YKP: BM Türk tarafının tüm iddialarını ÇÜRÜTTÜ

123

YKP Yürütme Kurulu üyesi Alpay Durduran, BM Genel Sekreterinin son raporunu değerlendirdi. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Greentree üst düzey toplantılarından sonra Downer’in durumu tespit eden bir rapor hazırlaması ve ona göre görüşmelerin geleceğinin belirlenmesi kararına göre özel temsilci Downer raporunu hazırlayıp Genel Sekreter değerlendirmesi olarak Güvenlik Konseyi’ne sundu.

Eroğlu ekibi rapor öncesinde BM dâhil uluslararası toplumun her geçen gün daha fazla haklılıklarını teslim ettiğini vurgulamakta idi. Artık bu işin Rum tutumu nedeniyle bir sonuca ulaşmayacağını anladıklarını söylemekte idi. Tanınmamışlığın yarattığı sıkıntıların giderilmesi için destek olacaklarını belirtiyordu.  Ancak rapor iki tarafın da tutumundan memnun olmadıklarını belirtti. Türk tarafının harita görüşmeyi ve yeniden yerleştirilecekleri konuşmayı reddetmesini kınadı. Dahası Eroğlu tüm KKTC yurttaşlarının Kıbrıs cumhuriyeti yurttaşı olmasından başka bir şeyi kabul etmediğini ve etmeyeceğini vurguladı amma rapor tarafların yurttaşlık bahsinde iki tarafın belirlenecek sayıda kişinin Kıbrıs yurttaşlığına alınacağını tarafların kabul etmesinden ilerleme olarak bahsetti.

Yurttaşlık konusu hep önemli konu olarak görülmüş olduğu için tarafların prensipte uzlaşması ileri bir adım olarak BM raporunda vurgulandı ama Eroğlu bunu kabul etmediğini söyleyerek BM’yi yalanladı.

Downer’e sivil toplum örgütlerine madem memnun değilsiniz bu çıkmazdan bağırın dediği için koro halinde saldırıldı ama raporda bunun Downer’in görevi olduğu ve bu görevini yerine getirdiği için olumlu olarak bahsedildi. Ona sövüp sayanlar rapora bakarlarsa görürler ki Downer’e bu görevi veren karara anavatanları Türkiye de UBP acentası da onay verdi.

Rapor Eroğlu iktidarına sivil toplumu da görüşme sürecine dahil ettirme çağrısı da yaptı. Halkını görüşmelere ve çözüme destek vermesi için bilgilendirme ve aydınlatma görevini de hatırlattı. Barış isteyenlere ve bilgi isteyenlere küfür etme yerine destek olmasını istedi. BM’nin desteğini de vurguladı.

İşin en acıklı yanı ise kaynayan kazana dönen bölgemizde BM kaynaklarının Kıbrıs’ta harcanmasının sona erdirilmesinin acilliği vurgulandı. Kıbrıs’ın iç, bölgesel ve uluslararası durumu değişkendir ve fırsat çözüm için daha iyi olacak denilemez denildi.

Görülüyor ki görüşmelerde mahremiyet de istenirken halkın bilgilenmesi ve aydınlatılması esastır. Bunlar çelişmez; çünkü yalana başvurmadan ve provokasyondan medet ummadan halk aydınlatılabilir ve çözümün yararları gösterilebilir. Bir kez olsun halkın çözümden elde edeceği kazançlar anlatılmamıştır, hep öyle olursa mahvoluruz diye konuşulmuştur.

Tarafları birleşmiş bir Kıbrıs’ın sağlayacağı yararları konuşmaya davet ederiz.