Yeraltı ve yerüstü kaynakları federal Kıbrıs’ın olacak

113

muratkanatli2Abbas Elmas – Yeni Bakış Gazetesi

Yeni Kıbrıs Partisi Örgütlenme Sekreteri Murat Kanatlı, Kıbrıs konusunda bir yandan inanılmaz bir hızla barış yönünde adımlar atılırken, bir yandan da ülke içinde daha önceden konuşulup anlaşılan noktalarda provokasyon yapılmaya çalışıldığını söyledi.  Kanatlı, özellikle mülkiyet konusunda Annan Planı döneminde kabul edilen uzlaşılar olduğunu ve referandumda evet denilmesine karşın şimdilerde bu konu üzerinde  çok sağlıklı tartışmalara varmayacak provokasyonlar ve manipülasyonlar yapılmaya çalışıldığını belirtti.

 

Yeni bir şey bulmuş gibi davranıyor

Eğer bir kiracınız varsa ve bu kiracı oradan çıkartmak isteniyorsa izlenmesi gereken prosedürün ortada olduğunu vurgulayan Murat Kanatlı, “Dünyada bunun yüzlerce örneği vardır. Bununla ilgili mahkeme kararları vardır. Kimseyi kedi yavrusu gibi çıkarıp da sokağa atamazsınız. Bunun olmayacağını Annan Planı zamanında çok konuştuk” dedi.

 

Tapuları kimse görmezden gelemez

İki konunun çok net olduğunu ifade eden Kanatlı, mülkiyet konusunun Hamurabi yasalarından berri devam ettiğini belirterek, eğer kullanıcıların elinde bir tapu varsa bunu kimsenin görmezden gelemeyeceğini kaydetti. İnsan hakları konvansiyonlarında bunları garanti altına almak için çalışıldığını belirten Murat Kanatlı, şu anda görüşmelerde yaşanan çıkmazların 1974 sonrasında Cenevre anlaşmalarına aykırı olarak hem nüfusun değiştirilmesi, hem de nüfus taşınmasıyla ilgili sıkıntıların tartışıldığını belirtti. Bunun doğru algılanması gerektiğine ve bu konunun sadece bizi değil, bütün dünyayı ilgilendirdiğine dikkat çeken Kanatlı,  bu aşamada yanlış bir karar çıkması halinde dünyanın bir kaosa girebileceğini söyledi. Bu yüzden Kıbrıs’ta da 74 sonrasında yer değiştiren 150 bin civarında Rum’un yüz bininin geri yerlerine dönebileceğini ve  insan haklarına saygı duyulmasının beklendiğini ifade eden Kanatlı, bu hakkın tahsis edilirken o mülkte oturan kullanıcının da hakları olduğunu, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın yaptığı “Herkes yerinde kalacak” açıklamalarının ise  eleştirilmesi gerektiğini söyledi.

 

100 bin Rum geri dönecek

Mülkiyeti konuşurken her iki tarafın da 100 bin Rum’un geri döneceğini çok iyi bilerek konuşması gerektiğine dikkat çeken Murat Kanatlı, Mustafa Akıncı’nın bunları halka açıkça aktarması gerektiğini, anlaşmadan sonra bu konuların konuşulmasının bir anlamı olmadığını belirtti.

 

Barışa inanç sürüyor

Kıbrıs müzakereleri konusunda ülkede bir sessizlik yaşandığını ve önceki günlerde gerçekleştirilen “Barışa Ses ver” eylemine kadar herkesin olumsuz düşüncelerini ortaya koyduğunu ve ülkede bir karamsarlık havası estiğini ifade eden Murat Kanatlı, “Barışa Ses Ver” etkinliğinde Kıbrıs Türk halkının barışa inancının bir kez daha açıkça ortaya koyulduğunu belirtti.

 

30 yıllık belgeler hala geçerli

Kanatlı, Kıbrıs görüşmelerinde hiçbir belgenin kaybolmadığını, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın 30 yıl önce masaya koyduğu bir belgenin bugün hala dikkate alınarak hareket edildiğini vurguladı. Şu anda yapılan görüşmelerin bir paket görüşme olduğunu ve her başlığın altındaki bir maddeden dolayı görüşmelerin provoke edilemeyeceğini aktaran Kanatlı, “Nasıl ki Anastasiadis dönüşümlü başkanlığı kabul ederken çapraz oylamayı şart olarak koyuyorsa bu gibi hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. Hiç kimse kendi adına bir dosya hazırlayamaz ” dedi.

 

Konuşulup hazmedilmesi gereken konular

CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ile de ters düştükleri bir noktaya değinen Murat Kanatlı, “Anlaşma için toprak ayarlamaları yapılacak. 100 bin insan geri dönecek. Bu yeni toprak düzenlemeleri bu insanların geri dönmesiyle ilgilidir. Kimsenin tel örgü çekeceği falan yoktur. Belirlenecek alanlar idari alanları belirleyecek. Bunları konuşup hazmetmemiz gerekiyor. Eğer Güzelyurt bölgesinde 40 yıldır yaşayan insanlar buradan çıkmak istemiyorsa orası da Pile gibi iki toplumlu bir bölge haline getirilebilir. İşte bunları ancak konuşarak çözebiliriz” diye konuştu.

 

Federal yapıyı hayal edemiyoruz

Ülkede temel problemin her iki toplumun da hala  federal bir yapıda yaşamayı hayal edememelerinden kaynaklandığını ifade eden Murat Kanatlı, federal bir yapının çok dilli ve çok farklı etnik yapıların bir arada yaşaması anlamına geldiğini söyledi. Bu aşamada hala “Ben Omorfo’yu vermem, su kaynaklarım oradadır” deniliyorsa bunun  hala federasyonun konuşulmadığı anlamına geldiğini belirten Kanatlı, federasyon konuşulacak olursa bu kaynakların nerede olduğunun önemi olmadığını, çünkü adadaki tüm kaynakların federasyonun kaynakları haline dönüşeceğinin kaydetti.

 

10 yıl öncesine göre çok yol kat edildi

Çok şey değiştiğini ve yavaşça bir yerlere doğru ilerlendiğini ifade eden Murat Kanatlı, “10 yıl öncesine baktığınızda bugün yol kat ettiğimiz yolu çok iyi anlıyoruz. En azından her iki toplum da birbiriyle konuşmayı, acılarını anlamayı öğrenmeye başladı. Artık TV ve radyolarda toplumlar birbirlerine seslenebiliyorlar. Türkler Güney’deki etkinliklere katılabiliyor. Barış ateşi hala bir yerlerde yanıyor ve kor hala derinlerde bir yerlerde sıcaklığını koruyor” diye konuştu.