YKP: HER YAN YANGIN YERİ

136

YKP, son siyasal gelişmeleri değerlendirdi. Açıklama şöyle:

Biz, önümüze konan sirki seyrederken arkada birçok dolaplar dönmektedir.

Her gün kurultay masalları ile uyutulan toplumun altından geleceği çalınmaktadır.

Kıbrıs sorunu gibi her şeyi kısıtlayan bir gerçek önümüzde durduğu sürece, sosyo-ekonomik alandaki sorunlarımızın birçoğunu çözemeyeceğimiz artık birçok kesim tarafından kabul edilmektedir. Statüko yıllardır Kıbrıs’ın kuzeyini tam bir ateş çemberinde tutmaktadır. Kıbrıs sorununda tam bir çıkmaz yaşanmakta ama masalcıları dinlerken uyuyakalan toplum bunu gözden kaçırmaktadır.

Geçen hafta Ercan Havaalanı ihalesi yapıldı ama sirkteki hengameyi seyrederken özelleştirme işlemi tamamlandı. Henüz daha karar aşaması tamamlanmamasına rağmen, herkes sustu, kararı beklemekte!

Yeni yıkım paketi hazır, bunun kime ait olduğu tartışılmakta! Tüm kurumlara yerleştirilen TC bürokrasisi tarafından atanmış ‘uzmanlar’ tarafında bu coğrafyada hazırlanan paket için ‘yerli malı’ etiketi vurulmak isteniyor, montaj sanayi için ne kadar yerli üretim denebilirse, bu pakete de o kadar yerli malı denebilir!

TC yardım heyeti artık tek bina içinde değildir, tüm kurumların içine yayılmış durumdadır. Öyle ki, Lefkoşa Belediyesi’ndeki bir sorunla ilgili bu uzmanların raporları sayesinde TC başbakanı devreye girebiliyor! TC yardım heyetinin hazırladığı raporlarda, Kıbrıs’ın kuzeyine dair DPÖ’nün hazırladıklarından çok daha güncel bilgi bulunmaktadır. Bu da TC yardım heyeti bürokratlarının tüm kurumların içinde nasıl çalıştıklarını göstermektedir.

TC yardım heyeti deşifre olunca göstermelik olarak bir süredir şeffafmış gibi yapıyordu; artık web sayfasını da kapatarak kendini gizlemeye başladı! Yani, küçücük bir şeffaflığa sahip olmayı bile risk edemediler!

Bu yeni paketin yarım kalan eski paketin tamamlanmasını da içereceği biliniyor; telefon, elektrik ve diğer kurumların TC sermayedarlarına devri henüz tamamlanmadı!

Bunun yanında tohumculuk yasası gibi tarımda ciddi kısıtlamalar getiren yasal çalışmaların da tamamlanması bu pakete girecek. Türkiye’den su getirme ile düşünüldüğünde gıda egemenliğini de yakında ciddi ciddi tartışmaya başlayacağız!

Eğitimde son 2-3 ayda yaşanan sorunlar içinden geçtiğimiz durumu anlatan tipik örnektir. Külliye tartışması, TED yönetiminin kararı olmaksızın ilahiyat koleji öğrencilerinin TED’e yerleştirilmesi, eğitim yılı başlamasına rağmen, 3 ay kapalı olan okullarda tadilatların henüz yeni başlamış olması, öğretmen eksikleri! Tümü bize nasıl bir statüko içinde yaşadığımızı anlatmakta! Kimin nereye gideceğine, kimin nerde okuyacağına da TC karar vermekte! Okullardaki inşaat çalışmalarında ve öğretmen atamalarında partizanlık yapılmakta! Nüfus artışı devam etmekte bu nedenle geçen sene ile kıyaslandığında, artan öğrenci sayısı nedeniyle de önemli bir öğretmen açığı kamu okullarında açığa çıkmıştır! Başkasının talimatları ile yönetilen, yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ayyuka çıktığı bir statükoda yaşamaktayız!

Bunu belediye işlerinde de görmek mümkündür, deresini bile ıslah edemeyen, kaç senedir aynı yerde ısrarla su baskını olmasına rağmen, özensiz, usulsüz, plansız işler yapıp ‘bundan sonra su baskını olmayacak’ demecini verip, bir sene sonra bu açıklamayı unutturmaya çalışan bir siyasal yapı, bunu hatırlatmayan medya!

Her yanda usulsüzlük, yolsuzluk, çürüme kendini net olarak göstermektedir. Kıbrıs kuzeyinin tamamı tam anlamı ile yangın yeridir!

‘Yabancı uzman’ katkısı ile TC yasalarından parçaların ve pratiklerin ‘montajlanması’ ile yapılan ‘yerli malı’ paket ile sosyo-ekonomik yaşam biraz daha içinden çıkılmaz hal alacağı aşikârdır.

Böylesi durumlarda yeni kurucu bir siyasal hattı inşa etmek önemlidir. Bu statükoyu ortadan kaldırmadan sosyo-ekonomik alandaki sorunların birçoğuna temel denebilecek iyileştirmeler bile yapmak güçtür. Bu nedenle erken seçim masalına kanmadan yeni bir sokak mücadelesi, toplumsal hareketin örgütlenmesi önemlidir.

YKP, bu kesimleri böylesi bir mücadelenin örülmesi için daha fazla katkı koymaya çağırır!