Yeni Kıbrıs Partisi: Tehditle barışı görüşmenin anlamı yok!

129

ykplogo_y1Kıbrıs sorunu uluslararası bir sorun olarak elli yılı aşkın sürmektedir. Tarafların istekleri ve uğrunda kan dökmekten kaçınmadıkları cinsten olduğu için hala çözülememiştir. Ancak herkesin anlaması gereken gerçek şudur ki sorun ortada durdukça çözüm çabası da sürecektir. Yoksa şimdiye kadar çözüm çabasına vaatlerle yeniden başlanan süreçler yaşanmazdı. Bu arada da tutulmayan sözler uluslararası ilişkilerde yabancı devlet ve uluslararası kuruluşlara verilmezdi.

Bunu anlamamış gibi ikide birde “bu son çaba yoksa daha uzun süre diğer tarafı beklemeyeceğiz” demek çok bir işe yaramaz.

Kıbrıslı Rum toplumunun siyasilerinden de benzer açıklamalar “artık uluslararası güçler ilke kararları uyarınca çözümü aramanın yeni yolları bulunmalı çünkü Türkiye çözüme izin vermez” diyerek Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını içermektedirler. Bunun da yararının olmadığı geçen uzun zamandan bellidir.

Uluslararası güçler çözümü sağlama çabalarını desteklemek ve çözümden ne beklediklerini anlatmak için hiçbir gizli şey bırakmamışlardır.

Bu nedenle görüşmecilere çözüm için neleri kabul etmeleri gerektiğinin sınırlarını çizmek gereklidir. Görüşmeciler çözüm istiyorlarsa kendileri ellerinden geleni yaptıklarını kanıtlamalı ve halkın desteğini aramalıdırlar.

Bunu yapacaklarına bu son çaba daha fazla bekleyemeyiz deyişi veya bu son şans gibi “benden bu kadar” diyenin feryadı imiş gibi görüntü oyunları kabul edilemez.

Ülkemizde siyasete girip koltuk kapmak amacıyla imajlar yaratmanın ustaları bol bulunur oldu. Bunu TC Elçiliği ve Yardım Heyeti de saptadı ve itiraf etti. Siyasetin ülke sorunlarını konuşmaktan çok Kıbrıs sorunuyla kısıtlı kaldığını ve sorunun savunmasını en iyi yapacağını gösterenin bu çıkmazı kullandığını açıkladı. Şimdi de sorunun çözülmesini bekleyerek diğer sorunları yani ekonomik kalkınma, refah ve adalet ile asayişi bekletmeyeceklerini söylemeye başladılar. Hâlbuki eskiler de ‘Kıbrıslı Rumları bekleyecek değiliz’, bazıları ‘çözüm olmadan hiçbir iyileşme olmaz’ derdi, yenileri de halkın yutacağına inandıkları ayni nakarata sarıldılar. Çünkü masayı havaya uçururlarsa tekrar halktan mehil alacaklar.

‘Görüşmeye Türkiye yollar, o yollamasa masaya gidemezdim’ diyen Sn. Talat durumu açıklamıştır. Onun için Türkiye çıkarı onda olduğu için masaya yollayacak, bizimkiler de gidecektir. Tehdit olmaktan başka etkisi olmayacak ‘bu son çabadır’ demek söyleyenin çaresizliğini açıklamaktan başka etkisi olmaz.

Kıbrıslı Rum yönetimi de daha uzarsa umudu kaybedeceğine inandığı için benzer uyarılar yapmaktadır.

Gerçek şudur ki çözüm yolu uzadıkça çözüm zorlaşmakta ve çözülecek yeni sorunlar ortaya çıkmaktadır çünkü Kıbrıslılar yeni sorunlar yaratmaktan kaçınmaya çalışmamaktadırlar.

Tüm taraflara ama özellikle Türk liderliğine BM’in çözümü güçleştirecek gelişmelere engel olun kararını anımsatırız.