YKP, BES eylemi sonrası yaşanan gözaltıları değerlendirdi, polis teşkilatına çağrıda bulundu: Copunu ve her türlü şiddetini insan hak ve özgürlükleri üzerinden ÇEK!

90

YKP, BES eylemi sonrası yaşanan gözaltıları değerlendirdi. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Kıbrıs’ın kuzeyinde polis şiddeti her yönü ile sürmekte…

28 Ocak eylemi sonrası Şubat’ta bizzat TC Başbakanı Erdoğan’ın komutu, talimatı, yönlendirmesi sonrası diğer TC’li bakan ve yetkililerin de açıklamaları sonrası, herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın eylemlerdeki bazı pankartlara yasaklar getirilmiş, polis bizzat kitlenin içine sürüler haline girerek, kitleye fiziki şiddet de uygulayarak kendince sakıncalı ilan ettiği pankartları toplamaya başlamıştır.

Polisin yarattığı gerilim ve uyguladığı baskı 19 Temmuz 2011’de, Erdoğan’ın gelişi ile zirve yaptı. Polis KTAMS içinden başlayarak, hem Hamitköy’de hem de eski KTHY önünde sistematik olarak psikolojik ve fiziki şiddet uygulamış, kendince tespit ettiği ‘sakıncalı’ pankartları içerde sendika yetkilileri olmadan, onların izni olmaksızın, sendika binaları üzerinden toplamıştır. 19 Temmuz gecesi kitlenin içine yumruğu havada dalan, önüne geleni yumruklayan ve yaptıkları birçok video görüntüsünde tespit edilen polis memuru Cevdet Durmuş konusunu da kapatarak polis teşkilatı, terörünü, şiddetini meşrulaştırma ve kalıcılaştırma yoluna gittiğinin net mesajını verdi.

Her eylemde abartılı sayıda tam teçhizatlı polisleri isimliklerini ve kimlik bilgilerini saklayarak eylemcilerin karşısına diken polis teşkilatı bu şekli ile eylem ve hak arama hakkını açıkça, keyfi olarak engellemekte, kendince önceden hiçbir bildirim yapmaksızın, belirlediği yolları, alanları eylemlere kapatmaktadır.

Polis teşkilatı bir süredir ayrıca yargısız infazını da yaygınlaştırma, kalıcılaştırma ve kanıksattırma peşindedir.

Soruşturmanın selameti amacı ile kendisine verilen gözaltı hakkını kötüye kullanarak bunu yargısız infaz kurumu şeklinde çalıştırmaktadır. Her eylem sonrası gözaltına aldığı kişileri tam olarak 24 saat tutarak açıkça amacının ‘soruşturmanın selameti’ değil cezalandırma olduğunu yaptığı hareketlerle ortaya koymaktadır.

Son BES eyleminde de bu yaşanmıştır. Polis kendince tespit ettiği bir miktar eylemciyi gözaltına almıştır. Bu soruşturma çerçevesinde olsa, bu kişilerin 24 saat tutulması değil, ifadeleri alınması tamamlandıktan sonra serbest bırakılması gerekirdi. Yetersiz personel iddiası da inandırıcı değildir. Eylemler için her eylemciye 2-3 polis düşecek şekilde polis bulabilen polis teşkilatının ifade almak için bulamaması kabul edilebilir bir durum değildir.

Ara bölgedeki Occupy Buffer Zone (Ara Bölgeyi İşgal Et) Hareketi’ni haksız ve abartılı şekilde Teröre Karşı Mücadele Timi’yle basan ve eylemcileri şiddet kullanarak ve yargısız infazla gözaltına alan Kıbrıs Rum polisi, bu kabül edilemez ve kınanan hareketine rağmen, gece yarısı gözaltına aldığı 20’den fazla aktivisti, 6 saat sonra sabah saat 6’da ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakmıştır. Ancak Kıbrıs Türk polisi ifade almaktan öte kişilerin özgürlükleri keyfi olarak yasaklayarak, gözaltı süresini bir cezalandırma mekanizmasına dönüştürmektedir.

İnsan hakları örgütlerinin raporlarına da yansıdığı şekli ile gözaltındaki işkence ve kötü muamele de yaygınlaşmaktadır.

Bunlar yetmezmiş gibi kendince belirlediği bir neden ve gerekçelerle geçişlerde de bir tür şiddet uygulamaya başlayan polis teşkilatının bu keyfiliği dikkat çekicidir.

Tüm bu yaşananlar kaygı vericidir.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin birçok maddesini ihlal eden polis teşkilatının bu tavırları karşısında demokrasi ve insan hakları savunucuları mutlaka tavır geliştirmelidir.

İnsan hak ve özgürlüklerini keyfi şekilde aldığı kararlarla ihlal edenlere karşı Lefkoşa Barosu’nu, Barolar Birliğini, hukuk çevrelerini, Roma Hukukunun silahlar siviller önünde diz çökmeli prensibine sahip çıkmaya elinde silahı, gücü bulunduranlara karşı hukukun, sivillere, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde açıkça belirtilen insan hak ve özgürlüklerine sahip çıkmaya çağırırız.

YKP, son gözaltına alınan ve özgürlükleri keyfi şekilde engellenen BES üyeleri ile dayanışmasının altını çizer.

YKP, polis teşkilatına copunu ve her türlü şiddetini insan hak ve özgürlükleri üzerinden çek çağrısı yapar.