YKP, Diyarbakır’da Newroz kutlamalarına katıldı

67

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) tarafından bu yıl Newroz Amed’de / Diyarbakır’da 20 Mart’ta bir milyondan fazla kişinin katılımı ile kutlandı. Kutlamalarda YKP de bir delegasyonla yer aldı. Delegasyonda, YKP Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Kanatlı ve YKP fem aktivisti ve YKP Parti Meclisi üyesi Faika Deniz Paşa bulunuyordu…

 

Newroz etkinlikleri, Diyarbakır’daki temaslar ve Hasankeyf’te yerinde inceleme

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) tarafından bu yıl Newroz Diyarbakır’da 20 Mart’ta “Ji bo jîyanek bi rumet an azadî an azadî (Onurlu bir yaşam için ya özgürlük ya özgürlük)” sloganıyla kutlandı… Bir milyonun üzerinde kişinin katıldığı Newroz kutlamasının ardından BDP ve DTK eş başkanlarının çağrısı üzerine, Newroz alanından, Kürt sorununun çözümü için Diyarbakır’ın içindeki Koşuyolu Parkı’nda kurulan “Demokratik Çözüm Çadırı”na doğru yüz binlerce kişinin katılımı ile “Özgürlük Yürüyüşü” adı altında yürüyüş de gerçekleştirildi. Koşuyolu Parkı yakınına gelen kitleyi polis barikat kurarak durdurmak istedi, polisin tazyikli su ve gaz bombası atarak başlattığı saldırı sonrası olaylar yaşandı. YKP Delegasyonu hem kutlamalara katıldı, hem de yürüyüşe… YKP Delegasyonu, Koşuyolu Parkında yaşananlara da birinci elden tanıklık etti…

YKP Delegasyonu Diyarbakır’da bulunduğu sürede ayrıca Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) ;Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Ali Aydın ile de görüştü. YKP Delegasyonu ayrıca Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret ederek burada Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve Meclis Başkanvekili Hacı Haspolat ile de görüştü. YKP delegasyonu ayrıca 19 Mart’ta “Demokratik Çözüm Çadırı”nı ziyaret edip, burada kadın örgütlerinden bir grupla görüşmeler yaptı.

Delegasyon, ayrıca yaklaşık 12.000 yıllık bir tarihe sahip olan ve Ilısu Barajı’nın tamamlanması ile sular altında kalacak, bu nedenle yıllardır birçok siyasi parti ve demokratik kitle örgütünün ciddi bir kurtarma mücadelesi verdiği Hasankeyf’e gitti, yerinde incelemelerde bulundu…

 

Diyarbakır’da Newroz

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) tarafından bu yıl Newroz Diyarbakır’da 20 Mart’ta “Ji bo jîyanek bi rumet an azadî an azadî (Onurlu bir yaşam için ya özgürlük ya özgürlük)” sloganıyla kutlandı…

Diyarbakır’da, milyonlarca insan Bağlar Belediyesi Newroz Parkı’nı adeta mahşer gününe çevirdi. Miting meydanına iki kilometre mesafede panzer ve çevik kuvvet konumlandırılırken çevik kuvvetin 500 metre ilerisinde de 17 kontrol noktası oluşturuldu.

 

Etkinlik

Kutlamanın açılış konuşmasını yapan Newroz Tertip Komitesi Başkanı Nesip Gültekin, Newroz’un direniş olduğunu belirterek, halkın Newroz’unu kutladı. Müzik dinletisinden sonra konuşan DTK Eş Başkanı Ahmet Türk, Kürt sorununun barışçıl yollarla çözümü için fırsatlar bulunduğunu ve diyalogla sorunun çözümünü istediklerini belirterek, “Kürt halkı özgürlük ve barış yolunu ortaya çıkarmış. Önümüzde önemli bir fırsat duruyor. Bu fırsatı barış merhalesine çevirebiliriz. Bunun fırsatı vardır. Barışın yolunu Kürtler her zaman açık bırakıyor. Gelin Kürtlerin ve Kürt Halk Önderi’nin elini tutun” çağrısında bulundu. Ardından konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ise, şunları belirtti: “Newroz Seyit Rıza’yı, Mazlum Doğan’ı, Ronahî, Orhan Doğan, Vedat Aydın’ı anmaktır. Biz onların yolunda yürüyoruz. Newroz çözümdür. Demokratik Özerklik çözümüdür. Kendi rengimiz, dilimiz ve kimliğimizle yaşayacağız” dedi. BDP Eşgenel Başkanı Gülten Kışanak da “Amed 12 Haziran’da yapılacak seçimini bugün yaptı. Zaferini ilan etti. Kutluyorum sizin zaferinizi” diye ekledi. Demokratik Özerkliği inşa etmenin sürecinin geldiğini söyleyen Kışanak, Kürtlerin taleplerini şöyle sıraladı: “Kürt halkı kendi kimliği ile yaşamak istiyor. Demokratik anayasa Kürt halkının kimliğini güvenceye almalı. Yine Kürt halkı anadillerinde eğitim istiyor. Türkiye’deki tüm anadillerin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyor. Hayatın her alanında kendi dilimizi konuşmak istiyoruz. Demokratik bir anayasa anadil hakkını da güvence altına almalı. Üçüncü talebimiz Demokratik anayasada olmazsa olmaz talebimiz öz yönetim hakkımızdır. Bu halk kendi kendini yönetmelidir vesayetçi sistem sona ermelidir. Demokratik Özerklik Türkiye’nin de kurtuluşudur.”

 

Özgürlük Yürüyüşü

Konuşmaların ardından bir milyonun üzerinde kişinin katıldığı Newroz kutlaması BDP ve DTK eş başkanlarının çağrısı üzerine, Newroz alanından, Kürt sorununun çözümü için Koşuyolu Parkı’nda kurulan “Demokratik Çözüm Çadırı”na doğru yüz binlerce kişinin katılımı ile “Özgürlük Yürüyüşü” adı altında yürüyüş başladı. BDP ve DTK eş başkanları ve seçilmişlerin yanı sıra Newroz’a katılan davetlilerin ön saflarda yer aldığı yürüyüş Kürt sorununun çözümü için Koşuyolu Parkı’nda kurulan “Demokratik Çözüm Çadırı”nda son bulması planlanıyordu ancak Koşuyolu Parkı yakınlarında Polis panzerlerle kitlenin önünü kesti. Burada yolu kesen kitle yolu trafiğe kapatarak, yolun açılmasını ve yürüyüşün çadırın önünde son bulması için polise çağrılarda bulunuldu. Bu sırada kitleye polis tarafından müdahale edildi. Gaz bombaları ve panzerlerden sıkılan tazyikli su ile yapılan müdahaleye kitle de taşlarla karşılık verdi. Polis yoğun gaz bombası kullanırken, Koşuyolu Parkı içinde bulunan “Demokratik Çözüm Çadırı” da dahil bir çok yere tazyikli su sıkıldı, gaz bombası atıldı. Bazı gaz bombalarının helikopterlerden de atıldığı gözlemlendi. Çoğu kadın, çocuk, yaşlılar ve yabancı delegasyondan oluşan ve çatışmanın olduğu sokaktan uzakta bir yerde Parkın içinde olan “Demokratik Çözüm Çadırı” civarına da çok sayıda gaz bombası atıldı.

 

YKP Delegasyonun gözlemleri

YKP Delegasyonu konu ile ilgili gözleminin ortaya koyarken bu çatışmanın anlamsızlığına dikkat çekti. Yüzbinlerce kişinin kilometrelerce yürüyüp Çadırın yakına geldiğini belirten delegasyon üyeleri, eylemin tamamlanmasına birkaç yüz metre kalan polisin oluşturduğu barikatın çatışmaya davetiyeden başka bir şey olmadığına vurgu yaptılar. Kitleye orada orantısız güç kullanıldığını, taş atan çocukların yaşları ile düşünüldüğünde panzer ve özel kıyafetli, özel donanımlı polislerinin müdahalesinin yerinde infaz olduğunu söyleyen delegasyon, olay sonrası polisin parkın giriş ve çıkışına tutarak aynı infazı park içindekilere de yaptığını söyledi. Delegasyon, kitlenin kaçacak bir yeri kalmadığı koşullarda direk kitleyi gözeterek yerden ve helikopterlerden kalabalık kitlelerin üzerine gaz bombası atılması sonucu ciddi yaralanmaların olduğunu gözlemlediklerini, bu yaralananların ciddi bir kısmının ise çatışmaların çok uzağında, çadır civarında olanlar olduğunu da not ettiler. Delegasyon, bu olaylar yaşanırken birçok yabancı konuk ve gazetecinin de bu saldırılardan etkilendiğini, bu görüntülerin çok kısa sürede tüm dünyaya yayılacağını, bunu bile bile böylesi bir saldırganlığa girişilmesinin anlamsızlığına dikkat çekti. Delegasyon, bu saldırılardan sonra yurtdışından yükselecek tepkilere Türkiye yetkililerinin mağdur olma hallerinde açıklama yapmasının da kendi kamuoyuna propagandadan aşka bir işe yaramayacağını söyledi, tüm olayların onlarca yabancı gözlemci önünden yaşandığını vurguladı. Delegasyon bu tip saldırgan tutumların hiçbir diyalog ortamına yardımcı olmadığını, sorunların şiddetten uzak methodlara çözülmesi gerektiğine vurgu yaptı… Delegasyon ayrıca yalnız Diyarbakır’da bir milyon, Türkiye’nin çeşitli yerlerindekilerle kutlamalarla bu sayının daha yükseklere çıktığına da vurgu yaparak, tüm eylemlerde barış vurgusunun kaçırılmaması gerek bir fırsat olduğunu, çatışmalarla Türkiye halkının yeniden belirsizlik ortamına sürüklenmemesi için yükselen bu taleplerin TC yetkililer tarafından yok sayılmamasını dilediklerini de söyledi…

 

YKP Delegasyonun görüşmeleri

YKP Delegasyonu Diyarbakır’da bulunduğu sürede ayrıca Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) ;Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Ali Aydın ile 19 Mart, Cumartesi günü BDP Diyarbakır İl Binasında görüştü. Görüşmede Türkiye’deki ve Kıbrıs’taki son gelişmeler değerlendirildi. YKP delegasyonu Kıbrıs’ta son süreçte yaşananlar, eylemler ve YKP’nin bu konularla ilgili görüşlerini Mehmet Ali Aydın’a aktardı. Aydın’da Türkiye’de, Diyarbakır’da yaşananlar, BDP’ye yapılan baskıları ve Kürt sorunun geldiği son aşamaları aktadır. YKP delegasyonu da bunu üzerine BDP yöneticilerinin, seçilmişlerinin tutuklu olarak süren davalarını yakından takip ettiklerini, bu sebeple geçtiğimiz aylarda yeniden Diyarbakır’da bulunduklarını aktararak, dayanışmalarını BDP’ye bir kez daha ilettiler…

YKP Delegasyonu ayrıca Diyarbakır Belediyesini 21 Mart, Pazartesi ziyaret ederek burada Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve Meclis Başkanvekili Hacı Haspolat ile de görüştü. Görüşmede çeşitli konularda fikir alış verişinde bulunuldu. Baydemir, özellikle Diyarbakır surlar içine yönelik restorasyon projelerini anlatarak, Kıbrıs’a geldiğinde Lefkoşa’daki restorasyonları da görme fırsatı bulunduğunu, bunların başarılı restorasyonlar olduğunu anlattı. YKP Delegasyonu da bilgi aktarımı sonrası, YKP’nin Lefkoşa surlar içine yönelik askersiz Lefkoşa kampanyası konusunda bilgi verdi. YKP Delegasyon, BDP’den bazı milletvekillerini konuk ettiklerini hatırlatarak, kendilerini de adada görmek istediklerini söyleyerek davet yapmaları üzerine Baydemir, adaya gelmek istediğini ama KCK davaları çerçevesinde yurtdışı yasağının bulduğunu söyleyerek yasağın kalkması halinde gelmek istediğini söyledi. Bunun üzerine burada da YKP Delegasyonu, KCK davasına yönelik tavırlarını Baydemir’e aktararak, seçilmişlere karşı çoğu tutuklu süren davaların kabul edilemez olduğunu vurgulayarak dayanışmalarını ilettiler…

YKP delegasyonu ayrıca 19 Mart, Cumartesi günü “Demokratik Çözüm Çadırı”nı ziyaret edip, burada kadın örgütlerinden bir grupla görüşmeler yaptı. Görüşme öncesi Çadırda bulunanlara kısa bir konuşma yapan YKP Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Kanatlı, TC işgali altındaki bir coğrafyadan geldiklerini belirterek daha önceki bölgeye ziyaretleri sonucu bu bölge ile Kıbrıs arasında TC’nin uygulamaları açısından birçok benzerliklerinin bulunduğunu belirtti. Kanatlı, sorunun şiddetten uzak, diyalog ile çözümü için, barış için sürdürülen eylemlere ve çalışmalara desteklerini vurguladı ve Newroz’da bu dayanışmalarının somut ifadesi olarak burada olduklarını söyledi.

Daha sonra çadırda kadın örgütleri ve kadın kooperatifleri temsilcileri ile YKP Delegasyonu bir görüşme yaptı. BDP, seçilmiş olduğu yerlerde fiili olarak Belediye eş başkanlığı sistemi başlatmıştı. Kadın örgütleri ile yapılan toplantıya Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Hafize İpek da katıldı. Toplantıda kadın örgütleri temsilcileri Diyarbakır başta olmak üzere bölgede süren çalışmalar hakkında bilgi verdiler. Ana hedeflerinin kadın eksenli barış olduğunu anlatan temsilciler, bölgede süren düşük yoğunluklu savaşın neden olduğu travmalara karşı da sürekli çalışma yaptıklarını aktardılar. Temsilciler 1990-1995 arası bölgedeki 4000 köyün boşaltıldığını ve bunların çok ciddi kısmının çok kısa zaman dilimleri içinde Diyarbakır ve varoşlarına geldiklerini, bunun da özellikle kadınlar açısından birçok sorunu yarattığı anlatan temsilciler, kadınlarla dayanışma, sorunlarını çözmek için birçok merkez ve kooperatif oluşturduklarını anlattılar. Temsilciler zorunlu göçün, bölgede süren şiddetin ve yoksulluğun aile içi şiddeti yaygınlaştırdığına da dikkat çekerek, bunu namus, töre cinayetleri olarak da kamuoyuna yansıdığını anlattılar. Kadın kooperatifleri konusunda bilgi veren temsilciler, fiili ekonomik şiddete karşı bu kooperatiflerin kurulduğunu anlattılar…

Konuşmada Barış Anneleri İnisiyatifi adına bir anne de Kürtçe kısa bir konuşma yaptı, kadın örgütünden temsilci kadınlar da YKP delegasyonu için çevirisini yaptı. Anne, acılar yaşadıklarını tüm acılara rağmen barış diye haykırdıklarını anlattı. Anne, bugüne kadar canlı kalkan olduklarını, barış için her şeyi denediklerini, Erdoğan, Gül başta olmak üzere tüm yetkililerle görüşerek dertlerini anlattıklarını ama sonuç alamadıklarını söyleyerek çadırdaki oturma eyleminin son olduğunu, çözüm bulununcaya kadar burada oturmaya karar olduklarını vurguladı. Anne, son olarak annelerin gözyaşının renginin olmadığını, hiçbir annenin ağlamaması için mücadele ettiklerini söyleyerek tüm yetkililere daha fazla ölüm olmaması çağrısı yaptı…

YKPfem aktivisti Faika Deniz Paşa’da konuşmasında süren çalışmaları değerli bulduklarını, bir ay önce Diyarbakır Bağlar Belediyesi’nin Kadın Konferansı’na katıldığını burada yaşadıklarından etkilendiğini söyleyerek, deneyim paylaşımının devam etmesini diledi, YKP ve YKPfem olarak da sürdürülen mücadeleye desteklerini ve dayanışmalarını ortaya koydu…

 

Hasankeyf Ziyareti

YKP Delegasyonu ayrıca yaklaşık 12.000 yıllık bir tarihe sahip olan ve Ilısu Barajı’nın tamamlanması ile sular altında kalacak, bu nedenle yıllardır birçok siyasi parti ve demokratik kitle örgütünün ciddi bir kurtarma mücadelesi verdiği Hasankeyf’e 21 Mart, Pazartesi günü gitti, yerinde incelemelerde bulundu…

YKP Delegasyon, Hasankeyf’in korunması gerek çok önemli bir kültürel miras olduğunu bölgeye yaptıkları ziyaret ile çok net olarak anladıklarını vurgulayarak, tüm insanlığa ait olan böylesi bir kültürel mirasın korunmasına yönelik süren kampanyalara tüm kesimlerin mutlak katılması gerektiğine bu aşamadan sonra çok daha net inandıklarını söylediler. YKP delegasyonu “Dicle nehri üzerindeki Hasankeyf’teki köprü Kemer açıklığı itibarıyla Ortaçağ’da yapılan köprülerinin en büyüğüdür. Ortadaki büyük kemeri taşıyan iki orta ayağın arasındaki açıklık 40 metredir. Yalnızca böylesi bir eserin bile sular altında kalacak olması durumun vahametini göstermektedir. Bölge on binlerce yıllık bir yerleşim geleneğine sahiptir, birçok önemli kültürel mirasa ev sahipliği yapmıştır, Ilısu Barajı bu nedenle tam anlamı ile kültürel bir cinayettir. Bunun yanında ekolojik bir katliamdır. YKP olarak, bunları yerinde gördükten sonra Hasankeyf’in korunmasına yönelik sürdürülen mücadeleye daha fazla katkı yapmamız gerektiğine inandık, bu nedenle en kısa sürede gerekli girişimleri yapacağız” görüşünü ortaya koydu…

YKP delegasyonu Cumartesi sabah gittiği Diyarbakır’dan Pazartesi günü geç saatlerde adaya döndü…

 

Yorumlar

  1. Turkiye’nin bize dayattigi Mersin-10 yurtdisi kodu, bence Turkiye’nin hurriyetimizin Mersin limani onlerine kadar oldugunu beynimize isletmeye calismasinin bir urunudur.Bu sebeple YKP’nin bu ziyaretini cok etkili ve tutsak zincirinin bir halkasini koparma islemi olarak goruyor ve de tebrik ediyorum.