu’ya inşa edilecek bir santralin normal çalışması sırasında veya ciddi bir kaza sonucu yayılacak radyasyonun, yakında yaşayan insanlar dâhil tüm canlıların yaşam kalitesini tahrip edeceği ifade edilen açıklamada, Ecemiş fay hattı üzerinde bulunan Akkuyu’da bir radyasyon sızıntısı olması durumunda santralin çevresindeki onlarca kilometrelik bir alanın zarara uğrayacağı kaydedildi.

YKP, Kıbrıs Yeşiller Partisi, Yunanistan’dan Ekolojist Yeşiller ve Türkiye Yeşiller Partisi imzalı ortak açıklama şöyle:

 

 

Nükleer çare değildir

İnsanlık, 11 Mart Cuma günü meydana gelen depremin neden olduğu tsunami ve karmaşanın dehşet verici sonuçlarından acı çekmekte olan Japonya’nın yaşadığı trajediyi büyük hüzün ve endişeyle takip ediyor.

Özellikle, hasar gören nükleer santralden sızan radyasyon ve ciddi bir nükleer kaza olasılığı endişe yaratmaktadır.

Japonya’daki nükleer kaza, birçok ülkenin nükleer projelerine karşı küresel bir protestoya neden olmaktadır. Bu ülkelerden biri de, Kıbrıs’ın karşı sahillinde olan Akkuyu’da bir nükleer santral inşa etmeyi planlayan Türkiye’dir.

Buraya inşa edilecek bir santralin normal çalışması sırasında veya ciddi bir kaza sonucu yayılacak olan radyasyon, yakında yaşayan insanlar dâhil tüm canlıların yaşam kalitesini tahrip edecektir. Doğu Akdeniz havzası çok geniş ve iç içe geçmiş bir ekosistemdir. Bir radyasyon sızıntısı olması durumunda santralin çevresindeki onlarca kilometrelik bir alan zarara uğrayacaktır. Çernobil kazası hâlâ Karadeniz havzası çapında insanlara ve çevreye sorunlar yaratmakta ve atmosfere radyasyon sızıntısı nedeniyle yaşanan binlerce ölüm, ölü doğumlar ve hastalıklar, aynı hatanın tekrarlanmasına izin vermemektedir.  Japonya’nın bugün karşıkarşıya kaldığı nükleer tehlike, dünyanın birçok bölgesi ve özellikle de Ecemiş fay hattı yakınında olduğu bilinen Akkuyu için önemli bir örnektir.

Nükleer atıklar kendi başlarına etkileri yüzyıllar sürecek büyük bir ekolojik faciadır, ve sızıntı tehlikesinin her zaman var olması nedenilyle kimse güvenli bir şekilde ortadan kaldırılabileceklerini iddia edemez.  Nükleer atıkların ortadan kaldırılmasının mailyetinin çok yüksek olması,  nükleer enerjinin ucuz bir kaynak olduğu yönündeki iddialara bir yanıt oluşturmaktadır. Ne bu maliyet ne de çevreye verdikleri zararın maliyeti hesaplanmaktadır. Gerçekten merak etmekteyiz: Kim nükleer attıkları onbinlerce yıl topraklarında muhafaza etmek isteyebilir?

Konvansiyonel enerji kaynaklarının yüksek maliyetinin bilincindeyiz. Petrol giderek azalmakta ve fiyatı sürekli olarak yükselmektedir. Kömür ve doğal gaz da atmosferi kirletmekte ve iklim değişimi sorununu artırmaktadır.

Her gün tanık olduğumuz iklim değişikliği, yukarıda sözünü ettiğimiz enerji kaynaklarını kullanmaktaki yanlış ısrarlarının sonucudur. İnsanlığın, temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına geçmekten başka bir çaresi bulunmaktadır. Çok miktarda ve zararsız olan güneş enerjisinin ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının sağladığı avantajla enerji kullanımının giderek azaltılması, enerji gereksinimlerimizi karşılamada tek güvenli ve kesin yöntemdir.

Bizim için çare nükleer enerji değildir.

Bizler, Kıbrıs Yeşiller Partisi, Yeni Kıbrıs Partisi, Türkiye’den Yeşiller Partisi ve Yünanistandan Ekolojist Yeşiller olarak, Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıslı Türkler ve Türkiyeli ve Yunanistanlı Yeşiller olarak, birlikte, temiz enerji kaynaklarıyla temiz bir çevre için mücadele edeceğiz. Kıbrıs’ın karşı kıyısında, Akkuyu’da nükleer santral inşa edilmesin karşı mücadele vereceğiz. Ekolojimizin müşterek kaderinin farkındayız ve Kıbrıslı, Türkiyeli ve Yunanistanlı nükleer karşıtlarını Türkiye hükümetince işlenen bu ekoloji suçuna karşı birlikte bir mücadeleye çağırıyoruz.