Yeni Kıbrıs Partisi: Basın bayramı varmış!

467

ykpYeni Kıbrıs Partisi’nin, 11 Temmuz, basın günü nedeniyle yaptığı açıklama:

Basın özgürlüğü ve hizmeti demokratik hukuk devletinin ve refahın temel unsurudur. Bunun, ülkemizde yasaklar ve halkın desteği bakımından iyi durumda olduğunu söylemek olasıdır. Ancak basın bayramını kutlamak için atıp tutan yetkililerin, basına önem verdiğini söylemek olanaklı değildir. Bu da bize, gene basın özgürlüğü ve günü hakkında açıklamalarda bulunan basın emekçilerinin örgütleri kanalıyla da duyurulmuştur.

Basın emekçilerinin örgütlerinin feryadı olan ‘yıllık izinlerimizi bile kullanamıyoruz’ söylemi çok şey anlatmaktadır.

Ayni zamanda, ‘hemen ilgili yasaların uygulanmasını istiyoruz’ denilmesi çok öğreticidir.

Ne yazık ki basın da tuzağa düşürülmüştür.

Basının özgürlüğünü sınırlayan, yasalara göre konulan kısıtlamalar değildir. Yasaların sağladığı hakların kullanılamamasıdır. Onun için yasa egemenliğinin sağlanması en önemli ilk iştir. Yasa egemenliği olmadan orman yasalarının yani kazanç için tutturanın dilediğini yapabilmesi yasasının egemenliği konu olur. Bugünkü durumun da bunun egemen olduğunu gösterdiği bellidir.

Ne yazık ki haber değeri var yok her şeyin yayımlanmasına izin vermek, basın etik kurallarına uymamak, sansasyon için ne gerekirse yapmak, gizli kamu seferberlik ajanslarının istediği gibi olguları saptırarak yayın yapmak ve bu gargaraya, ‘özgür basın yayın hakkı var’ dedirtmek büyük bir yeraltı keşfidir.

Bunun için kazanç kapısı açmak da gerekli olduğundan basın kuruluşlarına devlet desteği vermek ve bu desteksiz çalışamayacak bağımlı kuruluşlarla görevlerini yapanları yarıştırmak ve etkilerini azaltmak Türkiye’den destekli yeraltı halkı seferber halde tutma projesi olarak sürdürülmektedir.

Yerli iktidar da bu durumdan yararlanarak seçim kampanyası yapmaktadır.

Özgür basın kutlama mesajları da onun için yapılmaktadır, yoksa öyle bir şey arzu edilmemektedir.

Yasal hakkı aramak ise bir lüks halindedir. Dava açıp da hakkını arayanı koruyacak bir sistem yoktur. İşveren hemen onu kapının önüne koyar ve çaresiz kalırlar.

Basını anlamsız ziyaret haberlerini en önemli haberler diye kullanmak bir basın mensubunun içine sinecek şey olamaz ama oluyor çünkü kısıtlamalar ve besleme korumaları yanında destekten yararlanmama korkusu hazmettirmektedir.

Öyle bir ortam yaratılmıştır ki Türkiye basınının rekabetiyle beraber çıkmaz oluşmuştur. İnsanımıza ülkesini unutturan bir yayın söz konusudur ve bulmacalarda bile ‘bir ilimiz’ denildiğinde Adana gibi garip yanıtlar doğru çıkmaktadır.

Gerçek özgür basın, devlet yönlendirmesiyle değil halkın iradesiyle yaratılabilir. Uyanmazsak çok geç kalacağız.