YKP ev sahipliğinde siyasi partilerin ara bölgedeki rutin toplantısı yapıldı

62

Bazı Kıbrıslı Türk ve Rum siyasi partilerin ara bölgede gerçekleştirdiği rutin toplantılara 16 Kasım tarihinde devam edildi.

Ledra Palas Otel konferans salonunda saat 10.30’da başlayan toplantının ev sahipliğini Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) yaptı.

Toplantıda YKP’nin önerisi üzerine, “Kıbrıs sorununun çözümü için başka bir yol mümkün mü? – Paket antlaşmanın durdurulması ve uygulanabilecek her şeyin uygulanması, bir çerçeve antlaşmanın hazırlanması ve güven arttırıcı önlemlerle desteklenmesi” konusu ele alındı.

Siyasi partilerin, Kıbrıs sorununa bir çözümün bulunması amacıyla yapılan müzakereleri desteklediklerini ve daha çok Güven Artırıcı Önlemlerin onaylanmasını talep ettikleri belirtildi.

Görüşmeden sonra ortak açıklamayı okuyan Slovakya’nın Kıbrıs Büyükelçisi Anna Turenicova, Çarşamba günkü görüşmede Kıbrıs sorununa bir çözümün bulunması için başka bir yol olup olmadığı konusunu ele aldıklarını söyledi. Slovakya Büyükelçisi, her iki tarafın siyasi parti liderleri ya da temsilcilerinin Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunması amacıyla yapılan çalışmaları desteklediklerini söyledi. Turenikova, partilerin devam eden müzakere sürecine daha fazla güven artırıcı önlemlerin dahil edilmesine inandıklarını belirtti.

Siyasi partilerin bir sonraki toplantısı 7 Aralık’ta gerçekleştirilecek.

 

Kıbrıs sorununun çözümü için başka bir yol mümkün mü?

Kıbrıs sorunu çok uzadığı için görüşmeler suçlama oyunu haline döndü. BM’in özel temsilcisinin gelişme rapor etmesine yardım edip iyi niyet gösterebilmek için görüşmeciler yeni noktalar bulmak için savaş veriyorlar. Fakat ana sorunlar çözülmemiş olarak kaldı. AB müktesebatı ve Avro’nun tüm adada kullanılması incelendi ama bu konular zaten AB tarafından düzenlenmiş olduğu için değerli zaman kaybedildi. Toprak yani idari bölge belirleme hâlâ bekliyor.

Bir yeniden birleşmiş devlet kuracağız ama kurulmadan her sorunu çözmeye çalışıyorlar. Bu olanaksız ve anlamsızdır. Bu arada taraflar birçok konuda anlaştılar ve iki toplumlu ve iki bölgeli bir federal devleti kurmaya hazırdırlar. Şayet sorunu çözmeye karar verirler eminiz ki kapsamlı bir çözüm için geriye çok az konu kalır. Deneyimlerimiz ve en son örneği de Kuzey İrlanda gösterir ki uygulama başladıktan sonra çıkacak problemleri çözme şansına sahip oluruz. Ayni zamanda çok değerli deneyimlerimizi de kullanabiliriz. Uzlaşılmış noktaları uygulamak için bir yol haritası çizeriz ve kapsamlı bir çözüm için ilerleriz.

Paket antlaşma, güven arttırıcı önlemeler için gerçekte bir engel oluşturdu. Önlemlerin uygulanışının önündeki zorlukları ve kısıtlamaları biliyoruz. Araç sigorta sorunları ve iki taraf arasında para transferleri bize kanıtlıyor ki paket yapma yerine yeni seçeneklere ihtiyaç vardır. Paket antlaşma yapma kararı iyi ilişkileri ve yakın işbirliğini ertelemektedir. Birçok işler yasadışı para transferi ile yapılıp güçlükleri göğüslenir. Halk niye politikacıların bir çıkış yolu bulmasını beklesin? Bırakalım halk yolunu bulsun ve çözümü kolaylaştırsın.

Gecikmeler tersini yapıp çözüme zorluk çıkarıyor, nüfus yapısının bozulması gibi… Bir nüfus sayımına ve nüfus yapısının korunması için pratik önlemlere gerek vardır.

Nüfus yapısının bozulması tek başına çözümü engellemeye yeter. Rum toplumu bu kadar büyük bir yerleşik nüfus ile yeniden birleşmeyi asla kabul etmez çünkü bu nüfus Kıbrıslı Türkleri kontrol için kullanılır. Türkiye yerleşiklerle önce Kıbrıslı Türkleri sonra onlar aracılığı ile iki toplumlu ortak hükümeti denetleyebilir.

Yerleşiklerin insan haklarından bahsetmek kolaydır ama şimdiden onların Kıbrıslı Türklerin iradesine etkilerini konuşmak zorlaştı. İlk gelenleri geri yollamanın ve Ada’da doğanları göndermeyi düşünmenin zorlukları üzerine düşünerek çok değerli zaman tartışmalarla kaybedildi. Ama bu kadar büyük oranda yabancıyı kabul edip absorbe etmenin sorunları hakkında konuşmuyorlar.

Durumu korumak ve barış sürecini sürdürmek için bir şeyler yapmaya gerek vardır. Uluslararası boyutların farkındayız. BM’nin sorumluluğu yanında AB’nin kendi içi sorunu olan Kıbrıs sorununda sorumluluk almasına ihtiyaç vardır. Fakat bu durum bozulurken ve çözüm olanaksız hale gelirken önlem almayı ertelemeye mazeret olmalıdır. Kıbrıs sorunu uluslararası ilişkileri zehirlemekte ve barışa katkı yapmasını beklediğimiz gereksindiğimiz AB’nin itibarına da zarar vermektedir.