Yurtsever Birlik Hareketi ve Cumhurbaşkan adayımız Arif Hasan Tahsin adına, değerli halkımızın tüm bireylerini sevgi ve saygıyle selamlarım.

Her zamankinden daha kötü koşullarda bir seçim dönemi daha yaşıyoruz.

Her seçimde, halkımıza güzel günler vadedenleri destekleye destekleye bugünlere geldik. Ve öyle bir döneme geldik ki, artık yarattıkları rejimin iflas ettiğini, kendileri bile ilan etmeye başladılar.

40 yıldır, yaratılan bu rejimin bedelini hep işçiler, köylüler, üreticiler, esnaf ve zanaatkarlar, kısacası tüm emekçiler ağır bir şekilde öderken, artık rejimden beslenen bir avuç vurguncunun dışında kalan toplumun tüm kesimleri düzenden şikayetlerini daha yüksek sesle ifade etmeye başladılar.

Devletin en üst kademesinde oturanlar dahi rejimin çöktüğünü, ekonominin battığını itiraf etmek zorunda kaldılar.

Siyasal bilimciler der ki, bir ülkede hem emekçiler hem sermayedarlar kriz içine girerse, o ülkede isyan çıkar, rejim yıkılır.

Bizde ise, bırakın emekçileri, mevcut düzenden şikayetçi olmayan bir tek işveren bile bulamazsınız.

Altmış bin insanımızı doğrudan etkileyen son bankalar krizi bile, herşeyin altüst olmasına ve ülkede rejimin alaşağı edilmesine yetiyor.

Peki, nasıl oluyor da; sadece birkaç gazino ve kumarhane patronu ve birkaç banka rantiyecisinin dışında hiçbir kesimin hoşnut olmadığı bu rejim, nasıl oluyor da ayakta duruyor.

Çünkü bu rejimin tek dayanağı Kıbrıs'ta yaratılan statükonun ve Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğüdür.

Statüko ve çözümsüzlük sayesinde, ülke, halk iradesinin dışındaki güçler tarafından yönetiliyor.

Onun için yaşadığımız tüm seçimlerde, sonuç ne olursa olsun, belirleyici olan halk iradesi değil, çözümsüzlükten ve statükodan beslenen güçler olmuştur.

Statüko ve çözümsüzlük yüzünden dünyadan soyutlandık, adeta bir esir kampı yaşamına mahkum olduk.

Bu kötü gidişe dur demenin ve toplumun önünün açılmasının tek bir yolu vardır.

Kıbrıs'ta ivedi bir anlaşma yapmak, Federal bir çatı altında ülkemizi yeniden birleştirmek, ve Avrupa Birliği üyeliğiyle, dünya ailesine katılmak…

İşte Kıbrıs Türk Toplumunun önündeki tek çıkış yolu budur.

Kıbrıs sorununda anlaşma olmadığı ve çözümsüzlük sürdüğü sürece, 25 yıldır duyduğumuz vaadleri dinleye dinleye, ama hergün daha kötüye gide gide ve zarıncaya zarıncaya tükenmeye devam edeceğiz.

Kıbrıs'ta barış şarttır, ve toplumun önünün açılması için tek yoldur.

Federasyon Kıbrıs'ta Barışın önünü açacak ve bizim çıkarlarımdızı koruyacak tek çözüm modelidir. Dolayısıyle mümkün olabilecek en yakın ve en iyi çözümdür.

Federal bir Kıbrıs Avrupa Birliğine üye olacaktır.

Avrupa Birliği, dünün kanlı düşmanları olan, iki dünya savaşında tarihin en korkunç yıkımına neden olan Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve diğer Avrupa ulusları tarafından oluşturulmuştur.

Avrupa Birliğinin hukuk anlayışıyla, dünün düşmanları, bugünün barış ve güvenlik içinde yaşayan Avrupalı yurttaşları olmuşlardır.

Onun için, Avrupa Birliği içinde bulunan bir Kıbrıs'ın tüm yurttaşları herhangi bir güvenlik sorunu çekmeden barış içinde yaşayacaklardır.

Herşeyden önce, insanca yaşamaya olanak tanımayan ve giderek tükenmemize yol açan bugünkü durum sona erecektir.

Federal Kıbrıs'ta ambargosuz, gümrük engelsiz, kotasız, Avrupa'ya ve Dünya'ya açılma olanağı elde edilecek, iş olanakları doğacak, turizme açılacak, tarım destek fonlarından yararlanma şansına sahip olunacak. Federal Kıbrıs'ta enflasyon belası, insanımızı soyan batık banka krizleri yaşamayacağız.

En önemlisi, ileri bir hukuk düzenine kavuşacak, militarizmden kurtulacak, halkın iradesinin belirli olacağı bir sisteme sahip olacağız.

Değerli Halkımız,

Yurtsever Birlik Hareketi, 40 yıldır bize biçilen kaderi; insanımızın her gün daha kötüye gitmesine neden olan bu rejimi reddeder.

Toplumun tüm ezilen ve sömürülen kesimlerini kucaklayarak, savaşsız, sömürüsüz ve emeğin iktidarını kurmayı amaçlayan Yurtsever Birlik Hareketi, 40 yıldır bize biçilen bu kaderi halkımızla birlikte değiştirmeye kararlıdır.
Yıllardır, denedik, yaşadık, artık ders almalıyız.

Bir gün önce, Federal çözümün "ölüm", Avrupa Birliğine girmenin "Enosis" olduğunu söyleyen; ama seçimler yanaştı mı halkımızın anlaşma isteğini istismar ederek "ben anlaşma ve AB'den yanayım" diyen ve bu tutarsızlıkları yüzünden, Dünya tarafından suçlanan örnekleri çok gördük, çok yaşadık.

Artık, bazan gizli, bazan ne idüğü belli olmayan politika istemiyoruz.

Halkımızın çıkarları ile orantılı, kimsenin hakkının yenmesine izin vermeyen, insanların üzülmeyeceği, ileride güven sorunu yaratmayacak, toplumlararası barışın önünü açacak Federal bir çözüm istiyoruz.

Haklıyız, güçlüyüz ve ne istediğimizi biliyoruz.

Yurtsever Birlik Hareketi, bu seçimler vesilesiyle, bir kez daha, reddettiğimiz bu soygun ve sömürü düzenini teşhir etmeyi ve kurtuluşa giden aydın geleceği halkımıza göstermeyi hedeflemiştir.

Yurtsever Birlik Hareketi bu seçimlere, toplumun bağrından çıkmış ve tüm yaşamını ezilenlerin çıkarı için harcamış olan Sayın Arif Hasan Tahsin ile birlikte katılmaktadır.

Yurtsever Birlik Hareketi adayı Arif Hasan Tahsin, rejime karşı olan, bize biçilen kaderi değiştirmeyi isteyen, ezilen ve sömürülen tüm emekçi ve yurtseverlerin adayıdır.

Bu düşüncelerle, hukukun üstünlüğünü, eşitliğini, insana saygıyı, demokrasiyi, rejime karşı mücadeleyi, ve ileriye doğru atılan her türlü çağdaş atılımı desteklemektedir.

Değerli Halkımız,

Yurtsever Birlik Hareketi ve onun adayı Arif Hasan Tahsin'e oy veren kişi, bu görüşleri destekleyen kişidir. Oy vermekle bu görüşlere sahip olduğunu gösterir.

Bu görüşleri desteklemekle kendi kendine oy vermiş olur. Kendi kendine oy verenlerin ise oyu çok değerlidir. Çünkü bu oylarda alınteri, özveri, inanç ve kararlılık vardır. Bu oylarda, her türlü baskı ve engellere karşı başkaldırı vardır.

Gelin bu başkaldırıyı birlikte gerçekleştirelim.

Yurtsever Birlik Hareketi adayı Arif Hasan Tahsin'e oy vererek hem bugüne kadar bize biçilen karanlık kaderi reddedelim, hem de aydınlık ve çağdaş bir geleceğin önünü açalım.

Önümüzde iki seçenek var.

Ya şimdiki gibi, yokluklarda, karanlıklarda, herşeyden yoksun, esir kampı yaşamı içinde, giderek yok olma tehlikesi ile karşı karşıya, sürünmeye devam edeceğiz…

Ya da Dünyanın tanıdığı, Avrupa Birliğine üye, hukukun üstünlüğü ile yönetilen, ve halkın iradesinin egemen olduğu bir ülkede insan gibi yaşayacağız.

Kuşkusuz tercihimiz ikinci seçenektir.

O zaman işte Yurtsever Birlik Hareketi ve işte adayımız Arif Hasan Tahsin.

Arif Hasan Tahsin'e oy verelim ve barışın, demokrasinin, aydınlık geleceğin önünü açalım.

Arif Hasan Tahsin'e oy verelim ve esir kampı yaşamının, duvarlarını yıkalım. Tüm sevgi ve saygı dileklerimle, Hoşçakalın.