Yurtsever Birlik Hareketi Örgütlenme Sekreteri Rasıh Keskiner’in,YBH 7 inci Kurultayında yaptığı konuşmanın tam metni

"Değerli Dostlarım,

Kiminizle 45 yıdır tanışıyoruz.Kiminizle son 30 yıldır birlikteliklerimiz oldu.Kiminizle son20 yılda önemli bir mücadele içine girdik.ve büyük bir çoğunluğunuzla 1989 yılında kader birliği yaptık ve bir yola çıktık.

“Bu memleket bizim talimatla yönetilmeye hayır”diyerek başlattığımız mücadelenin bu gün üzerinden tam onüç yıl geçti.

 

Değerli dostlarım,

Geçen bu süre içinde çok sıkıntılar çektik.Bizi kurşunladılar,bombaladılar,tehdit ettiler.Bizleri her yerde engellediler.Söylediklerimizin duyulmaması için tedbir aldılar.Ama hiçbir şey kar etmedi.Hiçbir şey işe yaramadı.Düşüncelerimiz,söylediklerimiz Toplumun derinliklerine ulaştı,kabul gördü ve sahiplenildi.

Bazıları kolayı seçti.Rejimle anlaştı.Onlar beceriksiz biz becerikli dedi.Bizi mahvetmek isteyen,bizi yok etmek isteyen,bizi göçettirmek isteyen TC asker sivil Yönetimleri ile uzlaşaştılar.Ve bir taraftan egemenler,diğer taraftan becerikliler bu Topluma yıllarını kaybettirdiler.

 

Değerli dostlarım,

Bu tablo içerisinde,yani herkesin becerisini denediği bu bizim olmayan topraklar üzerinde biz zoru seçtik.Bu gün geldiğimiz noktayı daha o günden gördük ve uyarılarımızı yaptık.Gelin bu mücadeleyi,

-Kıbrısta federal bir andlaşma ve AB üyeliği

-Kıbrıs Türk Toplumunun Varlığını Koruma,

--Türkiyenin her türlü müdahalelerine karşı çıkma

temelinde birlikte mücadele edelim.bu mücadeleyi uluslararası alana taşıyalım,destek bulalım dedik.Olmadı.

Ve yalnız kaldık.Bu bizim boynumuza borçtu,biz bu yolu her ne pahasına olursa olsun yürüyecektik ve yürüdük.Zaman içerisindeki bu yürüyüşümüze katılanlar oldu,ayrılanlar oldu.Ancak bu yürüyüşün  kesintiye uğramasına ,hedefinden,ana ilkelerinden sapmasına hiç müsade edilmedi.Bundan böyle de,bu mücadelenin hedefini değiştirmek,amaçlarını saptırmak ve günü kurtarmak için hevesleri olanlara müsaade etmeyeceğiz,etmeyeceksiniz.Tüm Kıbrıs’ı ve tüm Kıbrıslıları unutup Sadece Kıbrıs Türk Toplumu için politika üretmeyi düşünenlere müsaade etmeyeceğiz.

Ve bir şey daha.Kitleselleşme adı altında bu hareketin,bu mücadelenin ve bu mücadele kültürünün yozlaştırılmasına müsaade etmeyeceğiz.

 

Değerli Dostlarım,

Çeşitli badirelerden geçe geçe,hepimiz çeşitli bedeller ödeye ödeye bu günlere geldik.Hep doğruları savunduk,halka hep gerçekleri söyledik.Perde gerisinde dönen dolapları işaret ettik,Rejime karşı,işgale karşı mücadele ettik.Rejimi teşhir ettik.Halka gelecek tehlikeleri işaret ettk.Ve bunun ötesinde,kendi toplumumuz içinde, Rum Toplumu ile ve dünyadaki pek çok uluslararsı kuruluşlarla dayanışma ve işbirliği içine girdik.Gerek yurt içinde gerekse yurt dışında müttefiklerimiz oldu.

Hiçbir güç bizi sürdürdüğümüz mücadeleden engelleyemedi.Bu gün anlımız açık,vijdanımız rahattır.Tek üzüntümüz,Toplumumuzda andlaşma ve giderek barış yanlılarını gerçek hedef doğrultusunda etkin bir mücadeleye çok önceleri başlatamamız,ve dolayısıyle bu gün yaşananları engelleyememiş olmamızdır.

Ama biz umudumuzu koruyoruz.Biz ,bizi bu topraklardan atmak isteyenlere karşı direneceğiz.Mücadelemiz bir günlük, bir dönemlik değildir.

Bu güne kadar yaptıklarımız,yapamadıklarımız ama mücadelemizin her safhasında ne yaptı isek birlikte yaptık.Bu gün bizim bu konuma gelişimişzde katkısı olan ,burada olan ve olmayan tüm değerli mücadele arkadaşlarımı kutlamak isterim.Ayrıca,bu mücadeleye birlikte başladığımız bu mücadelenin tohumlarının atılmasında emek veren ,ter akıtan ve aramızda olmayan sevgili dosatlarımızın hepsini de saygıyla anıyorum.

 

Değerli Dostlarım,

Artık eski , bildiğimiz Kıbrıs yok.Yeni bir Kıbrıs var.Bizim de, bu, Yeniden Kıbrıs için yapacaklarımız var.Artık, kimilerinin dediği gibi “önce çözüm sonra AB;veya Türkiye ile birlikte veya Türkiyeden sonra gibi teselli veya günü kurtarma beyanatları ortadan kalkmıştır.

Kıbrıs AB üyesidir.Ve Türkiye bundan böyle,Kıbrsın bir parçasını değil Avrupanın bir parçasında işgalci durumundadır.

Şimdi,bu durumu gerçekleştiren Türkiyenin derin devleti ve onun buradaki temsilcisi Denktaş bu durumun üzerine yatıp durumu idare edeceklerini zannediyorlar.Otuz yıldır Rumun malının üzerinde sürdürdükleri saltanatın devam edeceğini, eş ,dost, dünürlere peşkeş çektiklerine yenilerini ekleyeceklerinin hayali içindedirler.Ama en başta,bu durumu biz kabullenmedik ve kabullenmeyeceğiz.Uluslararası hukukun uygulanması, yağma düzeninin ortadan kaldırılması için her zaman uluslararası camia ile dayanışma içinde olacak ve onlarla birlikte bu adanın yeniden bütünleştirilmesi için mücadelemizi daha da keskinleştirerek sürdüreceğiz.Bu boynumıza borçtur.Bizi anamızdan,kardeşimizden çocuklarımızdan ayırdılar.Her birini bir kıtaya göç ettirdiler.Bizi hiç ama hiç düşünmediler,kaale almadılar,yok saydılar.

.Onlar bir avuç kafatasçı faşistin ve Türkiye halklarının üzerinde saltanat süren imtiyazlı bir zümrenin temsilcileridirler,ve onların menfaatlerinin bekçileridirler.Hem Kıbrıs Türk Toplumuna hem de Türkiye Halklarına ihanet içindedirler.

Onlar,kendi çıkarları için,insanlarımızın modern dünya ile buluşmasını istememektedir.Onlar uluslararası hukukun egemen olmasını istememektedirler.Onlar insan haklarının eksiksiz uygulanmasını istememektedirler.Onlar herkesin özgür konuşmasını,özgür düşünmesini istememektedirler.Onlar insanlarımızın dünya ile barışmasını,dünya nimetlerini paylaşmasını istememektedirler.Onlar demokrasi istememektedirler,barış istememektedirler.Onlar insanı hiç ama hiç sevmediler.Onlar silahı,onlar parayı sevdiler.

Ama artık bıçak kemiğe dayandı.Biz de onları düşünmüyoruz .Bizim hayatımıza kasdettiler.Onlara hoşgörü ile bakmamız mümkün değildir.Onları tarihin karanlığına gömmek için elimizden geleni yapacağız.

Şimdi önümüzde bir şans daha var.28 Şubat’a kadar BM planının sonuçlandırılması ve bir andlaşma sağlanması için mücadele etmek zamanıdır.Bu takımla bu iş olmaz biliyoruz.Ama artık gerçekleri gören Kıbrıs Türk Toplumunun büyük çoğunluğu ayağa kalkmıştır.Bu düzene, bu rejime başkaldırmıştır.Ayrıca biliyoruz ki uluslararası güç,Türkiye Halklarının önemli bir kesimi,Türkiyenin şu andaki hükümeti bizimledir .O zaman biz bu güçlerle birlikte ,28 Şubatı Kıbrıs Türk Toplumunun ve tüm Kıbrıslıların gerçek kurtuluşuna giden yolda bir basamak yapmak için başlattığımız bu mücadele sürecektir.

Ama biz 28 Şubat için mücadele yaparken hiçbir zaman felaket tellallığı yapmayacağız.İzliyorsunuz şu anda bir tarafta bu süreci tuzaklarla dolu göstermeye çalışıp bu plan kabul edilirse yokolacağımızı ,diğer tarafta da 28 şubatta çözüm bulunmazsa yyokolacağımızı tekrarlayıp duranlar var.

Biz, elbette ki bu sürecin çözüme ulaşması için üzerimize düşen görevi yapmaktayız ve yapacağız,ama 28 inden sonra bir çözüme ulaşılmazsa da bunun bir felaket olacağını,mahvolacağımızı hiçbir surette kabul etmiyoruz.Bir mücadele biter bir başkası başlar.Elbette daha zor koşullarda ama mücadelemiz o zaman Avrupa Birliği yurttaşları olarak daha da etkin bir şekilde devam edecektir.

Şu anda sürdürülen propaganda çalışmalarında Partimizin geriye düştüğünü gören dostlarımız,arkadaşlarımız vardır.Belki Rejimin elindeki basın yayın organlarında bize yer vermiyorlar,ancak bugün bu memleket bizim platforumunda sürdürülen eylemlerin tümünde biz varız ve etkin rol oynamaktayız.Yıllardır bu partinin savunduklarının,söylediklerinin duyulmaması için gereken her tedbiri almadılar mı? Buna rağmen savunduklarımızın Toplumun malı haline gelmesini engelleyebildiler mi?Engelleyemediler .Şu anda da yaptıkları odur.Hergün bildiriler yayınlamaktayız ama hiçbir yerde,şu anda birlikte mücadele verdiğmiz müttefiklerimizin yayın organlarında bile yayınlanmamaktadır.Biz,Rejime karşı tek Parti olduğumuzu hep söylemedik mi,bu durum şu anda da devam ediyor.ve edecektir.Bizim Rejimin temsilcilerine ,şu ana kadar hiç yapmadığımızı,yani ne olur bizi de çıkarın programlarınıza diye rica edecek durumumuz yoktur.Ama onlar yer vermiyor diye bizim de oturacak halimiz yoktur.Kendi yöntemlerimizle düşüncelerimizin yayılmasına,duyulmasına gayret göstermeliyiz.

 

Değerli dostlarım,

Geçen yıl adını koyduğumuz,Toplumda yaratmak istediğimiz başkaldırı gerçekleşmiştir.Toplumun büyük çoğunluğu bu mücadeleye hazırdır.Bu mücadele her yerde etkin bir şekilde sürdürülmelidir.tarlada çiftçisi,çarşda esnafı,fabrikalarda,atelyelerde işçisi,devlet dairelerinde memuru,öğretmeni,serbest piyasada sanayicisi,ticaret erbabı hepsi ama hepsi bu ayağa kalkışı daha da yükseklee taşımalı,Toplumu temsil etmeyenlerin Toplumların geleceğini karartmalarına fırsat vermeyeceklerini dünyaya duyurmalıdır.

Bu başkaldırı mücadelesi sürerken bazı tehlikelerin bizi beklediğini bilelim,ve buna da müsaade etmeyelim.Mücadelemizin ,bu onurlu mücadelenin birtakım seçim hesapları ile sulandırılmasına müsade etmeyelim.Bir kez daha Rejimin vitrinlerine süs olmayı değil,o vitrinleri temelli olarak kırmak için mücadele edelim.

Birlikte olacağımız yurt içindeki ve yurt dışındaki güçlerle,Kıbrısta Andlaşma isteyenlere Denktaş ve arkasındaki güçlerin bizi temsil etmediğini haykıralım,

 

Değerli Dostlarım,

Her hal ve şartta,hiçbir surette umutsuzluk yok.Umut bizim mücadele azmimizin bir parçasıdır.Yıllarca Topluma umut vererek pek çok insanın dayanmasını,göçünü önledik.mücadeleye katılmasını bu topraklara sarılmasını sağladık.Belki mücadelemiz daha da zorlaşacak,eğer bir andlaşmaya ulaşamazsak da ,doğacak yeni koşullarda da umutla , inançla gerek ülkemizde gerekse dünyada savaşsız ve sömürüsüz bir dünya için mücadelemiz sürecektir. bizim hayatımız zaten mücadele,bu görev bizim.

Dayanın arkadaşlar,kazanacağız.