YKP, dün Maraş’ta yaşanan olayları, gözaltıları değerlendirdi

110

YKP Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Kanatlı, yaptığı açıklamada dün yaşanan olayları değerlendirdi ve gözaltındakilerin serbest bırakılmasını istedi. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Dün bir grup Avrupa Parlamenterinin, asistanlarının, bazı eski Maraş sakininin ve bir grup din adamının Maraş kapalı bölgesinde gözaltına alındıklarını önce yabancı kaynaklı haber ajanslarından öğrendik. Sabah başlayan süreç akşamüzeri GKK açıklaması ile resmi olarak Kıbrıs’ın kuzeyindeki medyaya yansıdı. Bu da Kıbrıs’ın kuzeyindeki şeffaflık ve habere ulaşmaktaki değerlerimizin ne kadar zayıf olduğunu ortaya koyan bir olgudur. Avrupa Parlamenterleri gözaltına alınıyor ve dünya ayağa kalkmasına rağmen resmi makamlar saatler sonra açıklama yapıyor, çünkü kamuoyunu bilgilendirme, kamuoyunun doğru bilgi almasının kaygısını duyan bir yönetime sahip değiliz…

Onbinlerce insanı zorla evlerinden edildiği 1974 sonrası Maraş, yıkılmış, harabe haliyle bugüne kadar geldi. Maraş’ın geçmişteki durumu göz önüne alındığında bir ilgi merkezi olacağı aşikardı. Dönemim en önemli turizm merkezi olan, hatta yabancı birçok otel sahibinin mülk sahibi olduğu Maraş bu şekli ile yalnız Kıbrıslıları değil, yabancıları da ilgilendiren bir konu oldu, olmaya devam ediyor…

79’daki doruk antlaşmasındaki 10 maddeden biri olan güven artırıcı önlem çerçevesinde Maraş’ın iadesi önerisi Denktaş’tan gelmiş, bu tarihten itibaren da daha da fazla ilgili odağı olmuştur.

Güven arttırıcı önlem özelliği 1991 Ghali Fikirler Dizisine paralel ortaya konan Güven Artırıcı Önlem paketi içinde kapsamlı şekilde yer alması nedeni ile perçinlendi.

En son AİHM kararlarında da Kıbrıs Türk liderliğinin tanzim komisyonuna rağmen Maraş konusunda Türkiye mahkûm olmuştu. Çünkü Kıbrıs Türk liderliğinin savunmasının temelini oluşturan 74 sonra oluşan defakto durum içinde birilerinin yerinden edilmesi ve yerlerine başkalarının yerleştirilmesi görüşme süresinin parçası olduğu yönündeydi. Maraş ise bunun dışında olduğunu çünkü kapalı bölge olduğunu, yer değiştirecek biri olmadığını AİHM aldığı en son karar ile Kıbrıs Türk liderliğine hatırlatmıştı.

Tüm bu nedenlerle böylesi bir bölgenin bırakın ziyaret edilmesini, fotoğrafının çekilmesini bile yasaklayan zihniyeti anlamak mümkün değildir. Askeri anlamda stratejik yerlerin fotoğraflanmasının yasaklanmasının bir mantığı olurdu, bugünkü internet ortamında uydu görüntülerine ulaşmak bu kadar kolay olmasa ama özellikle Maraş’ın her milimine bugün internetten, uydu görüntülerinden ulaşmak mümkün!

Daha önce de Avrupalı Parlamenterler, AP’de direk bu konu görüşülürken izin isteyip Maraş’a ziyaret gerçekleştirmek istemişlerdi ama izin verilmemişti.

Böylesi bir ortamda bir grup Avrupa Parlamenteri ve yanındakiler belki biraz sorumsuzca ama medya ile olmadığı için bunun eylem olmadığını söyleyebileceğimiz bir halde askeri yasak bölge iddia edildiği yere girmişlerdir.

Giriş nedeni bir ev sahibinin eskiden yaşadığı evini göstermesi ve bölgedeki dini yerlerin durumunun gösterilmesi olduğu medyaya yaptıkları açıklamalardan anlaşılmaktadır.

Böylesi insani bir konuda yapılan hareketi ülke güvenliğini tehlikeye atacak bir hareket gibi sunmak yalnız bizim gibi militarist düşünce ile yönetilen ülkelerde mümkündür.

Sorun bununla bitmemiştir. GKK’nın bildirisi ülkemizdeki saçma sapan düzenin de yansımalarını içermekteydi. Bildiri askeri bölgede yakalandıklarını söylüyor, geçmişte de olduğu gibi askeri mahkemeye çıkarılacaklar, işlemlerini askeri makamlar yapacak ancak buna rağmen ‘soruşturmayı Mağusa Polisi yapıyor’ gibi bir açıklama göz boyamaya çalışmaktan başka bir şey değildir, kendilerini gülünç duruma düşürmektedirler.

Arkasından gelen Cumhurbaşkanlığı Basın Bürosu açıklaması, suçluluğun, şaşkınlığın, ne yapılacağının bilinmemesinin tüm izlerini taşımaktadır. Acemice kaleme alınan bu açıklamada GKK açıklamasını düzeltme gayreti her satırında göze çarpmamaktadır… GKK açıklamasında dışişleri ile koordineli derken, cumhurbaşkanlığı açıklamasında Özel Temsilcisi kanalıyla gerekli tüm girişimleri yapıldığı belirtildi. Kimin ne girişimini yaptığını bile açıklamakta bunca çelişki gösterenlerin diğer açıklamalarına da güvenmek mümkün değildir.

Cumhurbaşkanlığının “KKTC, başka olaylarda olduğu gibi yaşanan bu son olayda da Diplomatik statüye sahip şahısların yerleşmiş uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde tabi tutulmaları gereken kuralları dikkate alarak hareket etmiştir. Avrupa Parlamentosu milletvekilleri de bu çerçevede muamele görmüştür” açıklamasındaki bölüm ise Avrupa Parlamenteri olduğu dönemde tutuklanan ve bir süre gözaltında kalan Matsakis olayı hatırlandığında gözaltı rezilliğinden ve GKK açıklamasından kendilerince kurtulma çabası olarak okunması gerekir…

Tüm bu yaşananlar kabul edilemez. Gözaltında tutulan 2 kişinin sağlık problemleri de olduğu bilinmektedir. Bu nedenle hemen serbest bırakmalarını talep etmekteyiz.

Maraş gibi bir bölgeyi, böylesi tuhaf uygulamalarla bırakın ziyarete, fotoğraf çekmeye bile yasaklayan zihniyetin hemen şimdi değiştirilmesi gerekmektedir. 37 senelik tuhaf uygulamalar son bulmalıdır.

YKP, daha önce de ortaya koyduğu gibi çözüme giden süreçte askerin çekilerek Maraş’ın hemen şimdi yasal sahiplerine iade edilmesi talebini de hatırlatır…