YKP, Kıbrıs sorunundaki son gelişmeleri değerlendirdi: HİÇBİR GAYRET YOK!

86

YKP, Kıbrıs sorunundaki son gelişmeleri değerlendirdi. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Uzun bir zaman ileri adım atılmayacağı görülen BM tarafından “suçlama oyunu” olarak değerlendirilen görüşmelerin tıkandığı ilan edilmişti. Tıkanıklığın çözülmesi için Türk tarafının önce Rum tarafındaki seçimler, Hristofias’ın tekrar aday olması için çözüm umudu olmasını görmek istemesi, hükümetinin azınlığa düşmüş olması nedeniyle ileri ciddi adım atamayacağının ortaya çıkması ve AB dönem başkanlığı sırasında taviz vermeyeceğinin açık olması nedeniyle umut beslemediği açıklanmıştı.

Sonrasında ise yeni bir girişimin ancak bir süre ile kısıtlanması, BM’nin arabuluculuğunun kabul edilmesi ve uluslararası toplantının mümkün olması halinde kabul edileceğinin Türk tarafının istekleri hatta kırmızıçizgileri olduğunun belirtildiği görülmüştü. Bunun sağlanması yönünde de adımlar izlenmiş ve bazı ülke ve kuruluşların desteği aranmıştı.

BM ise görüşmelerin ara verildiği bu dönemde ilerleme sağlanması olası olan adımlar için komitelerin çalışmasını ve somut adımlar atılmasını salık vermişti. Bu amaçlarla da Downer’i devrede tutmuştu.

Taraflar Downer’e dur dememekle ama hızlı adımlar atmamakla “suçlama oyunu”’na devam etmek istediklerini gösterdiler. Nedeninin dünyanın ayrılmayı destekleyecek adımları hoş karşılamaması ve ayrı devleti kabul etmeyeceğini göstermesidir.

Eroğlu’nun BM genel merkezine giderek çözüm iradesini ortaya koyduğunu söylemesi, komite çalışmalarını desteklediğini duyurması ve görüşmelerin ucu açık sürdürülemeyeceğini söylemesi de “suçlama oyunu”’nun bir parçası oldu. Buna ek olarak denizlerde bulunan gaz yataklarından sonra karada da aramaya başlanmasından sonra bulunacak olan gazın Türkiye üzerinden Avrupa’ya gitmesi önerisini yapması ve arama işletme çalışmalarında işbirliği istemesi iyi niyetli olduklarını gösterme çabasının ötesine gitmiş değildir. Bunu da izlenim yaratma gayreti olarak görmek gerekir.

Anlaşılan durum bırakılan yerde devam etmektedir ve barış kilidini elinde tutanlar yerlerinden kıpırdamamışlardır.

Masada adı ne konulursa konulsun çıkmaza girilmiştir. Taraflar sözde yüzde doksandan fazla noktada uzlaşmışlardır. Bunları uygulamaya koysalar birleşik Kıbrıs devleti işlemeye başlayabilir ve o geriye kalan sorunları tüm Ada’nın temsilcisi olarak ele alabilir. Lakin dünya da, BM de biz de tarafların uzlaştık dedikleri noktalara sadık kaldıklarına inanamıyoruz. Nitekim BM ulaşılan noktayı yani uzlaşılan noktaları bir belgeye dökmedikleri için hata edip etmediklerini sorgulamaya başlamıştır.

Çözüm ihtiyacı her alanda kendini belli ederken yetkililerin gayret içinde olmalarını kabul etmek olamaz. Adaletsizliği kınarız.