PARTİ PROGRAMI

G İ R İ Ş

- Kıbrıs Türk Toplumunun uzun, çeşitli ve zengin bir uygarlık birikimi vardır. Buna rağmen uluslararası bir sorun içinde çabalayıp durmaktadır.

Yurdumuzda yaşayan tüm Kıbrıslılar bu ortak sorun ve özelliklerden etkilenmektedirler.

- Ancak, zaman içinde en çok kayıp veren ve hala daha vermekte olan toplumumuzdur.

- Güney’deki Rum toplumu ağır kayıplarını gidererek geçmişten daha müreffeh, daha demokratik ve daha özgün bir duruma gelirken, Kıbrıs Türk Toplumu daha bağımlı hale getirilerek her alanda geriletilmiştir. Toplumumuzun iradesine, kimliğine ve geleneksel yapısına müdahaleler olmaktadır. Bu olumsuz sürece karşı çıkmayı, bir yurtseverlik görevi olarak önemsiyoruz.

- Yurdumuz, TC’deki egemen çevrelerin Kıbrıs’taki uzantıları eliyle, her bakımdan kuşatılmıştır. Asker-sivil bürokrasileri, radyo, televizyon, basın-yayın kuruluşları, eğitim programlarıyla toplumsal yaşamın her alanına müdahale etmektedirler. “Ekonomik yardım” ve “güvenlik adı altındaki kurum ve uygulamalarıyla hükümetlere hükmetmektedirler. Halkın gözetimi ve denetiminden uzak olan bu “gizli hükümet” topluma yabancı olduğu gibi, açık rejim ve hukuk devleti kavramıyla da çelişmektedir.

- TC’deki egemenler Kıbrıs sorununu bir iç politika malzemesi olarak kullanmaktadırlar. Bizim için bir gelecek olan yurdumuz Kıbrıs’ı kendi stratejik çıkarları için bir koz olarak kullanmaktadırlar.

- Bu çok yönlü kuşatma ile toplumumuz kendi çıkarlarını ve haklarını savunmaktan men edilmektedir. Toplumumuzu yok eden bu sürece ise şükretmemiz istenmektedir.

- Rejimin işbirlikçilerine rağmen, ülkesine ve toplumsal çıkarlara sahip çıkan yurtseverler bu kötü gidişe karşı direnmektedirler.

Kıbrıslı Türkler olarak Kıbrıslıyız, ve kendimize özgü dünyalarımız vardır. Taşıdığımız özellikler çağdaş ve evrensel gelişmeye uygundur. Bizi bu gelişmeden engelleyen bugünkü bağnaz rejimdir. Rejim bizi çağdaş dünyadan izole ederek tümüyle kendine bağımlı hale getirmeye çalışmaktadır… YBH öncelikle toplumun kendi varlığının bilincine varmasını hedeflemektedir. Toplumsal Egemenlik alanlarında tereddüt göstermemek, yaratılan yapay değerleri yıkıp, gerçekleri diyalektik özdekçi bir görüşle ikame etmek (onların yerine koymak) ve devrimsel bir hızla, bu yozlaşmış düzeni değiştirmek amacındadır.

- YBH tüm Kıbrıslıların barışçıl ve güvenlikli bir ortamda kendi iradelerine dayanan müdahalesiz bir yönetim hakkını kullanabilmesi tüm Kıbrıslıların farklılık ve çelişkilerine hoşgörü ile bakılmasını ve ortak bir gelecek için çaba harcanmasını savunur. Bu anlamda tüm Kıbrıslı yurtseverleri görev ve işbirliğine davet eder.

-Gücümüzü algılar, işbirliğinin önemini kavrarsak, bölgemizdeki ve dünyadaki çağdaş ilerici unsurlarla dayanışarak ve uluslararası hukukun bize verdiği hakları kullanarak statükonun dayandığı ideolojileri (megalo idea ve Turancılık) mahkum edebiliriz.

TEMEL AMAÇLAR

Kıbrıs Türk Toplumunun kendi kendini yönetmesi ve kendi geleceğinde söz sahibi olması için mücadele etmek.

Ortak Egemenliğe dayalı federal bir çatı altında bütün bir Kıbrıs için mücadele etmek.

Toplumsal muhalefetin örgütlenip halk desteğiyle iradesini alması için uğraş vermek.

Toplumun nüfus yapısının bozulmasını durdurmak ve toplumun Varlık ve Kimliğini korumak için mücadele etmek.

Kıbrıs sorununun, barışçı yöntemlerle, müzakerelerle, BM Kararları çerçevesinde, BM Çatısı altında oluşan parametreler çerçevesinde ele alınması, katılımcı ve demokratik olarak temsilcileri eliyle yürütülmesi, yalnız resmi müzakerelerle değil iki toplumun katılımıyla, ikili ve çoklu temaslarla ele alınıp sonuçlandırılması için çalışmak.

Çözümün bir referanduma dayanması ve yalnız Kıbrıslıların oy kullanması için mücadele etmek.

Evrensel dayanışmaya, temel insan hak ve özgürlüklerine, Kıbrıs’ta ve dünyada şövenizmin geriletilmesine, paylaşım kavgası ve sömürgeye karşı adil bir zenginlik dağıtımı için emekten yana mücadele etmek.

İLKELER:

1 ADALETTEN VE HUKUKTAN YANA OLMAK.

YBH, yasaların, adalete ve toplumsal gelişime denk düşmesini talep eder. Keyfiyete karşıdır. Önceden konulmuş kurallar olmadan işlem yapılmamalı, işlemler toplumun açık gözlem ve denetimine tabi olmalıdır.

“Hukuk için toplum” durumuna gelen tutucu hukuk devletlerinin hatasına düşmeden, “toplum için hukuk” ilkesini savunur. Kişi haklarına saygılı, yönetim hukukunda katılımcılığı öngören, kişiye girişim ve karar yetkisi veren, çağdışı ve özgürlükçü bir hukuk düzenini öngörür.

2 DEVRİMCİLİK

Partimiz insan ve emeğin daha iyi bir gelecek, daha barışçıl bir ortam, daha özgürlükçü ve daha adaletli bir düzen için yaptığı bütün tarihsel devrimci dönüşmelere sahip çıkar. İnsanlığın bu devrimci taleplerini baskı altına alan ve ilerici dönüşümleri engellemeye çakışan her türlü bağnaz ve tutucu statükolara karşı çıkar. Bu anlamda toplumumuz ve tüm Kıbrıslılar için ileri bir ortam ve düzen savaşı verir. Bu savaşıma karşı tüm statükocu yapılara kararlılıkla karşı koyar.

3 ANTİ-ŞÖVENİZM

YBH, din, dil renk ve ırk ayrımcılığına ve bu ayrımcılığı körükleyerek toplumların çatıştırılmasını hedefleyen her türlü şövenizme dünyada ve Kıbrıs’ta karşı çıkar. Şovenizmin yarattığı ayrılıkçı ve yapay değerleri reddeder, bunun yerine gerek yurdumuzda gerekse dünyada insanımız ve insanlık için onurlu, ortak ve bütün bir gelecek öngörür.

Kıbrıs tüm Kıbrıslıların ortak yurdudur. Bu ortak yurt üstünde yaşayanların geleceği de ortak olmalıdır. Bu ortak geleceğe ve yurdumuza sahip çıkan tüm yurtseverlere karşı Türk ve Rum şövenistleri tarafından yürütülen karalama ve caydırma politikalarına karşı direnir.

4 DEMOKRASİ

YBH toplumun siyasal ve demokratik gelişmesine, bireyin ve toplumsal örgütlerin engelsiz ve etkin katılımını ve denetimini öngörür. Birey ve toplumsal örgütler için, kendilerinden farklı düşünenlerin (kurumlaşmış yapının veya çoğunluğunun) empozesi altında kalmadan kendilerini açıklıkla ifade edebilecekleri ve kendi farklılıklarını yaşayabilecekleri özgürlükçü ve katılımcı ortamları savunur.

Yerinden yönetim, farklılıklara ve muhalefete açık olan ve onlara etkileme olanağı veren yöntemlere değer verir.

Azınlık ve çoğunluk diktalarına karşı olan YBH, kendi içinde de kanatlara izin ve destek vererek, demokratik katılımcılık anlayışını parti iç hukukuna yansıtır.

5 FAŞİZME KARŞI OLMAK

YBH, Kapitalist sömürünün toplumla çatışan doğası gereği, günün şartlarına ve kapitalistlerin çıkarlarına uygun olarak kimi zaman açık, kimi zaman gizli yöntemlerle bireyi ve toplumu baskı altına alan faşizme ve her türlü faşizan baskıya karşı çıkarı insanlık onurunu ve ideallerini yok sayan bu yönetim anlayışına karşı toplumsal bilinç, duyarlılık ve örgütlülüğün gelişimi için çaba harcar.

6 EMPERYALİZM VE SÖMÜRGECİLİĞE KARŞI OLMAK

YBH, emperyalist ve sömürgeci ilişkilerin tasfiyesi için içte ve dışta savaşım verir. Kıbrıs, Kıbrıslılar, dünya halkları ve devletleri için, yöneten –yönetilen, güçlü-mazlum çelişkisine karşı çıkar. İçte ve dışta ilişkiler ortak irade, ortak katkı ve ortak çıkar esaslarına göre düzenlenmelidir.

7 YURTSEVERLİK VE BARIŞÇILIK

Kıbrıs Türk toplumu varlığını koruma mücadelesinde pek çok fedakarlıklarda bulunmuştur. Bunca fedakarlıklar sonrası bugün hiç de layık olmadığı bir durumu yaşamaktadır. Tüm değer yargılarını, kişiliğini, saygınlığını, kendine güvenini yitirmek üzeredir.

Barış istemeyen egemen güçler (sömürücü, şövenist, turancı, aşırı milliyetçi ve gerici softalar), talimatlarla yönettiği yerli işbirlikçi cephe ile toplumun üzerine çökmüştür. “Ya Enosis, ya kaymakam” seçenekleri ile toplumun herşeyi ile yok oluşunu amaçlamaktadırlar.

Bu durum Kıbrıs Türk Toplumunu kendi öz yurdunda azınlığa düşme tehlikesi ile karşı karşıya getirmiştir. Bu ölümcül gerçek yepyeni mücadeleleri kaçınılmaz kılmaktadır.

Bu amaçla YBH, “Bu memleket bizim” sloganı ile talimatla yönetilmeye, yurdun kaynaklarının yağmalanmasına, ülkenin bölünmesine karşı çıkarak kişilikli, saygın sivil toplumun yaratılmasına ve federal bir Kıbrıs için mücadeleye kararlıdır.

Emperyalist ülkelerin hegemonya mücadelelerinden kaynaklanan savaş politikalarına karşı çıkar ve yurdun güvenliğini gelişmede, toplumda ve dünyada gelir dağılımındaki eşitsizliklerin giderilmesinde ve bu uğurda mücadelede görür.

YBH her türlü silahlanmaya ve savaş tehdidine karşı çıkar.

8 HALKÇILIK VE EMEKÇİLİK

YBH, halkın üretim ve yönetimdeki organizasyonunu öngörür. Bu organizasyonun şekillenmesinde emeğin ve emekçinin etkin katılımını ve yönlendiriciliğini savunur. Bu bilinçle üretimin ve üretenin hak ve çıkarlarının savunucusu ve kuramcısı olacaktır.

Üreten halkın bugünkü statüko şartlarında kısıtlı yaratabildiği değerlere bile tecavüz eden ganimetçi ve hak yiyicilere karşı toplumun üretim, yönetim ve yaşam hakkını savunur.

9 ÖNCÜLÜK VE BİLİMSELLİK

Herşeyi bize özgü hale getirmek için, Ada’mızı başka hiçbir yere benzemeyen tekil bir örnek almak yanlışına düşülmeyecek ve bilimsel Sol düşünceyi yaratan insanlığın bilimsel bilgi birikimi ana kaynak olacaktır.

YBH, toplumsal politikaların, tercihlerin ve sosyo-ekonomik uygulamaların mutlaklaştırılmış şekil, şart ve yönlendirmelere bağlı kılınmasına karşı çıkar, bu anlamda atılacak her adımın bilimsel gerçekçiliğe ve toplum çıkarlarına denk düşmesini savunur. Bu anlamda teori ve pratiğin uygunluğuna özen gösterir.

YBH, bilimsel ve yurtsever anlayışın toplum yaşamında egemen olabilmesi için öncülük eder.

Bu uğraşa samimi katkı koyar, katkı alır.

10 ANTİ -MİLİTARİZM

İnsanlığın gelişimi hep barışçıl ve üretken ortamlarda olmuştur. Savaşlar ve militarizm buna karşı bir yıkım aygıtıdırlar. İnsanoğlu’nun gelişimi için belkide en son düşünülebilecek ordu kavramı egemenler tarafından en öncelikli, avantajlı ve vazgeçilmez bir anlam olarak vermektedir. Kendilerine has ayrıcalıkları, disiplinleri ve mentaliteleri olan ordular, toplumsal yaşamın doğal gelişmesine denk düşmedikleri gibi, görev alanlarını aşarak toplumsal gelişmeye müdahale etmektedirler. YBH, bu müdahaleleri haklı çıkartmak, öncelik ve önemlerini ve kanunlarını koruyabilmek için, toplumsal yaşama ve şuura karşı yürütülen kuşatmacı propaganda ve tavırlarına karşı çıkar. Toplumsal gelişmenin orduların emirlerine bağlı kılınmasına karşı çıkar. Bunun yerine orduların ve görev sınırlarının sivil kurumların ve halkın otorite ve denetimine tabii kılınmasını savunur.

11 ÇEVRECİLİK

Çevre herşeyiyle önemsenmeli ve korunmalıdır. Yeşil alan ve meskun alan dengesi, tarihsel ve kültürel miras, çevre sağlığı, temizlik, görünüm ve ortak tesisler bir bütün olarak algılanmalı ve dünyanın kurtarılması kavgasına omuz verilmelidir.

Dünyanın ekolojik dengesini sanayiye feda eden kar amacından başka birşey düşünmeyen tekellerin insanlığın geleceğini tehlikeye atan yatırımcılar ülkemizde denetim altına alınacak, gerekirse engellenecek ve uluslararası dayanışmaya katılınacaktır.

SAVAŞIM YÖNTEMLERİ

Savaşım hukuka uygun yapılacaktır. Anayasanın ve yasaların toplum gereksinmelerine cevap veren, ileri, çağdaş ve dinamik olması için uğraşı verilecektir. Bu anlayışla çelişen Anayasadaki özel kuralların değiştirilmesi öncelikli hedef olacaktır.

Bu savaşım örgütlenme ve örgütler arası dayanışma biçiminde sürdürülecektir.

Toplumun çağdaş ve dinamik gelişimine engel olan tüm yasal, veya yasadışı kural ve kurumlara karşı savaşım içte ve dışta evrensel dayanışma ile verilecektir.

DIŞ POLİTİKA

Kıbrıs sorununun devam ettiği koşullarda, dış politika olayları ile ilgilenmek ve etkili olmak zordur.

Küçülen dünyada bölgesel sorunların dünyadan kopuk çözümlenemeyeceğine inanan partimiz, dış politika konularına gereken önemi vermektedir.

KKTC makamları tüm ana işlevler gibi tüm politik işlevini de TC organlarına terk etmişlerdir. KKTC ve TC’deki mevcut statüko’nun savunucuları dünyadan kopuk, dünyayla her türlü ilişkisini ve siyasal etkilenmesini kesen, kendi içine hapsolmuş, güdülebilen bir toplum olmamızı istiyorlar.

YBH, toplum adına politika yapmaktadır ve toplumumuzun çağdaş dünyadaki onurlu yerini savunmaktadır. Bu amaca uygun olarak, sorunların silahsız çözümüne, emperyalizme karşı direnenlere destek olunmasına, uluslararası dayanışmaya, ırkçı yönetimlerin yıkılmalarına, mazlum halkların onurlu bir gelecek kurma hakkına, BM’nin desteklenmesine, dış politikada temel kişi hak ve özgürlüklerin ve uluslararası hukukun birinci sırada tutulmasını hedefleyen canlı ve dayanışmacı bir dış politika izleyecektir.

İnsanlığın gelişimini frenleyen sınırların, farklılıkların ve ayrıcalıkların kaldırılmasına taraftır. Emperyalizmin uluslararası dayanışması, karakteri ve yayılmacılığına karşı emeğin ve halkların evrensel dayanışmasını savunur. Sol örgütlerle dayanışarak emperyalizmin her türlü egemenlik alanlarını toplumsal elkoyuşa dönüştürecek devrimci mücadeleye katılmaya kararlıdır.

KIBRIS SORUNU

YBH, Kıbrıs sorununun çözümünün yalnız Kıbrıslıların değil, Türkiye ve Yunan halklarının, bölge ve dünya barışının da çıkarına olduğuna inanmaktadır. Kıbrıs sorunu göstermiştir ki, uzlaşmazlık, adamıza silah yığmak, başta Türkiye ve Yunanistan, sonra da bölge ve dünya barışını tehdit etmiştir.

YBH, Kıbrıs sorununun çözümünü “iki bölgeli, iki toplumlu, siyasal eşitliğe dayalı, Federal bir Kıbrıs” şeklinde öngörür. Bu esaslar baz alınarak hazırlanan Gali Fikirler Demetinin, içeriğini, ilgili BM kararlarını tarafları bağlayıcı olduğuna inanır. Yapılması gereken şey tüm tarafların bu esaslara bağlı kalarak çözüm sürecine içtenlikle katkı koymasıdır. Çözüm sürecine yardımcı olabilecek ilave gelişmeleri (Güven artırıcı önlemler, AB süreci v.s), taraflar, müştereklik sağlayarak hayata geçirmelidirler.

Enosis, Taksim, entegrasyon gibi ayrılıkçı politikalar derhal terkedilmelidir.

Karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm sağlanıncaya kadar; -silahlanma yarışı, gerilim ve tehdit politikalarına son verilmeli, iki toplumun işbirliği, teması ve Kıbrıs sorununun çözümüne katılma sürecine konulan engeller kaldırılmalı,

-Nüfus kaydırma ve toplumsal iradeye müdahale ve keyfiyetçiliğine son verilmeli,

-Şöven propaganda ve eğitim engellenmeli,

-Yurt sevgisi, ortaklık ve ortak bir gelecek anlayışı geliştirilmeli, insan hakları ve evrensel hukuka saygı duyulmalı,

-Kıbrıs sorununun çözüm sürecine ve temel esaslara aykırı olan tek taraflı yaptırımcı uygulamalardan kaçınılmalı, -toplumların, daha çok demokrasi, daha çok adalet, daha çok refah taleplerine engel olunmamalı,

Toplumların bu amaçlara yönelik, üretim, yönetim ve işbirliği fonksiyonlarına saygı duyulmalı,

Kültür mirasımızın, ekolojik dengenin, su kaynaklarının, yeraltı ve yer üstü zenginliklerinin ve çevrenin korunmasına özen gösterilmelidir.

Kıbrıs, küçük bir ülkede ırkçı ve şöven politikaların nelere mal olduğunu ve görece ne kadar güçlü olursa olsun, etnik grupların diğerlerini susturmayı başaramadıklarını gösteren acı bir örnektir. Ayrıca, şövenistlerin, koruyuculuk maskesi altında toplumlara acı ve ızdıraptan başka birşey getirmediği de kanıtlanmıştır.

Enosis, taksim, entegrasyon gibi ayrılıkçı politikalar doğru olmadıkları gibi, uluslararası hukuk ve Kıbrıs sorununun çözüm sürecine ve ortaklık anlayışına aykırı oldukları için olası da değildirler.

Toplumları geçmişte birbirine kırdırtan, toplumlar arası güvensizliği ve ayrılıkçılığı teşvik eden bu zihniyetlerin temsilcileri izledikleri yanlış politikaların kötü sonuçlarını ve ağır bedellerini toplumlara ödettirirken mevcut durumdan kendilerine ve yandaşlarına her türlü çıkar ve ayrıcalığı sağlamaktadırlar.

YBH,toplumlara ağır bedeller ödettirip, kendilerine haksız kazanç ve ayrıcalıklar kazandıran bu şöven zümrelere karşı savaşımı öngörür.

Güvence, hukukun yönetiminde ve toplumların bir birlerinin haklarına saygı göstermek ve ortaklık bilincine ulaşmasındadır.

Kıbrıs’ta iki bölgeli, iki toplumlu federal bir devlette birleşmek, adayı silahsızlandırma amacını sağlamak için gerekli koşulları yaratmanın kavgasını verecektir.

Partimiz güvenceyi toplumların müdahalesiz ortamlardaki toplumların vijdanında ve bu mücadelenin başarısında görür.

SOSYO EKONOMİK POLİTİKALAR

Egemenler, bugünkü statüko şartlarında, toplumun tercihi olan sosyo ekonomik politikaların uygulanmasına olanak tanımamaktadırlar.

YBH, buna karşı çıkmayı, toplumun kendini yönetme, üretme ve organizasyon hakkına sahip çıkmayı öncelikli sayar.

Bu amaçla, ve ilkeler çerçevesinde her alandaki sosyo-ekonomik politikalarını, toplumun gereksinmelerine uygun olarak güncellik ve dinamizmine önem vererek ardıcıl üretir.

Bu politikalar ilgili her zeminde detaylandırılarak topluma deklere edilir.

YBH, ilkeleri doğrultusunda sosyal ve ekonomik yapı değişikliğine gitmek ve;

Eğitimi demokratikleştirmek, müfredat programlarını aile, öğretmen ve yüksek öğrenim için öğrenci ve bakanlık işbirliği ve yerellik ile çeşitliliğe bağlı olarak oluşturmak, hukukun yönetimini getirmek, hukuk yönetimi öğretmek ve laik, çağdaş, demokratik ve bilgiyi yalnız öğretmenden değil, her kaynaktan bulabilen, paylaşmayı bilen, yabancı dil bilir kuşaklar yetiştirmek, üretim ilişkilerine uyarlamak;

Asker ve polis ocaklarını, hukukun yönetimine bağlamak ve bu ocaklarda hukuk dışı toplantı ve karar odakları oluşmasına engel olacak sivile açık yapı oluşturmak ve parlamento egemenliğine almak,

Savunmayı gençlerin, sırtına yüklemekten ve yurt dışındakilerin Ada’mızı ziyaretlerine engel olmaktan vazgeçmek,

Hukukun yönetimini kişilerin yönetimi yerine koymak; memurlara güvencelerine dayanarak hukuk yönetimini savunma, yasanın olmadığı yerde yürütme olmadığı ilkesine göre hareket etme, yasadan kaynaklanmayan yetki kullananların buyruklarını uygulamama görev ve hakkını vermek; ayrımcılığa karşı savaş vermek kişi hak ve özgürlüklerini kullanmayı devletçe desteklemek,

Devlet örgütüne ve özel işyerlerinde istihdam, terfi, takdir, ödüllendirme ve işten çıkarmaların bağımsız yargı organlarında denetlenmelerini sağlamak, ILO’nun sözleşmelerinin asgari haklar olarak uygulanmasını yasallaştırmak; bunları yapabilmek için iş tanımlamalarını zorunlu kılmak, olmadığı yerlerde devlet çalışma dairelerinin oluşturduğu örnek iş tanımlarını yasallaştırmak, iş uyuşmazlıklarını çözmede toplu sözleşmeleri yasalarla desteklemeyi, ve yargısal kararlara uymayı zorunlu kılmak,

Özürlüleri, topluma uyumlu ve bağımsız hale getirecek önlemleri almak,

Sosyal konut yapımını, sosyal felaket olmaktan çıkarmak, sosyal çevre içinde sosyal konut, ve mülk değil gelire uygun kira ile yuva sağlama yoluna gitmek, önce alt yapı ve ortak hizmetleri yaparak ucuz, sağlam ve güzel konutlar üretmek, ayrımı, baskı ve kayırma aracı olarak kullanılmasını önlemek,

İnsanın mutluluğunu, üreten, kendine yeterli, özgür ve bağımsız bireyleri amaçlayarak sağlamak, küçük ülke olmanın dar ve sıkıcı ortamını aşarak dış seyahat, haberleşme ve yabancı kültürlerle tanışma olanaklarını kullanma oranını artırmak,

Çevreye, korku ve baskıdan uzak, çeşitli kültür ve sanatla iç içe yaşadığı bir ortam gözüyle bakmak ve çevrenin korunup gelişmesini sağlamak,

Adamızın üçte birini ormanlaştırmak, odun yakma ve ağaç kesme yasaklarını uygulamak, keçi yasağını gözetmek ve sürü hayvancılığını gereksiz hale getirmek,

Harup, zeytin ve diğer meyve ağaçlarını ekonomik tarım alanı haline getirmek,

Doğayı kirleten, dere ve denizlere çöp diğer atık maddeleri atanlara ceza vermek, temizleme masraflarını ödetmek, sahil ve kumsal koruyucuları atamak, arıtılmış suları tarımda kullanılır hale getirmek.

Yerleşim yerlerini şantiye olmaktan çıkarıp, bakımlı, alt yapısı, su, elektrik, pis su, yağmur suyu, telefon ve diğer hizmetleri tamamlatmak,

Turizmde tip seçip orta gelirli turistlere yönelik tesis ve fiyat politikası getirmek; sahilleri kapatanlardan geri almak; yeni yollar ve ulaşma kolaylıkları ile tüm sahilleri halka açmak; hizmet vermeyenlerin para almasına ağır cezalar koymak, toprak ve kum alımını düzenlemek,

Yerleşim yerlerinde toptancı hallerinden başka yerlerde mal indirilmesine engel olmak, tartı ücreti alırken sağlık muayenesi yapmak, fiyat saptaması yapıp etiket koydurtmak,

Satışa sunulan her mala etiket koydurtmak ve gerekli olanlara malın evsafını yazdırtmak, herkesin uygun evsafta olmayan mal olduğunu anlaması halinde başvuracağı bir şikayet yeri hazırlamak ve dava açma hak ve olanağı vermek; bu tip davaların çalışma usullerini düzenleyecek kurallar koymak,

Devlet gelirinin ulusal gelirdeki payını artırmak, yurdun genel kaynaklarından kazanç sağlayanlara yüklemek; etkin bir kazanç değerlendirme sistemi getirmek;

Kamu yönetiminde kurmay ve hat personeli ayırmak, geri-beslenme (feed-back) sistemleri kurmak, objektif (nesnel) iş değerlendirmesine olanak verecek bir iş tanımı yaptırmak; fazla personeli çevre denetimi, ormanlaştırma, sahil gözetleme ve diğer birimlere kaydırmak;

Devlet personeli, bu ücretlerle verimli çalışamaz. Dışta çalışmayı özendiren bu ücret seviyesini yükseltmek;

maaş ve ücretlere özendirici (iş değerlendirmesine bağlı) özendirici ödenekler eklemek; özendirici ödenekleri, emekliliğe ancak normal yaştan ayrılanlara yansıtmak, geçmişte emekli olanların, normal yaştan emekliliğe ayrılmaları halinde de da bu yansıtmayı yapmak;

Partizanlık ve kayırmaya son vermek için siyasilerin ve iç siyasal kamu görevlilerinin kimsenin işi için emir vermemesini sağlayacak yönetmelikleri hazırlamak ve çağdaş önlemlerle yansız devlet hizmeti getirmek; her tür ayrımcılığa engel olacak tüm düzenleri kurmak,

Bir üretim planı ile ağıl hayvancılığını geliştirmek, bitkisel üretimi TC rekabetinden kurtarmak, süt mamullerini yeni ve kaliteli ürünlere geçerek pahalıya satabilmek için yatırım yapmak,

Parçalanan toprağı birleştirmek için önlemler almak, özendirmek, tarımsal araç ve gereç parkları kurmak, tarımı desteklemek, su kaynaklarını devletleştirmek,

Narenciyeyi, yeniden planlayıp yüksek maliyetlerle çalışan tüccarlardan kurtarmak,

Yargıda reform ve reorganizasyon yapmak, ihtisas mahkemeleri kurmak: iş davalarını hızla gördürecek kural ve olanak yaratmak,

Dış ticareti kurallarla denetlemek, kişi denetiminden uzak olan kurumların; KİT ve Kooperatiflerin ağırlığını artırmak, ithalatçı izinlerinin standart yedek parça ve bakım, onarım zorunluluğuna bağlanmasını sağlamak,

Türk Lirası CONVERTIBLE dövizler arasında fark kalmamasını sağlamak,

Kooperatifleri yaygınlaştırıp demokratikleştirmek sıkı denetime alarak üyelerin haklarını savunmalarına engel olan tüm engelleri kaldırmak, halk şirketlerini desteklemek, özel şirketleri şeffaflaştırmak,

KİT’lerde özel ve TC’li ortakların hisselerini satın alıp yüzde yüz devlet kuruluşu haline getirmek ve KİT Yasasını uygulayarak siyasal iktidarın günlük müdahale olanaklarını yok etmek,

Göçmenler 1974’den beri hem konut hem de iş aracı olarak Rumların terkettiği değerlerden yararlanmışlardır. Ev kirası vermemişler, işyeri, bağ bahçe, iş makinesi ve tarım alanı kullanmışlardır.

Ancak adaletten yoksun dağıtımlar sosyal sorunlar yaratmıştır ki, yurttaş vicdanını tatmin edecek önlemler alınmalıdır.

Güney’de mal bırakanlar da tatmin edilmemiş, adaletsizlik yıkıcı etkiler yapmıştır.

Bu sorunlar yeniden ele alınıp çözümlenmelidir.

Kıbrıs sorununda bir andlaşma ile yeni bir olanak vermek ve herkese malını şahsen veya üçlü komisyon aracılığı ile değerlendirme olanağını sağlamak, YBP, uygulamaları meşrulaştıracak bir sıfırlamayı reddeder, hem herkesin haklarını vermek, onlara saygı duymak, hem de Kıbrıs Sorununda bir andlaşmaya engel olmamak gerektiğine inanmaktadır.

Bu nedenle, kesin tasarrufların alınıp satılmasına ve hakların yok pahasına puan hesabıyla yokolmasına dur demek gerekmektedir.

Yerel yönetimler, yerleşim yeri halkının özgür iradesini temsil eder. Yerel yönetimlerin, genel bütçeden pay almaya muhtaç, halkıyla danışarak projeler hazırlamayan ve uygulayamayan aciz varlıklar olmaktan çıkarılması gereklidir.

Demokrasi, güçlü yerel yönetimlerle ortaya çıkan çok merkezliliğe muhtaçtır.

Eğitimden asayişe, yazılıdan radyo-TV yayınına kadar etkili ticaret, dolaşım ve yerleşimde yetkiyi yöre halkının iradesine bırakmak,

Sağlığı, çevre sağlığı ile birlikte değerlendirmek, koruyucu hekimliğe öncelik vermek,

Tek tip sosyal güvenlik sistemi içerisinde tek tip sağlık sistemiyle sağlık hizmetlerini sosyalize etmek,

“Aile hekimliği” sistemiyle, ihtisas hastaneleri içindeki poliklinik hizmetlerinin yığılmasını önlemek,

Çağdaş sağlık hizmetlerinin verilebilmesi için yeterli sayıda, nitelikli sağlık personeli ve hekimi bulundurmak, eğitime önem vermek,

Yurtdışında tedavi masraflarını ve zorluklarını azaltmak, tüm hizmetlerin (teşhis, tedavi, laboratuvar ve diğer) dökümantasyonunu önemle sağlamak;

Özel sektörün devleti kontrol ve yönlendirecek boyutlara ulaşmasına izin vermeyecek politikalar uygulamak,

Esnaf, zanatkar ve yurdumuzda tüm çiftçiler özel sektör niteliğinde değildirler.

Sporda daha sağlıklı insan için kitle sporunu ön plana çıkarmak, daha sağlıklı insanın varlığı ile daha uzun süre üretime katılmayı sağlamak,

Geçmiş dönemdeki hukuk, suistimal ve istisnaların kurallaşması gibi sakatlıklarla maluldur. Bunlar meşru olarak görülemez, hukuk dili ile “null and void”dir.

Yurttaşlık dağıtımı da bunlardan biridir.

YBH Yurduna gelen, iş yapan işe alınan veya yerleşen herkese eşit ve saygılı davranmak; yenilerini çağırıp emeği ve üretici karlarını düşürme politikaları ile savaşmak,

Kıbrıs sorununda bir andlaşmaya ulaşılmasına engel olmayacak miktarda ve yalnız hukukun suistimali ile verilmeyen yurttaşlık haklarını tanımak,

Kimsenin, iktidarın uygulamalarının bedelini yalnız başına ödemesine izin vermemek kararındadır.

SONSÖZ

Yurtsever Birlik Hareketi, ileriye doğru değişmeye açık, laik, demokratik, sosyal hukuk devletini eksiksiz gerçekleştirmeyi emekçi sınıf ve katmanları kucaklayarak demokratik halk iktidarını kurmayı amaçlayan çağdaş sol bir partidir.

Güncel ve önemli görev, Kıbrıs Türk Toplumunun egemenlik haklarındaki müdahaleleri kaldırmak; çöken toplum yapısını kurtarmak ve Federal Kıbrıs Cumhuriyetinin kurulması için yapılabileceklerin

Hepsini yapmayı öngörmektedir.

Mücadele barışçı yöntemlerle, hukuka uygun, ama açık ve net, yanlış anlaşılma endişesinden ve kimseye birşey vermeyi vaad etmeden verilecektir.

Toplumun kurtulacağı sorunlardan, varlığını korunmasını başarmasından ve dünyada kendini kabul ettirip ulaşacağı anlaşmadan yarar görmeyi mücadeleye değer bulan her kişi ve kuruluşla dayanışmayı kabul eder.