YKP çek konusundaki gelişmeleri değerlendirdi: “Bu idare çağın dışında kalmıştır”

85

YKP Yürütme Kurulu üyesi Alpay Durduran’ın açıklması şöyle:

Ülkemiz şirket skandalları ile çalkalanıyor. Üstelik skandal devletin denetimindeki bankalarla ilgilidir. Yani şirketlerin güvenliliğini sağlamakla yükümlü olan devlettir, bankalar onun için şirket olarak kurulmuş olanlar tarafından kurulmak zorundadır ve tasfiyeye sokulanlar merkez bankasının yönetimine alınmıştır. Hesaplarının işletilmesi için de gene devlet demek olan şirketler mukayyitliği görevlisidir.

Birçok insan tamamen devletin kontrolünde olan şirketlerdeki alacakları nedeniyle acı çekmektedir. KTHY gibi tasfiyeye alınan ve mahkemenin denetiminde bulunan kayyumla idare edilende de durum aynidir. Kimisinde devralınan alacaklar sorundur, kiminde borçlar sorundur ve insanlar haklarını beklemektedirler. Devlet ise oralarda hazineyi korumak soygun yapılmasına bile engel olmamaktadır.

Everest Bank’ın varlıklarının yağmalandığı eski maliye bakanı Ahmet Uzun tarafından açıklanmış ve başsavcıya yüzlerce sayfa olan iki rapor hazırlayıp sunulduğu duyurulmuştur. Amma hiçbir bilgi verilmediği gibi bankanın alacaklarının tahsiline ciddiyetle eğilen olmamıştır.

Birçok bankanın daha alacaklarının takip edilmediği haberlere konu olmaktadır. Hükümet de alacakların tahsilinde geç kalındığını ilan etmiştir ve yasa yapmayı düşünmektedir.

Yeni maliye bakanı Tatar hem de başka partiden atanmıştır ama o da hesap soracağını iddia etmesine rağmen bir adım atmamıştır. Üstelik borçları olmadığını belirten insanlara musallat olanlardan bahsedilmektedir. Milyonlarca dolarlık servet yağmalanmış ve yağma devam etmektedir ama ciddi bir takip söz konusu değildir.

Yeni yetkililer eskilerinin pisliklerini örtmektedir ki yapanların yaptıkları yanlarına kâr kalmaktadır.

Şimdi de şirketlere yasal sorumluluklarını ve görevlerini bilen görevliler tarafından dikkat edilmediği ortaya çıkmıştır. Şirketten alacağına karşı aldığı çek karşılıksız kalan kişinin yetkiliyi sorumlu tutan ve karşılıksız çek verme suçundan işlem talep eden davasının kararı skandal yaratmıştır. Sanki yasalarımızda karşılıksız çek veren hukuki (tüzel)ve gerçek kişilerin sorumlulukları düzenlenmemiş gibi davranılmaktadır. Aslında karşılıksız çek vermeyi özel bir suç gibi düzenleme yanlıştı ve ilk çağdaş kafalı idare geldiğinde değiştirilecektir.

Amma şimdi de hak arama yolu açıktır. Avukatlarımız da devlete ve müşterilerine yasalardaki şirketlerle ilgili sorumlulukları tespit edip dava açılması yollarını göstermelidirler. Bir kişinin şirket yetkilisi olarak karşılıksız çek kesmesi kendi şahsi çekini ileri tarihli olarak kesmesi ve sonra karşılığını yatıramamasından daha ağır bir suçtur. Çünkü şirket çok daha karmaşık işler yapar. Onun için şirketler mukayyitliği, avukatlar ve mahkeme çok daha dikkatle halkı korumalıdır.

Bu idare çağdışında kalmıştır ve şirketler ve bankalarla ilgili çağdaş işleri yapacak yeteneği göstermemektedir.

İlgilileri faizler, alacaklar, kira tahsil, (karşılıksız çek olmasın diye) ileri tarihli çek furyasına son vermeye ve halkın parasının korunması konusunda aymazlıktan vazgeçmeye halkı hesap sorulması için baskı yaratmaya çağırırız. Faizler derhal ele alınmalı, bileşik faiz yasaklanmalı, iflas ve diğer şirketlerle ilgili bir rehber hazırlanıp avukatlara ve görevlilere dağıtılmalı, ilgililere ve yargıçlara brifing verilmeli, kira yasası kiracıları koruyacak ama istismarı önleyecek şekilde değiştirilmeli ve karşılıksız çekin değerinin olmadığı yasaya konup alacak senedinden daha değerli olmadığı belirlenmeli ve hapis öngörülmemeli ve hazinenin korunması için alacaklarının tahsili görevlendirilenlerin başarısı olarak şart görülmeli ve başarısızlar ve istismar cezalandırılmalıdır.

Hesap sormaya başlamadıktan sonra işlerin düzelmeyeceği bilinmelidir.