YKP: DAYATMALAR DEVAM EDİYOR

134

YKP, sosyal güvenlik yasalarında yapılan değişiklikleri değerlendirdi. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Bir kez daha sosyal güvenlik sisteminde değişiklikler tartışılmaktadır…
Daha önce benzer tartışmaları yeni ‘Sosyal Güvenlik Yasası’nı CTP geçirirken yaşamıştık…
Sosyal Güvenlik sistemleri neo-liberal saldırganlığın hep gündeminde olmuş ve sürekli olarak ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. Özel emeklilik ve hayat sigortalarını teşvik etmek için çalışma yapmışlardır.
Avrupa Sosyal Şartının hala kabul edilmemiş olması, özel sektörde örgütlenme hakkı, sendikalaşmanın hala daha adı konmamış yasaklanmaya tabii tutulması, çalışanların ücretlerinin ise uzun yıllar çalışılmasına rağmen sürekli olarak asgari ücret olarak kalması Kıbrıs’ın kuzeyindeki çalışma yaşamanı tam anlamı ile kölelik düzenine çevirmektedir.
Böylesi bir ortamda emeklilik yaşının artırılmasının bu kölelik sisteminin süresinin uzatılmasından başka bir anlamı olmayacaktır.
Buna rağmen bu uygulama sosyal güvenlik sistemlerini kurtarmayacağını daha önce de söylemiştik.
Sosyal Güvenlik sistemi bir tür dayanışma fonudur ve 3 iştirakçisi, yani işçi, işveren ve devletin yatırımları ile oluşur. Bu üçlüden yalnız işçi yatırımlarını yaparken diğerlerinin yatırımlarını yapmadıklarını bilmeyen kalmadı. Bu yatırımlar sağlanmaz ise ki sağlanmasına yönelik herhangi bir çalışma yapılmamaktadır, sosyal güvenlik sisteminin önümüzde yıllarda, hem de çok uzun olmayan bir zamanda gene çökeceği herkes tarafından bilinen bir gerçektir.
Bunun haricinde devlet bu fonda biriken parayı canı çektiğinde düşük faizli kullanmakta sonra ya geriye ödememekte ya da yıllar önceki değeri ile fona geri vermektedir. Yılların getirisi ile ise bu para aslında azalmıştır.
Sosyal Güvenlik sistemi aslında okullarda çocuklara öğretilen havuz probleminden başka bir şey değildir. Havuz üç çeşme ile dolması hedeflenmektedir ama ikisi çoğu kez akmamaktadır ayrıca havuzun dibine hükümetler kaçak çeşme koyup boşaltmaktadırlar da… Böylesi bir ortamda halen daha ağır aksak akmaya çalışan çeşmenin boyutlarını değiştirerek bu havuzun kurtulabileceğine anlatmaya çalışanlar, bu matematik formülünü ilkokul çocuklarına anlatsınlar ve bu havuz problemini çözmelerini istesinler, ilkokul çocukları bile havuzun dolması için nelerin yapılması gerektiğine daha doğru karar vereceği açıktır.
Sosyal Güvenlik sistemleri hükümetlerin değildir, işçilerindir. Bu nedenle sistemin kurtulması için öncelikle bu sistemden yararlananların temsilcilerine devredilmesi gerekir. İşçi temsilcileri ise bu sistemin kurtulması için alacaklarını her kim olursa olsun tahsis etmesi için etkin mücadele şekilleri geliştirmelidir. Fonda toplanan para ise atıl veya hükümetlerin yedek bütçesi değildir. Paranın kullanım, kullandırılması şekli de gene işçi temsilcilerinin denetiminde olması gerekir.
Öncelikli olarak bu düzenleme yapılmadan birikimlerin eritilip gitmesine, yatırımlarının yapılmamasına önlemler geliştirilmeden sosyal güvenlik sistemlerinde kurtarılamaz.
Bu nedenle son yasal düzenleme TC’nin maaş ödemeleri için kaynak aktarımı için yaptığı dayatmadan başka bir şey değildir.
YKP, TC son dayattığı ekonomik pakettekilerin ciddi kısmın tamamlandığı, özelleştirme yasalarının yakında meclise geleceğini, bundan sonrasının ise yeni yıkım paketlerinin hazırlanmasına başlanması olduğunu hatırlatır.
YKP, çalışma yaşamanın iyileştirilmesi için bir kez daha Avrupa Sosyal Şartı’nın hayata geçirilmesi çağrısı yapar…
YKP, çalışma yaşamı, çalışma saatleri ve ücretleri ile ilgili koşulların derhal gözden geçirilmesi ve iyileştirilmesi, haftalık 40 saat normal çalışma koşulları için düzenleme yapılması talep eder. AB uyum yasaları çalışmalarına “Çalışma Sürelerinin Düzenlenmesine İlişkin 4 Kasım 2003 Tarih Ve 2003/88/EC Sayılı AP ve Konsey Direktifi”nin eklenmesi çağrısı yapar.
YKP bir kez daha acentaların çözüm üretemeyeceğini, çözümün sokaktan iktidar olduğunu altını çizer…