YKP: 1 Mayıs’ta sokaktayız!

135

Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Kıbrıs’ta da neo-liberal saldırganlık tüm hızı ile sürüyor

Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Kıbrıs’ta da patronlar, burjuvalar, finans kapitali elinde bulunduranlar tarafından, kendilerinin sebep olduğu krizin de etkisiyle işçi ve emekçiler sistematik olarak saldırıya uğruyor, hakları bir bir ellerinden alınıyor. Ekonomik yapı serbest piyasa koşullarına göre yeniden şekillendirilmeye çalışılmakta, her şey metalaştırılmaktadır.

Türkiye’nin işgali ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan TC asker ve sivil bürokratlarının vasiyeti Kıbrıs’ın kuzeyinde tüm yakıcılığı ile kendini ortaya koymaktadır. Neo liberal saldırganlığın tüm izlerini TC ile imzalanan protokollerde, ekonomik paketlerde bulmak mümkündür. Bu politikaların özelleştirme olarak bize yansıması kamusal hizmetlerin ve kamuya ait olan birçok kurumun Türk sermayesine peşkeş çekilmesidir yani Kıbrıs’ın daha fazla Türkiyeleşmesidir.

1 Mayıs’ın ortaya çıkış çalışma saatlerinin düzenlenmesine yönelik ortaya konan direnişle olmuştu. Kıbrıs’ın kuzeyinde 40 saatlik çalışma süresine uyan hiçbir özel sektör kalmamış durumdadır. Kıbrıs’ın kuzeyinde de günde 8 saat çalışma, 8 saat dinlenme, 8 uykunun sembolleştiği 8-8-8 hakkını almak için hemen şimdi mücadeleyi yükseltme zamanıdır… Bu nedenle herkese haftalık 40 saat, güvenceli, sendikalı İŞ diyoruz! Bu talep için mücadeleyi yükseltmeye kararlıyız…

Şimdiki taşeron, acenta UBP’nin emekçi düşmanı olan yanını bilmeyen yoktu ama yaptıkları ile bir kez daha bize kendilerini ispatlıyorlar. Sermayenin partisi olmakla övünen UBP, sahibinin sesine kulak veriyor, emekçilerin haklarını buduyor.

Bugün adanın kuzeyinde, ekonomik eşitsizlikler, göçler ve işsizliğin artması ile orantılı olarak, emek sömürüsünün en vahşi biçimi olan çocuk işçiliği yaygınlaşmakta, buna karşı bulunan mevcut yasalar ve koruma mekanizmaları yeterli olmamakta, uygulanmamaktadır.

İşçi sınıfı içerisinde kadınların oranı yok sayılamayacak kadar büyüktür. Emekçi kitlenin en az yarısını kadınlar oluşturmaktadır. Binlerce kadın ücretsiz aile işçisi olarak tarlada, işyerlerinde ya da evde görülmeyen emeği oluşturmaktadır. Özel sektörde işçi hamile kadınlar işten atılmakta, ya da doğum ve emzirme izni gibi hakları tanınmamakta, yasa dışı sayılan iş yerinde taciz caydırıcı cezalar ve koruyucu mekanizmalar ile desteklenmemektedir.

Gittikçe artan bir sayıda, dünyada neo-liberal sistemin yarattığı sosyo-ekonomik koşulların bir sonucu olarak, birçok zorla çalıştırma amaçlı insan ticareti mağduru yabancı emekçi, Kıbrıs’ta, doğup büyüdüğü topraklardan uzakta yaşam savaşı veriyor. Bu konuda bir yasal düzenleme bulunmaması ve gelmiş geçmiş tüm hükümetlerin duyarsızlığı ise sadece bir insanlık ayıbı olarak nitelendirilebilinir.

Ayrıca, ülkede sendikalaşma, çalışma koşulları ve benzeri alanlardaki ILO sözleşmelerinin uygulanmasını, geçen dönem hükümet olan emekten yana olduğunu söyleyen ‘sosyalist enternasyonal’ üyesi olmakla övünen parti elinde imkan olmasına rağmen sağlamamış, asgari ücreti düzenleyen kuralları emekçiden yana uygulamamış, Avrupa Sosyal Şartı’nı tek taraflı da olsa kabul edip yürürlüğe koymamıştır, vb…

Dediğimiz gibi neo-liberalizmin saldırganlığı sürüyor ama direniş geleneği de sürmeli, sokak kazanmalı!

Bu nedenle dünden bugüne miras kalan “KIZIL 1 MAYIS yaşıyor, yaşatacağız!” sloganına sahip çıkıyoruz;

1 Mayıs’ta YKP kendi sloganları, “sınırsız, silahsız, garantörsüz SOSYALİST KIBRIS” taleplerini dile getiren kendi pankartları ve kendi korteji ile alanlarda olacak!

YKP, tüm Kıbrıs’taki çalışanları emeğin 1 Mayıs’ı için düzenlenecek eylemlere katılamaya çağırır!

YKP, 1 Mayıs, Salı günü 17:30’da YKP Genel Merkezi önünde buluşup Kuğulu Park’tan başlayacak etkinliklere katılacak. Tüm üye, sempatizan ve parti dostlarımızı katılmaya çağırırız!