YKP: Boş laflara karnımız tok

104

YKP Yürütme Kurulu üyesi Alpay Durduran, Kıbrıs sorunundaki son gelişmeleri değerlendirdi. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Görüşmelerin tıkanması ile Kıbrıs sorununun ne olacağı hakkında halkımızın kafasını karıştıran açıklamalar yapılmaya başlandı. Ne yazık ki hep yapıldığı gibi toplumumuzun akıbeti için ne yapılacağı derinliğine ele alınmış gibi bir açıklama ortada yok.

Birinci soru bu kadar zaman federasyon çözümü için BM’nin ve tarafların emekleri ve harcamaları dikkate alınarak boşuna mı gitti sorusudur. Çünkü Türk tarafı ‘acilen çözüm ve tek formül federasyondur’ derdi. Yalnız şimdiki açıklamaları ‘bu iş buraya kadar, federasyon antlaşması sağlanamıyor başka yola giriyoruz’ şeklindedir. Nitekim görüşmeler sürerken bile ‘olmaz, olmayacak’ demekte idi. Zaten halkımıza da federasyonun zararlarından bahsedilirdi.

Halkın da Eroğlu’nun federasyon istemediğine inandığı ve Türkiye’nin de aslında istemediğine inandığını biliyorduk.

Yani görüşmelerde Türk tarafı dünyayı elinden geleni yaptığına inandırıp kötü görünmeden dünyanın ilgisiz kalmasını sağlamaya çalışmakta idi. Rum tarafı da bu şartlarda federasyon görüşmelerinin ilerlemesinin kendi istediği gibi bir federasyonun sağlanmasına değil daha çok tavizler vererek başka bir biçime dönmesine sebep olmasından korkmakta idi… O nedenle de dış faktörün müdahalesinden kaçınmakta idi.

Hal böyle olunca çıkmaz aşılamamıştır.

İkinci soru Türk tarafının başarılı olup görüşmelere dünyanın ilgisiz kalmasını sağlayıp sağlayamadığı sorusudur.

Her iki sorunun yanıtı da ne yazık ki bellidir. Harcamalar ve emek Kıbrıslı Türkler için boşuna gitmiştir. Üzerinde çok önceden anlaşılmış olan esasa ilişkin konular bir kazanımdır ama çoğu da gereksiz ayrıntılardır ve bundan sonra gündemde kalmaları bir sıkıntı yaratacaktır. İkinci sorunun yanıtı ise hayırdır. Türk tarafı görüşmelerde elinden geleni yaptığına inandıramamıştır. Kimse Türk tarafını alkışlamamıştır. Ona federasyondan kaçma hakkı tanımamıştır. Tam tersine AB-Türkiye gelişme raporu açıkça Türkiye’ye ‘daha fazla gayret et’ demiştir. Bununla da yetinmemiş Maraş’ı BM yönetiminde sahiplerine açmasını ve Mağusa limanın AB gözetiminde yasal işlemeye başlamaya izin vermesini istemiş ve Kıbrıs sorununun öncelikle çözümünü sağlamasını istemiştir. Ayrıca asker çekmeye başlama ve nüfus yapısının değiştirilmesine son verilmesi çağrısı da yaptı. Denizdeki ekonomik haklara müdahaleye de itiraz edilmektedir.

Taraflar şunu bilmek zorundadır ki Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi vazgeçilecek bir şey değildir. Dünya bunun sağlanmasını istemektedir. Dahası çözümle beraber kendilerine sıkıntı veren karşılıklı bir birlerini köstekleme çalışmalarının sona ermesini talep etmektedir.

Kıbrıslı Türklerin ihtiyacı da bir çözümdür. Onlara karşı da çözümü sağlamak bir borçtur. Boş laflara karnımız toktur. Diğer taraf istemez bahanesini kimse kabul edemez. Çözüm gereklidir ve bulunabilir. Ayak oyunlarında vazgeçilmelidir.