Yeni yıkım paketi için kurul oluşması – Alpay Durduran

100

durduranSonunda yeni paket hazırlanması için hükümet kurul oluşturdu.

Geçmiş dönemin değerlendirmesinin yapıldığından haber yok. Değerlendirme Yardım heyetinden geldi. 2013 Ekonomik Durum Raporu adıyla basılı olarak Yardım Heyeti’nden alınabileceği gibi WEB sayfasında da indirilebilen rapor başarısızlığa ışık tuttu.

Önce bir garabete işaret edeyim. İlk dağıtım yapıldığında ve WEB sitesinde yayımlandığında Elçi’nin sunuş kısmında ülkemizde popülizm siyasetinin büyük yatırımların boşa gitmesine neden oldu denilmekte ve popülizmin tanımına yer verilip eleştiriler yapılmakta idi.  Ancak bunlar sonra metinden çıkarıldı ve Elçi’nin sunuşu yeniden kaleme alındı, raporda da kamunun uygulamalarının genel değerlendirmesi yapılan kısım baştan yazıldı.

İlk gazete haberlerinde açıkça yönetimin eleştirildiği ve yerden yere vurulduğu acı gerçekler olarak gösterilmişti. Son şekilde ise değişen sade genel değerlendirme kışında oldu. Tüm istatistikler ve karşılaştırılmaları aynen korundu. Basın bunu haber yapmadı.

2008 ile 2013 arasını 2016’ya kadar tahminlerle ele alan bu rapor çok isabetli olarak popülizmi saptamakta ve yardım alanla yardım verenin ilişkisinin popülizmden ırak objektif ölçütlere dayalı olması için stratejik bir plana dayanmasını gerekliliği yoksa yardımların yerine ulaşmayacağını açıklamakta idi.

Burada stratejik plan olarak esasında Türkiye tarafının yaptığı Kıbrıs tarafının da bunu kabul ettiği ekonomik, sosyal ve kültürel işbirliği protokolü gösterilmekte idi. Uyulmadığını da saptayan Türkiye idi. Hâlbuki Türkiye tarafı her işe maydanoz olan ve sözde paketi uygulatacak olan tarafın seçimine karışan, siyasi partilerinin arasında seçim yapan taraftır. Yani Türkiye seçiminden bile sorumlu olduğu Kıbrıs tarafının sorumluluklarının da çoğunu taşımaktadır. Dün daha kesin siyasi sorumluluğu vardı, şimdi ise Kıbrıs’ı yakın markaja aldığı için harcanan her kuruştan sorumlu taraftır.

Yerli sorumluların partileri halka bu stratejik plandan yani paketten habersizmiş gibi davranmakta, hatta değiştirilmesi için sanki mücadele ediyormuş gibi yapmaktadır.

UBP ve DP gibi kadim sorumlular “biz paketin istediğimiz kısımlarını uyguluyoruz” diye demeçler verirken CTP açıkça paketleri kınamakta ve yıkım paketi veya göç yasalarının kaynağı olarak göstermektedir. Küçük ortak olarak hükümetlere girip çıkan TKP-TDP çizgisindeki parti de 1986’daki hükümetten çekilmesi olayını bozdurup bozdurup kullanmakta ve pakete karşı sözde mücadele içindedir.

Bu tutum açıkça sürdürülemez bir durumu göstermekte ve popülizm değerlendirmesini haklı çıkarmaktadır.

Türkiye Kıbrıs’ta uygulattığı siyasi denetimin yaratığı olan siyasi yapının başlıca sorumlusudur. Kendi ekmiş kendi biçmektedir.

Ancak Kıbrıslı ülkesini sahiplenememiş ve halkına hesap veren bir yapı oluşmamıştır. Onun için başarısızlık kaçınılmazdı. Başarısız olunmuştur ve başarısızlık devam edecektir.

Anayasa uzun vadeli (beş yıllık) planlara dayalı, yıllık program ve ona dayalı bütçe yapılmasını emretmekte ve yasalar da bunu düzenlemektedir. Bunlar unutulmuştur. Çok anayasa emirleri unutulduğu gibi uzun vadeli plan da unutulmuştur.

Bu raporda başarı diye gösterilen sade yerine gitmeyen ve olumlu sonuç vermeyen yatırımların yalnız harcamalara katılması nedeniyle bol para harcanarak özel sektöre kaynak sağlanmasının dolaylı etkileri gösterilmiştir. Bir de harcamaların yakından izlenmesi ve başka maksatlara gitmesinin önlenmesinin bütçeye az da olsa bir disiplin getirmesi kaydedilmiştir. O kadar.

Tabii paketin bir yanı da sosyal ve kültürel amaçlı harcamalardır. Onun hakkında değerlendirme yoktur. Bunların çoğunun Kıbrıs’ta dini faktörü güçlendirmek olduğu bilinmektedir ama dini faktörün n kadar güçlendiği için göstergeler saptanmamış olduğu için değerlendirme de yapılmamıştır. Örneğin şu kadar cami cemaatinde artış olmuştur veya kuran kursu veya dini ayin yerlerinde artış olmuştur gibi bir değerlendirmeye rastlanamamıştır.

Bu arada paketlerin Kıbrıslıların katılımıyla yapılmadığı savlarına yanıt gibi bir kurul oluşturularak katılımın aleni yapılaması dönemi açılmıştır.

Raporda söz edilen stratejik plana sıkı sarılma gereği yerine gelmiş gibi yapılacaktır.

O kurullara katılacak olanların şimdiye kadar bu dalda iş yaptıkları görülmemiştir. Olsun varsın. Bundan sonra öğrenirler diyelim mi? Şimdiye kadar TC kanadı yerlilerle perde gerisinde aşna fişne olurlar ve Adamızı yenide harup adası yapacak diye proje yumurtlarlardı ama giden paraların ardından değişen bir şey olmazdı. Ne harup, ne zeytin ne de avogado adası olamadık. Turizm kalkınması da ne kadar yardım o kadar artış soncuna ulaştırdı. Ne olacak dedilerse olmadı. Üniversite, kumarhane ve kerhane adası olduk o kadar.

Hal o kadar utanç vericidir ki açıklanması Kıbrıslıya hakaret olacak diye yayımlanan rapor geri alınıp değiştirildi. Perde gerisinde ne kadar kavgalar oldu bilmiyoruz ama açıklanan bir raporu değiştirmeyi kabul etmek iyi bir saldırıyı atlatmak için olabilir. Kim saldırdı bilmeyiz. Ancak bir olasılık daha var: Yardım Heyeti kendinin başarısızlığının da kanıtı olabileceği için koktu ve hangi görevliler gördüklerini açıklama cesareti gösterdi ise onu tertipleyip değiştirttiler. Elçinin adı da geçtiğine göre onu nasıl atlattılar. Madem değiştirilecek kadar hassas bir noktaya değiniyordu nasıl olur da bu iş yapılırdı? Elçi sunuş yazısının imzasıyla yayımlanmasının ardından geri çekilmesini nasıl sineye çekmiştir. Yoksa yeni elçi işe karışıp değiştirtti mi? Olacak şey gibi görünmüyor. Zaman darlığı var.

Hade Çin mahallesinde küçük kıyamet diyelim.