YKP asgari ücret ve güneyden alış verişin engellenmeye çalışılmasını değerlendirdi

47

YKP Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Kanatlı, asgari ücret ve güneyden alış verişin engellenmeye çalışılmasını değerlendirdi. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Kıbrıs’ın kuzeyindeki anomaliler kim gelirse gelsin, kim gidersa gitsin değişmiyor…

Daha önce CTP’li maliye bakanı güneyden alışverişlere karşı savaş açmıştı, şimdi UBP’li… Ama ikisi de ağızlarından AB ile uyum falan laflarını da düşürmüyorlar… Ancak pratikte da sınırları kapalı bir ekonomiyle, “milli” sermayeyi ayakta tutmak için canla başla çalışmaktadırlar… “Milli” sermaye ile de anladıkları da net değil… Doğru düzgün ticareti düzenleyen, rekabeti düzenleyen yasaların olmadığı koşullarda, “seçilmiş” grupların korunmasına dayalı bir yapay bir “reel” sektör üzerinden ekonomik sektör yaşamını sürdürmekte. Bu nedenle bu tuhaf sistemde hem tüketici mağdur olarak bağırmakta, hem de esnaf! Aslında yöneticileri tüm kesimleri eksiksiz mağdur edebilme yeteneği gösterdiği için tebrik bile etmek gerek!

“Milli” sermayeyi ayakta tutan da aslında bir takım “sol” iddialı parti ve bireylerin bile söylemindeki “Rum’a bizi muhtaç ettiler” türündeki açıklamalardır… Kapitalizmi anlatan “paranın milleti olmaz” söylemi pratikte işlerken, sermayedarlar da buna uygun hareket ederken, tüketici olarak birilerine sınırlama getirilmesi kadar anlamsız eylem olamaz…

Kimin nerden ne alması ve ne almaması konusunda sürekli beyanlar verenler, bu yönde çalışma yapanlar, Kıbrıs’ın kuzeyine daha yaşanabilir ve çağdaş bir ülke haline getirmek için enerjilerini harcasalar sorunlar aslından temelli çözülecek ancak çağdışı rejimlerden böyle girişimler beklemek herhalde fazla iyimserliktir.

“Güneyden alış veriş yapmayın” diye ortalığı velveleye verenler şu gerçeği de unutmamalıdır ki Türkiye menşeli birçok ürün şu aşamada güney piyasasındadır ve kuzeydekinden daha ucuzudur, yani Kıbrıslı Türkler alış veriş yaparken Türkiye mallarını da güneyden alıyorlar ve Türkiye ile Kıbrıs Cumhuriyeti arasındaki ticari ilişkiler geliştikçe bu daha sık yaşanacak, bir kez daha altını çiziyoruz ki yöneticilerin bu anomalileri ortadan kaldıracak önlemleri geliştirmeleri gerekmektedir, yasaklarla bir yere varmaları mümkün değildir…

Kıbrıslılar için ülkenin her iki yanı bir olduğuna göre, rejimi yönetenlerin yarattığı anomalilerden kendini koruması için de serbest hareket etme imkanını kullanma hakkına da sahiptir. YKP bunu engellemeye yönelik her türlü baskı ve zor metoduna karşı mücadele etmiş, etmeye de devam edecektir.

“Milli” sermaye ayakta kalsın diye yapılanlar yalnızca “Urumdan mal almayın” çığırtkanlığı değildir. Asgari ücretle sefalet ve kölelik düzeninde yaşam konusunda tıpkı diğerleri gibi bu yönetim de sermayeden yana tavır geliştirdi…  “Milli” sermaye korumacılarının çağ dışı yaklaşımları ile emekçilere fatura edilen krizlerle ekonomik sorunların çözümlenmediği hatırlatırız.

Asgari ücretin anlamından saptırılarak, yaygın minimum ücret şekline kullanılması, ayrıca saçma sapan bir gerekçe ile çeşitli cezaların artırılması konusu gibi alakasız konuların asgari ücrete bağlanması Kıbrıs’ın kuzeyindeki sosyo-ekonomik yaşamı derinden etkilemektedir…

YKP, asgari ücret ile yoksulluk sınırını dikkate alacak minimum ücretin ayrıştırılmasını, çalışma yaşamında örgütlenme hakkı başta olmak üzere toplu iş sözleşmesi hakkının veya her işyerinde çalışanların temsilcilerinin de bulunacağı ücret komisyonlarının kurulması hakkının özeldeki her çalışana sağlanmasını talep eder…

YKP, bu konularla ilgilenecek, sorunları çözecek iş mahkemelerin bu süreçte ciddi bir ihtiyaç olarak önümüzde durduğunun da altını bir kez daha çizer…

Bu çerçevede yeniden ve bir kez daha Kıbrıs’ın kuzeyinde başta Avrupa Sosyal Şartı başta olmak üzere AB müktesebatındaki çalışma yaşamını düzenleyen direktif ve konvansiyonların hemen hayata geçirilmesi konusunda YKP olarak çağrı yaparız…