YBH SEÇİMLER BİLDİRGESİ

Değerli Halkımız,
Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü nedeniyle yıllarca pek çok sorunla boğuşmak zorunda kaldık. Son 40 yıldır, egemen çevreler kendi çıkarları için Kıbrıslılar üzerinde her türlü oyunu oynadılar. Onların ada üzerindeki bu oyunlarını uygulama görevini üstlenen yerli işbirlikçileri, Kıbrıslıların büyük acılar çekmesine, kayıplar vermesine ve bedeller ödemesine neden olmuşlardır.
Yaratılan bu ortamda Kıbrıs Türk Toplumunun kayıpları çok büyüktür. Kıbrıs Türk Toplumu içinde de en ağır bedeli işçiler, köylüler, küçük üretici, esnaf ve zanaatkarlar, kısacası emekleri ile geçinenler ödemektedir.
arif hoca.jpg (340480 bytes) Egemen çevreler, oluşturdukları vitrinde yerli işbirlikçilerinin katkıları ile, her türlü baskı, tehdit ve partizanlığı yaptılar. Ülkeyi kumarhane, gazino ile doldurdular. Ucuz ve kaçak işçiliği kullanarak yoğun bir sömürü mekanizması oluşturdular. Bunun yanına ucuz ve kalitesiz mal serbest dolaşımını da ekleyerek tüm üretim sektörlerinin iflasını sağladılar. Ankara’nın ve onun Kuzey Kıbrıs’taki asker-sivil-bürokrat uzantılarının her alana açıkça müdahaleleri insanımızı üretimden koparmış ve yarısından fazlasının ülkeyi terketmesine neden olmuştur.
Uygulanan politikalar Kıbrıs Türk Toplumunu tümden yok etmeye yöneliktir. 25 yıldır Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan tüm üretici-emekçi sınıf ve katmanlara karşı bir İNSANSIZLAŞTIRMA politikası uygulanmaktadır. 2000’li yılların başında bulunduğumuz bu çağda bizi dünyadan soyutlayarak “Esir Kampı” yaşamına mahkum ettiler.
BU DURUMU KABUL ETMİYORUZ…
Kıbrıs Türk Toplumunun bu ülkedeki varlığını koruması için yıllardır “BU MEMLEKET BİZİM, TALİMATLA YÖNETİLMEYE HAYIR” diyerek mücadele sürdüren, emekçi sınıf ve katmanları kucaklayarak, savaşsız, sömürüsüz, emeğin iktidarını kurmayı amaçlayan Yurtsever Birlik Hareketi, bize dayatılan bu durumu reddeder.
Yurtsever Birlik Hareketi için güncel ve önemli görev, Kıbrıs Türk Toplumunun iradesine yönelik müdaheleleri kaldırmak, çöken toplum yapısını kurtarmak ve Kıbrıs’ın Federal bir çatı altında yeniden birleştirilmesiyle birlikte AB içerisindeki yerini alması için yapılabileceklerin hepsini yapmaktır.
Bir türlü sonu gelmeyen acı ve uzun maceraları yaşaya yaşaya bugünlere gelen Halkımız, kendisine dayatılan bu rezil sistemi onaylaması ve demokratik olmayan bir seçim için bir kez daha sandık başına çağrılmaktadır.
Şimdi bitmeyen bir mücadeleye kurban ettiklerimizin, sonu gelmeyen uğraşlarımızın ve boşa giden zamanımızın hesabını sormanın zamanı gelmiştir. Geçmiş seçimlerde başkalarına verilen oylar hep boşa gitti. Birbirinden esasta pek farklı olmayan rejim partilerine oy vermekle içine sokulduğumuz bu durum değişmediği gibi, her geçen gün daha kötüye gitti.
Bu kötü gidişe dur demenin tek yolu vardır: Kıbrıs’ta gerçek anlamda bir barış’ı ve Federasyonu savunan, tüm yurtseverlerin, emekçilerin, ezilen tüm sınıf ve katmanların Partisi Yurtsever Birlik Hareketine destek vermektir.
BİZ FARKLIYIZ…
Evet, bir tarafta biz, diğer tarafta onlar, yani rejimden beslenen diğerleri…
Yurtsever Birlik Hareketi olarak biz, onlardan farklıyız. Çünkü:
Onlar insanımızı yok etmeye yönelik tüm entegrasyoncu politikaların içinde, ekonomik, sosyal, kültürel ve
eğitim alanında herşeyimizi TC ile bütünleştirmeyi amaçlayan Ortaklık Konseylerinde işbirlikçilik yaparken, YBH bu rejimi reddetmekte ve halkımızın kendi kendini yönetmesi, kendi geleceğinde söz sahibi olması , özgür ve bağımsız iradesine sahip çıkması için uğraş vermektedir.
Onlar Kıbrıs’ta bölünmeye açık, konfederasyon, iki devletlilik veya ayrı egemenlikli, merkezi zayıf sözde
federasyonu savunurken, YBH ortak egemenliğe dayalı, merkezi güçlü federal bir çatı altında bütün bir Kıbrıs için mücadele vermektedir.
Onlar , Avrupa Birliğini Türkiye de istedi diye savunurken, YBH, AB’yi çağdaş bir hukuk sistemi,
demokratik hak ve özgürlüklerin ve en temel insan haklarının eksiksiz uygulanacağı, ayrı ayrı soydaşlar değil, özgür-bağımsız ve dokunulmaz bireylerin birer AB yurttaşı olacağı, değişik kültürlerin birlikte yaşayacağı, son tahlilde tüm sınırların ortadan kalkacağı ve tüm emekçi halkların evrensel dayanışma içine gireceği bir sistem olarak görmektedir.
Onlar kapitalizmin çeşitli sömürü yöntemleri içinde beslenirken, YBH emekçi halkların demokratik
iktidarını, ezilen ve sömürülen sınıfların yaratacağı adaletli ve demokratik bir
düzeni, savaşsız ve sömürüsüz bir Dünya Düzenini savunmaktadır.
FEDERASYON VE AVRUPA BİRLİĞİ
Değerli Halkımız,
Kıbrıs’ta barış şarttır.
Kimsenin hakkının yenmesine izin vermeden, insanların üzülmeyeceği, ilerde güvensizlik nedeni olmayacak,arif hoca2.jpg (224507 bytes) barışçı bir yöntem ile Federal bir çözüm bulunabilir.
Federasyon gerek bizim, gerekse tüm Kıbrıslıların çıkarlarını koruyacak bir çözüm şeklidir. Dünya Kıbrıs’ta bir andlaşmaya varmak için yardımcı olmaktadır. Dolayısıyle Federasyon, mümkün olabilecek en yakın ve en iyi çözümdür.
Biz, Federal bir çatı altında Kıbrıs’ın yeniden bütünleştirilmesini savunuyoruz.
İki bölgeli, iki toplumlu ve toplumların siyasal eşitliğine dayalı Federasyon, Kıbrıs’ın bölünmez bütünlüğünü sağlayan, ve egemenliğin ortak olduğu, Karpaz’dan Baf’a kadar ülkenin kaderi üzerinde iki tarafın da söz sahibi olabileceği bir çözüm şeklidir.
Yurtsever Birlik Hareketi, tüm diğer partilerin aksine Merkezi güçlü bir federasyondan yanadır.
Merkezi güçlü federasyon:
Ortak egemenlikle Kıbrıs’ın tümünde söz sahibi olmak demektir.
Her iki bölgenin ve her iki toplumun dengeli kalkınması demektir.
Yatırımların tüm adaya dengeli yapılması demektir.
Adanın hiçbir yerinde gizli örgütlerin barınamaması demektir.
Ülkenin toprak bütünlüğünün korunması demektir.
İki toplumlu yaşamı herekesin hissetmesi demektir.
Şoven duyguların daha etkin bir şekilde törpülenmesi demektir.
Federal bir Kıbrıs Avrupa Birliğine üye olacaktır. Dünün kanlı düşmanları olan Avrupa ulusları, bugün birleşerek ve Avrupa Birliğini oluşturarak, “Hukuk Devleti” anlayışını benimsemiş ve yerleştirmiştir. Avrupa Birliği arif hoca3.jpg (273485 bytes) Kıbrıs’a yardımcı olmaya hazırdır ve Federal çözümden Kıbrıslı Türklerin çıkarı olduğu aşikardır.
“Türkiye’den sonra, çözümden sonra” diye zaman kaybetmek, yine geçen zamana acımak olacaktır.
Bu yüzden, AB ile yapılan görüşmelere Kıbrıslı Türklerin de katılımı derhal sağlanmalı ve AB yardımının ve kredilerinin de desteğiyle AB kurallarının bizde de hayata geçmesi için çalışmalara hemen başlanmalıdır.
Federal bir Andlaşma ve AB üyeliği ile;
Herşeyden önce, insanca yaşamaya olanak tanımayan ve giderek tükenmemize yol açan bugünkü durum sona erecektir.
Ambargosuz, gümrük engelsiz, Avrupa’ya ve Dünya’ya açılma olanağı elde edilecektir.
İş olanakları doğacak, turizme açılacak ve tarım destek fonlarından yararlanma şansına sahip olunacaktır. Üretim ve iş alanları yeniden canlanacaktır.
Kıbrıs Türkleri olarak, şimdiki gibi küçük bir pazara mahkum olmaktan, aradığımızı bulamamaktan, kalitesiz ve standart dışı mal almaktan ve sürekli artan enflasyondan kurtulacağız.
İleri bir hukuk sisteminin içine gireceğiz. Devlet ve hükümetlerin halkın hizmetçisi durumuna gelmesi, hatır-gönül, eş-ahbap ilişkilerini ve keyfi yönetim anlayışının, adam kayırmanın sona ermesi için vereceğimiz mücadelede kesinlikle başarıya ulaşacağız.
Statüko sona erecek, böylece TC yönetimlerinin müdahelelerinden ve TL kullanımının yarattığı olumsuzluklardan kurtulmuş olacağız.
Ülkede çağdaş bir yapıya ve yönetime sahip olmanın ve Demokratik bir yaşama kavuşmanın koşulları oluşacaktır.
Göçün durması ve göç edenlerin ülkemize geri dönmesi sağlanacaktır.
40 yıldır çatıştırılan ve birbirine düşman edilen toplumların yakınlaşması ve Avrupa örneğinde olduğu gibi ortak çıkar ve hedeflere yönelmesi ve Barış’ın sağlanmasının önündeki engeller kalkacaktır.
Barışın yaratıldığı oranda, daha ilerde adanın silahsızlandırılması ve tamamen askersizleştirilmesinin ve Kıbrıs’ın bir barış ve kardeşlik adası olmasının koşulları yaratılmış olacak.
Kıbrıs’taki tüm emekçi sınıf ve katmanların, ilerici ve Sosyalistlerin Avrupa ve dünya’daki benzerleriyle evrensel dayanışma ve işbirliğini yaratacaktır.
Toplumların soydaş kimliğinden kurtulup, özgür-bağımsız ve dokunulmaz yurttaş kimliğinin yaratıldığı, çok kültürlü bir toplumsal yaşamın oluştuğu, tüm sınırların ortadan kalktığı Demokratik bir Kıbrıs’ın yaratılması için vereceğimiz mücadelenin önü açılacaktır.
Bu sürece katkı koyalım ve destek verelim.
YBH CUMHURBAŞKANI ADAYI ARİF H.TAHSİN
TÜM YURTSEVERLERİN ADAYIDIR
30 Ağustos 1936 yılında Dillirga Bölgesi köylerinden Ayatotoro’da (Bozdağ’da) doğdu. İlk, Orta, Lise ve Öğretmen Koleji’ni Lefkoşa’da okudu. 1968 yılında kurulan Öğretmenler Sendikası’nın kurucuları arasında yer aldı. 1971 yılından 1985 yılına kadar Öğretmenler Sendikası’nın Yönetim Kurulu’nda faal üyelik, sekreterlik ve başkanlık görevlerinde bulundu. Mart 1974 yılında Sekreterlik görevini yürütürken, Sendikanın yayınlanan bir bildirisi ve, Cumhurbaşkan Muavini Sn. Denktaş’ın makamında, tüm sendikaların hazır bulunduğu bir toplantıda yaptığı bir konuşma nedeniyle Yönetim Kurulu üyeleri ile birlikte devrin askeri komutanı tarafından tutuklandı. 8 gün tutukluluktan sonra Askeri Mahkeme’de yargılandı ve 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yazı yazmaya 1978 yılında Sendika’nın yayınladığı Söz gazetesinde başladı. 1982’de Söz gazetesinde yazdığı bir yazı nedeniyle iki ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak, Meclis’in Özel Af Yasası ile üç gün sonra serbest bırakıldı. 1983’te, Öğretmenler Sendikası’nı temsilen Kurucu Meclis’e girdi. 1985’te Cumhurbaşkanlığa Bağımsız aday oldu. 1990 seçimlerinde Yeni Kıbrıs Partisi’ne katıldı. Milletvekili adayı oldu. Ve, uzun yıllar Yeniçağ gazetesinde yazı yazdı. Yayınlanmış 6 tane kitabı vardır. Halen, Avrupa gazetesinde günlük yazılar yazmaktadır. Ve, bu yazılar nedeniyle Sn. Denktaş tarafından dava edilmiş, hakkında da, diğer iki yazarla birlikte ağır bir tazminat hükmü verilmiştir. İlk evliliğinden 3 oğlu ve altı torunu vardır.
Yurtsever Birlik Hareketi adayı Arif Hasan Tahsin Desem, rejime karşı olan, bu gidişi değiştirmeyi isteyen tüm yurtseverlerin adayıdır. Bu düşüncelerle hukukun üstünlüğünü, eşitliği, insana saygıyı, demokrasiyi, rejime karşı mücadeleyi, ezilen-sömürülen tüm emekçi ve üretici kesimleri temsil etmektedir.
Yurtsever Birlik Hareketi ve onun adayı Arif Hasan Tahsin Desem’e oy veren kişi, bu görüşleri destekleyen kişidir. Oy vermekle bu görüşlere sahip olduğunu gösterir.
Bu görüşleri desteklemekle kendi kendine oy vermiş olur. Kendi kendine oy verenlerin ise oyu çok değerlidir.
KENDİNE OY VER
Kendine oy verenlerin oylarındaki artış deprem yaratır, çünkü bu oyların artışında tek kuruş devlet yardımı yoktur.
Bu oyların artışında alınteri, özveri, inanç ve kararlılık vardır. Bu oyların artmasında baskılara, engellere başkaldırı vardır.
Bu görüşleri destekleyen, yurdunu seven ve çocuklarına temiz bir miras bırakmak isteyen herkes:
GELİN BU DEPREMİ BİRLİKTE YARATALIM
Seçimler toplumların yeni seçenekler yaratması için bir fırsattır. Önümüzde iki seçenek var:
Ya şimdiki gibi yokluklarda, karanlıklarda, herşeyden yoksun ve giderek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya sürünmeye devam edeceğiz.
Ya da Dünya’nın tanıdığı, Avrupa Birliğine üye, Hukukun Üstünlüğü ile yönetilen bir ülkede insan gibi yaşayacağız.

Birbirinden farklı olmayanların hepsini denediniz, denemektesiniz. Sonuç ortadadır. Herşey iflas etmiştir.

Bize “esir kampı yaşamını” layık görenleri mahkum et 
İleriye doğru tesbitleri teker teker gerçekleşen YBH’ine güç ver 
YBH adayı ARİF HASAN TAHSİN’i destekle 


ŞİMDİ TAM ZAMANIDIR

Yurtsever Birlik Hareketi, kişilerin değil, tüm yurtseverlerin partisidir.
Yurtsever Birlik Hareketi ne kadar güçlenirse, federal anlaşma ve AB süreci yolu o denli kısalır.