YKP Karpaz’daki ölümlü kazayı değerlendirdi: “BU KAZA, İŞVEREN İHMALİNDEN KAYNAKLANAN İŞ KAZASI İZİ TAŞIYOR”

122

YKP Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Kanatlı, geçen hafta meydana gelen Karpaz’daki ölümlü kazayı değerlendirdi ve “bu kaza, işveren ihmalinden kaynaklanan iş kazası izi taşıyor” açıklamasında bulundu. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Kıbrıs’ın kuzeyinde çalışma koşulları, bunun karşılığında alınan ücretler, yoksulluk sınırı son hafta içinde bir kez daha gündeme geldi…

Ülkede bir yandan GSMH’nın ne kadar yükseldiği, fert başına düşen gelirin ne kadar arttığı söylenirken, Cuma günü aniden nüfusun yüzde 15’nin yoksul sınırı altında yaşadığı ilan edildi.

Ülkede kaç kişinin yaşadığı ve kayıt dışı nüfusun yaşam koşullarının bilinmediği gerçeği ile düşünüldüğünde aslında bu korkunç bir rakamdır. Ayrıca yoksulluk sınırı diye ortaya konan yıllık rakamın da yıllık asgari ücret altında olduğu ilan edilmesi ile Kıbrıs’ın kuzeyindeki rejim utangaçça da olsa kuzeyde asgari ücretin altında insan çalıştırıldığını veya ihtiyacı olanlara asgari ücret altında maaş verildiğini kabul etmiştir ki bu utanç verici bir durumdur.

Bunun yanında Cuma günkü gazetelerdeki bir haber yine dikkat çekiciydi. “Hidayet Sarı’nın ölümüne, Ayten Öztilkiler’in de ağır yaralanmasına yol açan ekmek dağıtıcısı tutuklandı” haberi aslında daha fazla dikkat edilmesi gereken haberken, maalesef herkes bunu basit bir trafik kazası olarak okuyarak, hatta şoföre lanetler okuyarak okuyup geçti.

“Karpaz bölgesinde ekmek dağıtımı yapan 26 yaşındaki Hüseyin Cüce, sabah 05.00 raddelerinde direksiyon başında uyuya kaldı, yönetimindeki JJ 138 plakalı araç ile karşı şeride geçti” haberi, aşırı alkol ve benzeri madde kullanımından yolda uyuyarak karşı şeride geçen birinin haberi değildir.

Kıbrıs’ın kuzeyinde 8 saat çalışma, 8 saat dinlenme ve 8 uyku gibi yıllardır mücadelesi verilen basit 888 talebinin artık bu coğrafyada anlamsızlaştığı, özel sektördekilerin ortalama 10 saatin üstünde ve haftada 7 gün çalıştırıldığı yani haftalık 40 saat çalışma süresinin çok üzerinde insanların çalıştırıldığı ama sanki 40 saat çalıştırılıyormuş gibi asgari ücret alındığı bu coğrafyada bilinin genel bir sırdır.

Dinlenme ve uyuma özelikle araç kullananların ve dikkat gerektiren işte çalışanların olmazsa olmazı olması gerekirken buna uyulmadığı en yetkililer tarafından bilinmesine rağmen ses çıkarılmadığı koşullarda daha öncede benzeri yaşanan acı gerçek bizi bulmakta, kazalar olmakta, insanlar ölmekte, maddi ve manevi zararlar ortaya çıkmaktadır.

Vicdanımızı kurtarmak için ise “otomobili ezdi, geçti” gibi cümlelerle yapılan haberi süsleyip sorundan kaçabileceğimizi düşünebiliriz. Ancak bu kaza, dikkat gerektiren bir işte yeterli dinlenme olanağı sağlanmayan personelin yorgunluğuna bağlı yani işverenin ihmalinden kaynaklanan iş kazası izi taşmaktadır. Benzer trafik kazası gibi gözüken iş makinesi ve ağır yük aracı kullananların yaptığı kazalarda da benzer izler vardı ancak konu yeteri tarafından Kıbrıs’ın kuzeyinde tartıştırılamadı. Zaten Kıbrıs’ın kuzeyindeki çalışma koşulları herkesin ağır ve dinlenme hakkı hiçbir emekçiye yeteri kadar verilmemektedir.

Avrupa Birliğine uyumdan geçen dönemden beri bahsedenlere defalarca YKP olarak yaptığımız Avrupa Sosyal Şartı ve AB’nin emekle ilgili müktesebatının hayata geçirilmesi çağrımız havada kalmıştı.

Bu bir kez daha dile getiriyoruz. Bu noktada “Çalışma Sürelerinin Düzenlenmesine İlişkin 4 Kasım 2003 Tarih Ve 2003/88/EC Sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifi”ni hatırlatırız.

Direktiften:

3. Madde: “Üye Devletler, her bir işçi için 24 saatlik bir dönemde 11 saat asgari sürekli dinlenme süresini temin etmek için gerekli önlemleri alır.”

5. Madde: “Üye Devletler, her işçinin 3. maddede belirtilen 11 saatlik günlük dinlenme süresine ek olarak her bir 7 günlük sürede kesintisiz asgari 24 saatlik dinlenme süresini temin etmek için gerekli önlemleri alır.”

6. Madde (b) fıkrası: “Fazla mesai de dâhil olmak üzere her bir 7 günlük ortalama çalışma süresi; 48 saati aşmaz.”

(ab.calisma.gov.tr/direktif/2003-88tr.doc)

(Gözden Geçirilmiş) Avrupa Sosyal Şartı da Kıbrıs’ın kuzeyinde düzenli ve sistematik olarak ihlal edilmektedir.

Madde 2: Adil çalışma koşulları hakkı; Madde 3: Güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları hakkı; Madde 4: Adil bir ücret hakkı; Madde 5: Örgütlenme hakkı; Madde 6: Toplu pazarlık hakkı gibi temel çalışma yaşamını düzenleyen konulardaki ve ILO sözleşmelerinin sistemli ihlal sonucu Kıbrıs’ın kuzeyi tam bir köle cennetidir.

Bu nedenle bir kişinin ölmesi, bir kişinin ağır yaralanmasına sebep veren ekmek dağıtıcısı değil, daha fazla kar elde etmek için işçileri kölelik koşullarında çalışmaya zorlayan patronlar ve buna göz yuman yöneticilerdir yani sistemin kendisidir…

Bu koşullarda YKP, konu ile hakkında ilgili ve yetkili tarafları bağımsız soruşturma yapmaya ve gerçek ihmali olanları yargılamaya çağırır.

YKP bir kez daha ülkedeki kötü çalışma koşullarına dikkat çeker, emek örgütlerini ve diğer oluşumları Avrupalı çalışma yaşamı için, AB içindeki emeği koruyan müktesebatın hemen yaşama geçmesi için mücadeleye çağırırız.

ILO sözleşmelerini, Avrupa Sosyal Şartını, Çalışma Sürelerinin Düzenlenmesine İlişkin 4 Kasım 2003 Tarih ve 2003/88/EC Sayılı AP ve Konsey Direktifini ve benzeri sözleşme, direktif ve şartı hayata geçirilmesi için ilgili ve yetkili taraflara bir kez daha çağrı yaparız…