Yurtsever Birlik Hareketi Genel Sekreteri İzzet İzcan’ın Yurtsever Birlik Hareketi 6. Olağan Kurultay’ındaki konuşması

 

Değerli Konuklar, Sevgili Mücadele Arkadaşlarım;

Kurultayımıza hoş geldiniz.  Militarist rejimin tüm baskılarına rağmen Kuzey Kıbrıs’taki emek, demokrasi ve barış mücadelesini sürdüren değerli yoldaşlarım, Kurultayımıza  hoş geldiniz.

Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü nedeniyle pek çok sorunla boğuşmak zorunda kaldık. Hala boğuşuyoruz. Son 40 yıldır egemen çevreler kendi çıkarları için Kıbrıslılar üzerinde her türlü oyunu oynadılar. Onların ada üzerinde bu oyunları uygulama görevini üstlenen yerli işbirlikçileri,  Kıbrıslıların büyük acılar çekmesine, kayıplar vermesine ve bedeller ödemesine neden olmuşlardır.

Yaratılan bu ortamda Kıbrıs Türk toplumunun kayıpları çok büyüktür. Kıbrıs Türk toplumu içerisinde en ağır bedeli, işçiler, köylüler, küçük üretici, esnaf ve zanaatkarlar, kısacası emekleri ile geçinenler ödemektedir.

Egemen çevreler oluşturdukları vitrinde  yerli işbirlikçilerin katkıları ile, baskı, tehdit  ve partizanlık yaptılar. Ülkeyi kumarhane ve gazinolarla doldurdular. Ucuz ve kaçak işçiliği kullanarak yoğun bir sömürü mekanizması oluşturdular.

Bunun yanına ucuz ve kalitesiz mal serbest dolaşımını da ekleyerek tüm üretici sektörlerin iflasını sağladılar.

Ankara’nın ve onun Kuzey Kıbrıs’taki asker-sivil-bürokrat uzantılarının her alana açıkça müdahaleleri insanımızı üretimden koparmış ve yarısından fazlasının ülkeyi terketmesine neden olmuştur.

Uygulanan politikalar Kıbrıs Türk toplumunu tümden yok etmeye yöneliktir. 27 yıldır Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan tüm üretici-emekci sınıf ve katmanlara karşı bir insansızlaştırma politikası uygulanmaktadır. 2000’li yılları yaşadığımız bu çağda bizi dünyadan soyutlayarak “Esir Kampı” yaşamına mahkum ettiler.

 Meclise havale ettikleri passaport yasası gibi yasalarla Kıbrıs Türkünü rehin almak istiyorlar. Korkutup sindirebileceklerini sanıyorlar. Parti yöneticilerimizi askeri mahkemelerde yargılayarak Yurtsever Birlik Hareketi’ni susturabileceklerini sanıyorlar. Aldanıyorlar kardeşlerim, aldanıyorlar. Sn. Denktaş ve ona uzlaşmaz siyasetlerinde her  türlü desteği veren TC yönetimleri  bu kavgayı kaybetmiştir. O yüzden telaşlıdırlar. Öfkeyle sağa sola saldırıyorlar. Korkunun ecele faydası yok. Yolun sonuna gelmişlerdir.

Kıbrıs Türk toplumunun bu ülkede varlığını koruması için yıllardır “Bu Memleket Bizim, Talimatla Yönetilmeye Hayır” diyerek mücadele sürdüren, emekci sınıf ve katmanları kucaklayarak, savaşsız, sömürüsüz, emeğin iktidarını kurmayı amaçlayan Yurtsever Birlik Hareketi olarak bize dayatılan bu durumu reddediyoruz.

Yurtsever Birlik Hareketi için güncel ve önemli görev, Kıbrıs Türk toplumunun iradesine yönelik müdahaleleri kaldırmak, çöken toplum yapısını kurtarmak ve Kıbrıs’ın Federal  bir çatı altında yeniden birleştirilmesiyle birlikte AB içerisindeki yerini alması için yapılabileceklerin hepsini yapmaktadır.

           Değerli Kardeşlerim,

-                      Bizim karşımızdaki egemen güçler insanımızı yok etmeye yönelik tüm entegrasyoncu politikaların içinde, ekonomik sosyal, kültürel ve eğitim alanında herşeyimizi TC ile bütünleştirmeyi amaçlayan ortaklık konseylerinde görev yaparken, Yurtsever Birlik Hareketi bu rejimi reddetmekte ve halkımızın kendi kendini yönetmesi, kendi geleceğinde söz sahibi olması ve özgür ve bağımsız iradesine sahip çıkması için uğraş vermektedir.

-                      Onlar Kıbrıs’ta bölünmeye açık konfederasyon, iki devletlilik veya ayrı egemenlikli bir yapıyı savunurken, Yurtsever Birlik Hareketi ortak egemenliğe dayalı, merkezi güçlü federal bir çatı altında bütün bir Kıbrıs için mücadele vermektedir.

-                      Onlar Avrupa Birliğine karşı çıkarken, Yurtsever Birlik Hareketi, AB’yi çağdaş bir hukuk sistemi, demokratik hak ve özgürlüklerin en temel insan haklarının eksiksiz uygulanacağı, ayrı ayrı soydaşlar değil, özgür,bağımsız ve dokunulmaz bireylerin birer AB yurttaşı olacağı, değişik kültürlerin birlikte yaşayacağı, son tahlilde tüm sınırların ortadan kalkacağı ve tüm emekci halkların evrensel dayanışması içine gireceği bir sistem olarak görmektedir.

-                      Onlar Kapitalist sömürü düzenini savunurken, Yurtsever Birlik Hareketi emekci halkların demokratik iktidarını, ezilen ve sömürülen sınıfların yaratacağı adaletli ve demokratik bir düzeni, savaşsız ve sömürüsüz Sosyalist bir Dünya düzenini savunmaktadır.

Kıbrıs’ta Barış şarttır. Kimsenin hakkının yenmesine izin vermeden, insanların üzülmeyeceği, ileride güvensizlik nedeni olmayacak, görüşmeler yolu ile federal bir çözüm bulunabilir.

Federasyon gerek bizim, gerekse tüm Kıbrıslıların  çıkarlarını koruyacak bir çözüm şeklidir. Dünya Kıbrıs’ta bir andlaşmaya varmak için yardımcı olmaktadır. Dolayısıyle Federasyon, mümkün  olabilecek en yakın ve en iyi çözümdür.

Biz Federal bir çatı altında Kıbrıs’ın yeniden bütünleştirilmesini savunuyoruz.

İki bölgeli iki toplumlu ve toplumların siyasal eşitliğine dayalı Federasyon, Kıbrısın bölünmez bütünlüğünü sağlayan ve egemenliğin ortak olduğu, Karpazdan Bafa kadar ülkenin kaderi üzerinde iki tarafın da söz sahibi olabileceği bir çözüm şeklidir.

Yurtsever Birlik Hareketi tüm diğer partilerin aksine merkezi güçlü bir federasyondan yanadır.

Merkezi güçlü federasyon:

·                     Ortak egemenlikle Kıbrıs’ın tümünde söz sahibi olmak demektir.

·                     Her iki bölgenin ve her iki toplumun dengeli kalkınması demektir.

·                     Yatırımların tüm adaya dengeli yapılması demektir.

·                     Adanın hiçbir yerinde gizli örgütlerin barınamaması demektir.

·                     Ülkenin toprak bütünlüğünün korunması demektir.

·                     İki toplumlu yaşamı herkesin hissetmesi demektir.

·                     Şöven duyguların daha etkin bir şekilde törpülenmesi demektir.

O nedenle biz Yurtsever Birlik Hareket’liler hiç yılmadan ve hiç duraklamadan çalışmak zorundayız. Bu bizim ülkemize, çocuklarımıza ve Kıbrıs adası üzerinde yaşayan tüm insanlara karşı yükümlülüğümüzdür.

Değerli Kardeşlerim,

Ülkemizin içinde bulunduğu bu olumsuz koşullarda, Yurtsever Birlik Hareketi ittifaklar politikasını benimsemiştir. Bizim dışımızdaki demokrasi güçleri ile ilkeli ve prensipli bir iş ve güç birliği yapmak istiyoruz. Gün partisel, örgütsel veya kişisel hesap yapma günü değildir. Kıbrıs Türk toplumunun kimliğini ve varlığını savunuyorsanız, Kıbrıs’ta Federal bir çözüme, Barışa ve Demokrasiye inanıyorsanız, Emeğe ve emekciye saygılıysanız biz bizim dışımızdaki güçlerle birlikte bu yolu yürümeye hazırız.

Nereye kadar? Barışa kadar.

Nereye kadar? Çözüme kadar.

Bırakın diyoruz farklılıklarımız zenginliğimiz olsun. Asgari müştereklerimiz bize yeter.

Kıbrıs’ın Kuzeyinden yükselecek güçlü bir ses, umutsuzluk içerisinde olan halkta umut yaratacaktır.

Dış dinamiklerin Kıbrısla daha fazla ilgilenmelerini sağlayacaktır. Türkiye ve Dünya kamuoyu üzerinde olumlu etkiler yaratacaktır. Ve en önemlisi bu toprak parçası üzerinde birlikte yaşamak durumunda olduğumuz Kıbrıslı Rum vatandaşlarımızla yeniden yakınlaşmaya yardımcı olacaktır.

Yurtsever Birlik Hareketi Kıbrıs halkını yeniden yakınlaştıracak, iki toplum arasında varolan güvensizliğin ortadan kaldıracak çalışmalara büyük önem vermektedir. Geçen iki yıllık süre içerisinde 10,000’den fazla Kıbrıslı Türk ve Rumu düzenlediğimiz etkinliklerle biraraya getierdik. Getirmeye de devam edeceğiz.

Bizler Kıbrıslı Rumları maronitleri ve diğer kesimleri ülkemiz üzerinde bizim kadar hak sahibi vatandaşlar olarak görmekteyiz; ve tüm Kıbrıslıların insan haklarına saygılıyız.

İşte bütün bu nedenlerden dolayı güçbirliği şarttır. Parti olarak yaptığımız temaslarda bunun zeminin olduğunu gördük. Hayata geçmesi için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz.

Değerli Partililer;

Kıbrıs sorunu kritik bir dönemece girmiştir. Kıbrıs-AB üyelik görüşmeleri tamamlanmak üzeredir.

Aralık 99 Helsinki kararına göre Kıbrıs’ta çözüm olmasa bile Kıbrıs AB’ne üye olabilecektir. O günkü faktörleri değerlendirmek kaydıyla. Türkiye Cumhuriyeti bunları kabul ederek aday üye olmuştur. Ancak o güne kadar olduğu gibi, o günden sonra da Kıbrıs sorununun çözümü için ortaya ciddi bir çaba konmamıştır. Sn. Denktaş ben sadece Devletten devlete görüşürüm, konfederasyondan başka birşey konuşmam diyerek masayı terk etmiştir. Türk tezi olan Federasyonu, altında kendi imzası bulunan 77-79 doruk andlaşmalarını kabul etmemektedir. Hâla daha zemin var mı yok mu yoklamasını yapmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Kıbrısı ilhak edebileceklerini açıklamıştır. Bizim hakkımızda başkaları karar veriyor. Kıbrıs Türkünün fikri bile sorulmuyor. Ne hükümetine, ne meclisine ne de halkına sen ne düşünüyorsun diyen yok.

Değerli Arkadaşlar,

Bu memleket bizim öz vatanımızdır. Ne Türkiye’ye ne de başka bir ülkeye ilhak olmasını kabul etmiyoruz.

-                      Burası ikinci bir Hatay olmayacaktır. Biz Kıbrıslı Türkler buna müsade etmiyeceğiz. Bugüne kadar her türlü saldırılara karşı direndiğimiz gibi, buna da direneceğiz.

Türkiye Cumhuriyeti 1960 Garanti Andlaşmalarına dayanarak, Kıbrıs’ta bozulan anayasal düzeni yeniden tesis etmek gerekçesiyle buraya askeri müdahalede bulunmuştur. Kıbrıs’ın kuzeyini ilhak etme hakkı yoktur. Bugünkü uluslararası koşullarda bu mümkün de değildir. Çok daha büyük felaketlere neden olacak tehlikeler taşımaktadır.

O nedenle Kıbrıs’ın AB üyeliği sürecini durdurmaya çalışmak yerine, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelmemiz gerekmektedir. Bütün dikkat ve çabalarımızı bu yönde yoğunlaştırmalıyız. Kıbrısın çözüm olmasa bile AB’ne üye olacağı nerde ise kesinleşmiştir. Hâla çözüm için zaman vardır. Bu noktada Kıbrıs Rum tarafına  çağrıda bulunmak istiyorum. Sorunun çözümü için esnek ve yapıcı bir tavır takının. Birbirimize karşılıklı vereceğimiz tavizler bir tarafın galibiyeti veya diğer tarafın mağlubiyeti anlamına gelmeyecektir. Yurdumuz Kıbrıs’ta kalacaktır, bunu hiç akıldan çıkarmayalım.

Ve üstümüze düşeni el birliği ile birbirimizin temel haklarını koruyarak dayanışma içerisinde gerçekleştirelim.

Kıbrıs hepimizin ortak vatanıdır. Ortak vatan için ortak mücadele kaçınılmazdır.

Değerli Üyeler,

Dünyamızda önemli gelişmeler olmaktadır. Soğuk savaş sonrasında doğu blokunun çökmesiyle o dehşet dengesi denilen denge ortadan kalkmıştır. Sermaye ve uluslararası tekeller dünyada engelsiz tek Pazar yaratma iştahı ile harekete geçmişlerdir. Doğan boşluğu doldurmaya çalışmaktadırlar. İki kutuplu dünya sona erdikten sonra  insan hakları başlığı altında somutlaşan bu kazanılmış haklara karşı “Küreselleşme veya Globalleşme” adı altında yoğun bir saldırı başlamıştır.

Ulus ötesi sermaye stratejisini saptamış ve emeğin kazanılmış haklarına krşı saldırıya geçmiştir.

Yeni dünya düzeni adı altında kapitalizm dünyayı tek Pazar adı altında hegomanyasına almaya çalışmaktadır. Dünyanın çeşitli bölgelerinde mikro milliyetciliği kışkırtılmakta, halklar çatıştırılmakta müdahale gerekçeleri yaratılarak kritik bölgelere askeri müdahaleler yapılmaktadır.

Kendi besleyip büyüttükleri terör örgütlerinin faaliyetleri nedeniyle bağımsız ülkeler işgal edilmektedir. Terör nerden gelirse gelsin mahkum edilmesi gereken bir fenomendir. Hangi amaçla gerçekleşirse gerçekleşsin, hangi idealler adına yapılırsa yapılsın en küçüğü dahi bir mücadele biçimi olarak haklı olamaz. Bu sadece halkların özgürlük mücadelesini geri götürmekle kalmaz aynı zamanda Emperyalist güçlerin en sert biçimde karşılık vermesine fırsat verir.

Bizler bütün bu olumsuzluklara karşı, insan haklarına dayalı demokratik bir düzeni getirilebilmesi için, uluslararası demokrasi ve emek güçleri ile tam bir işbirliği ve dayanışma içerisine girmeliyiz.

Yurtsever Birlik Hareketi olarak kapitalizme ve onun en son aşaması emperyalizme karşı tavrımızı açıkça koyuyoruz. Ezilen halkların, sömürülen insanların yanında, ezen devletlerin, sömüren tekellerin karşısındayız.

Yurtsever Birlik Hareketi olarak bir kez daha yurdumuz Kıbrısın bütünleşmesi için sonuna kadar savaşımda kararlı olduğumuzu dünyaya duyururuz.

Ülkemize ve yurdumuza kimden ve nerden gelirse gelsin bölücülüğe, ırkcılığa ve şövenizme karşı mücadelemizi hiç yılmadan sürdüreceğiz.

-                      Bu Memleket Bizimdir, Biz yöneteceğiz,

-                      Haklıyız ve kazanacağız.

-                      Yurtsever Birlik Hareketi, yurtseverlerin birliğini, dayanışmasını ve bağımsız, toprağı bütün, federal Kıbrıs için ortak savaşımlarını öngörür.

-                      Yaşasın yurtseverlerin dayanışması.

-                      Yaşasın ortak mücadelemiz.

-                      Yaşasın Yurtsever Birlik Hareketi.

-                      Dikkatinize teşekkür ederim.

 

2 Aralık 2001