YKP: “Elektrik Kurumunda yaşananları kaygı ile izliyoruz!”

72

YKP, KIB-TEK’teki son gelişmeleri değerlendirdi. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Kıbrıs’ın kuzeyindeki hukuksuzluk, keyfilik son dönemde yaşananlarla adeta tavan yaptı.

Elektrik Kurumu’ndaki icraatlar, hem EL-SEN hem de çeşitli siyasi partiler tarafından eleştiri yağmuruna tutulurken, sanki bir şey yokmuş gibi, kimse umurlarında değilmiş gibi KIB-TEK yönetimi herkesi yok sayarak kararlar almaya devam etmektedir.

EL-SEN grevi sırasında bazı medya kurumları üzerinden yaptıklarını propagandanın başarılı olduğunu düşünüp kendilerince doğru saydıkları yola devam ediyorlar.

EL-SEN’in tüm uyarılarına rağmen kuruma yeni personel alımı süreci sonuçlanmak üzeredir. Böylesi koşullarda sendika greve gittiğinde, gene sendika mı suçlu olacak?

Eğer Kurumun gerçekte bu istihdamlara ihtiyacı varsa, özerk bir Kurum olacağı sözünden hareketle, kendi kararını sendika ile birlikte katılımcı, şeffaf ve demokratik süreçler işletilerek alması gerekirdi ama niyet belli ki siyasi istihdamdır!

Tüm bu süreçler sürerken 2 Şubat 2012 tarihli ve MD.1/2012-EÇ.1/2012 sayılı “Elektrik Kurumu ile Aksa Enerji Üretim AŞ arasında İmzalanan Kalecik-II Sözleşmesi’ne İlişkin Hazırlanan Ek Protokol-I Taslağı Hakkındaki Rapor” başlıklı Sayıştay Denetim Raporu ortaya çıktı.

Bu raporda açıkça Hükümet edenlerin ve KIB-TEK yönetiminin aldıkları kararlar ile Kurumu zarara uğrattığı anlatılmaktadır…

Bu rapor, Kurum’un ivedi olarak özerkleştirilmesi gerektiğini ortaya koyan önemli bir belgedir.

Raporun daha en başından sayfa 6’da; “Yaşanan bu süreç ve yaptığımız tespitleri de dikkate aldığımızda; Aksa Enerji Üretim AŞ’nin mevcut sözleşme ve buna bağlı olarak yapılan protokollerin özüne uygun olarak davranmaktan imtina ettiği ve her ne kadar iletim hatları ile ilgili yer problemi neden gösterilse de aslında, AKSA Şirketinin başından beri sözleşme kurallarına uymadığı taahhüt ettiği enerji üretim seviyesine hiçbir zaman gelemediği, Sözleşmede belirtilen Fazla enerjinin sadece Yakıt Bedeli ödenerek alınması gerektiği halde bunun da ‘Kira+Yakıt’ bedelinden ödenerek alınmasını sağlandığı hatta çevre açısından da büyük önem arz eden filtre ve arıtma tesislerini kurmak yerine ceza ödemeyi tercih ettiği tespit edilmiştir.” denerek AKSA-KIB-TEK ilişkisinin ne kadar sağlıksız ve AKSA lehine, Kurumun aleyhine bir zeminde devam ettiği ortaya konmaktadır.

Raporun 11. sayfasında buna önemli bir örnek verilerek “Kıb-Tek’e ait santraller ile Kalecik santralı arasında kendi güç kullanımları açısından ters bir ilişkinin olduğu görülmüştür (…) Bunun nedeni de Aksa Enerji Üretim AŞ ile yapılan antlaşmalar bağlamında taahhüt edilen enerji alım garantilerinden dolayı Kurum Santralleri’nin zorunlu olarak düşük kapasitede çalıştırılmasıdır” denmektedir.

Raporun sonuç kısımda “Sadece kira bedeli ödenmesi halinde dahi, 2010-2024 döneminde Aksa Enerji Üretim AŞ’ye ihtiyaç fazlası 302.729.644.-USD ödeme yapılacağı, bugün itibariyle de söz konusu tutarın 232.576.120.-EURO denk geldiği ve bu durumda da yaklaşık 9 milyon Euro’ya mal olan santrallerden 26 adet alınabileceği” şeklinde tespitler de mevcuttur.

Gene raporun sonuç kısmında “Ek Protokol-1 Taslağı uygulamaya konsa bile yine 2015 yılından itibaren, öngörülen pik yük talebini karşılama yetersizliğinin yeniden gündemde olacağı, bu cihetle “enerji alım garantisi” yönteminin çözüm olamayacağı, dolayısı ile Kurumun enerji üretim artırımına yönelik yatırım yapma gereğinin kaçınılmaz olduğu, aksi yapıldığı veya aynı firma ile devam edildiği takdirde enerji sektöründe tekelleşmeye doğru gidileceği sonucuna varılmıştır” denmektedir.

Raporda ayrıca alım garantisi protokolünün yürürlüğe konması halinde ihtiyaç olmadığı halde AKSA’ya yüz milyonlarca dolar ekstra ödeme yapılacağı detaylı şekilde anlatılmaktadır. Raporun ilk kısmında geçmişte de AKSA’ya çeşitli başlıklar altında ekstra ödemeler yapıldığı, ödenmemesi gereken paraların ödendiği de anlatılmaktadır.

Sayıştay Denetim Raporu ortadadır, KIB-TEK yönetimi yeni alım garantisi protokolü konusunda aldığı kararlarla Elektrik Kurumunu zarara uğratacak, elindeki Teknecik gibi santralleri devre dışı bırakarak elektrik ihtiyacının karşılanmasını tamamen özelin yani AKSA’nın insafına terk edecektir. Bu tekelleşmeden başka bir şey değildir.

KIB-TEK yönetimi aldığı ve almaya çalıştığı kararlarla AKSA’ya haksız ödemeler yapmakta, yapmayı taahhüt etmekte, yani Kurumun ekonomik yapısını bozmaya devam etmektedir.

KIB-TEK yönetimi almaya devam ettiği yeni istihdamlar, elektrik borçlarının affedilmesi gibi kararlarla Kurumu daha da batağa sürüklemektedir.

Tüm bu yapılanların tesadüf olduğuna inanmamız artık imkânsızdır.

YKP, KIB-TEK’teki son gelişmeleri değerlendirdi.Hükümet edenler KIB-TEK yönetimini kullanarak bile bile Elektrik Kurumunu batağa sürüklemekte, özele devredilmesini kaçınılmaz kılmaya çalışmaktadır. Bu süreci hızlandırdığı da son kararları ile belli olmaktadır ki Kurum özerkleştirilirse bile kurtarılamasın ve Sayıştay Raporunda da dikkat çekilen tekel durumuna doğru ‘doğal’ olarak sürüklenelim!

YKP, Elektrik Kurumunda yaşananları kaygı ile izlemeye devam ediyor.