Kurultay Kararı No: 1
KIBRIS’TA
FEDERAL ANDLAŞMA KAÇINILMAZDIR
Kurultay Kararı No: 2
GENÇLİK
TOPLUMLARIN GELECEĞİDİR
Kurultay Kararı No:3
ASKERLİK
PROFESYONEL OLMALIDIR
Kurultay Kararı No: 4
ŞOVENİZME
KARŞI MÜCADELE SÜRDÜRÜLMELİDİR
Kurultay Kararı No: 5
Kurultay Kararı No: 6
2000’li
YILLAR SOSYALİZMİN YÜKSELECEĞİ YILLAR OLACAKTIR
6
Eylül 1998 tarihinde olağanüstü olarak toplanan Yeni Kıbrıs Partisi
Kurultayı, program ve tüzüğünde yaptığı değişikliklerle,
Partinin tüzel kişiliğini sona erdirmeden, faaliyetlerini Yurtsever
Birlik Hareketi olarak sürdürmesini kararlaştırmış, toplantısına 15 Eylül
1998 tarihinde de devam ederek organlarını yenilemiştir.
Aradan 14 ay geçmiştir. Bu süre içerisinde
yer alan gelişmeler karşısında Yurtsever Birlik Hareketi, yıllardır sürdürülen
Barış, ve federal çözüm ve; Kıbrıs
Türk Toplumunun Varlığı için mücadelesini ödünsüz sürdürmüştür.
YBH, Federal Kıbrıs’a giden
yolda, statükoyu bir engel olarak gördüğünü her vesile ile dile getirmiş,
değişmesi için mücadelesini sürdürmüş ve statükoyu reddeden güçlerin birlikte hareketini, dayanışmasını ve bu
birlikteliğin “Yurtsever” bir temelde örgütlenerek ortak bir mücadelenin
sağlanması için öncülük yapmıştır.
Ülkemizdeki sorunun hükümet etme
sorunu olmadığını, sorunun iktidar olma sorunu olduğunu bilerek politikalar
üretmiş ve savunmuştur.
Ülkemizdeki pek çok sorunun, mevcut
düzenle bütünleşerek, düzenin içinde yer alarak çözümlenemeyeceğini;
tam tersine düzene karşı ve onu değiştirmeyi amaçlamakla olabileceğinin
bilinci ile mücadele sürdürmektedir.
Yurdumuzun TC’deki egemen çevrelerin
Kıbrıs’taki uzantıları eliyle her bakımdan kuşatıldığını;
asker-sivil bürokrasileri, radyo, televizyon basın yayın kuruluşları, eğitim
programlarıyle toplumsal yaşamın her alanına müdahale etmelerine karşı
direnmektedir.
YBH, bizim Kıbrıslı Türkler
olarak kendimize özgü dünyalarımızın olduğunu, devamlı vurgulayarak,
bize bizi unutturmayı, bizi yok saymayı kendilerine görev bilmiş rejim ve
bekçilerine karşı mücadelesini sürdürmektedir.
Kıbrıs’ta federal bir andlaşma
ile bugün yaşanan pek çok olumsuzluğun ortadan kalkacağına inanarak, Kıbrıs’ta
federal bir andlaşmadan yana olan, Kıbrıs Türk
Toplumunun Varlığını savunan ve Kıbrıs’ın Kuzeyinin
T.C.’ye entegre edilmesine karşı olan tüm unsurlarla “Yurtsever”
bir çatıda bir araya gelmek için üzerine düşen her türlü görevi ve özveriyi
yapmıştır, yapmaktadır, ve bu alandaki her gelişmeye destek verecektir.
YBH, rejime karşı olan tek parti
olarak, bu yönde esas mücadeleyi sürdürürken, halkın sorunlarına
karşı her zaman duyarlı olmaya da önem vermiş, onların yanında
olmuş ve desteklemiştir. Her sorun karşısında alternatif görüşlerini açıklamıştır.
Her platforum ve olayı (olguyu)! rejimi geriletmek için kullanmıştır.
Yurtsever Birlik Hareketi, Kurultayın
hemen ardından kendini milletvekilliği genel seçimleri içinde bulmuştur.
YBH, herşeye şekil veren egemen güçlerin her seferinde olduğu gibi
son seçimlerde de, seçimlere müdahale ederek, seçimi kendi istedikleri gibi
belirleyeceklerini ve hiç bir etki ve yetkisi olmayan
Meclis vitrinini istedikleri gibi süsleyeceklerini, aynı egemen çevrelerin,
seçim sonrasına da müdahale ederek istedikleri hükümetleri
kurdurabileceklerini vurguladı.
6 Aralık 1998’de yapılan seçimlerin
geçmişteki seçimlerden hiçbir farkı olmayacağını, bugün ülkemizde
demokratik bir seçimin koşullarının olmadığının altını o günlerde bir
kez daha çizdi. Bu koşullarda içten ve dıştan müdahalelerle ve TC’den taşınan
nüfus ile Kıbrıs Türkü’nün varlık ve kimliğinin eritilmekte Kıbrıs Türkünün
iradesinin yansımasının engellenmekte olduğunu hatırlattı.
Devlet organlarının yurttaşlara
karşı birer baskı aracı olarak kullanıldığı, Türkiye’nin Kıbrıs’taki
organları olan Elçilik, yardım heyeti, köy işleri, bankaları, kamu
iktisadi teşebbüsleri ve merkez bankasındaki kabarık sayıda personeli ile nüfus
ve ekonomik gücü sayesinde seçim zamanı devreye girerek seçimi
etkiledikleri gerçeğini vurgulandı.
Bu tespitleri yapan YBH, ülkedeki
siyasi parti ve kitle örgütlerine geniş katılımlı boykot dahil çeşitli
öneriler götürdü. CTP ve TKP, YBH’nin Demokratik bir seçime yönelik
tespitlerine katıldıklarını belirtmekle birlikte, ortak hareket etmek
istemedikleri gibi, seçim yasası görüşülürken de bu çerçevede hiçbir
şey önermediler. Sendika ve kitle
örgütleri ise genel olarak, seçim platforumunun rejimi deşifre etmek için
kullanılmasının uygun olacağını belirttiler.
Bu durumda YBH, rejime ve demokratik
olmayan seçim ortamına karşıtlığını
seçim platforumunu kullanarak sürdürmeyi kararlaştırdı ve, bu çerçevede
a) Kıbrıs Türk Toplumunun Varlığını Savunan, b) T.C.’nin müdahalelerine
karşı çıkan, c) Kıbrıs’ın federal bir çatı altında yeniden bütünleşmesinden
yana olan, d) “Bu Memleket Bizim, Talimatla Yönetilmeye Hayır” diyen, tüm
yurtseverleri ayağa kalkarak bu mücadeleye katılmaya, “Yeter artık, söz
benim” diyerek tepkisini ve protestosunu YBH aracılığıyla bilinçli bir
politik talebe dönüştürmeye çağırdı.
Partinin seçime katılmasının ana
hedefi Rejimi deşifre etmekti. Bu hususta kampanya süresince Radyo, Televizyon
ile köy ve mahallelerde izlenen politika rejimin her yönüyle deşifre
edilmesi olmuştur. Bu çerçevede TC makamlarının Kıbrıs’taki her alana
olan müdahalelerine açıkça karşı çıkılmış Kıbrıs Türk Toplumunun
varlık ve kimliği federal bir andlaşma ile Kıbrısın yeniden bütünleştirilmesi
savunulmuştur. Önemli olanın hükümet olmak olmadığını, Kıbrıs Türk
Toplumunun söz sahibi olması ve iktidar olmasının zorunluluğu vurgulandı.
Rejimi deşifre etme hususunda parti başarılı olmuştur. Kampanya boyunca düzen
partilerinden farkı her platforumda görülmüştür.
Seçime katılınırken, planlanan
hedeflerden bir diğeri ise, parti örgütlenmesine katkı yaratmaktı. Bu
konuda yoğun bir bildiri dağıtımı ile girilebilecek kadar haneye girilerek
YBH’nin düşünceleri taşındı. Kampanya sınırlı kadro ve mali
imkanlarla sürdürüldü ve örgüte yeni kadrolar kazandırma beklentilerimiz
gerçekleşmedi.
Seçime, rejimi deşifre etme ana
amacı ile katılmış olunmasına rağmen, YBH’nin sesinin sandıktan da güçlü
çıkmasının yararlı olacağı inancı ile, yurttaştan tepki ve protestolarını
sandığa yansıtması istendi. %4 ve üzeri olarak hedeflenen oy desteği
genelde yüzde 2.5 olarak gerçekleşti. Bu oy oranının bu olağanüstü koşullarda,
ve örgütsüz bir yapıyla daha da artması mümkün değildi.
Seçim sonrası çalışmaları, hazırlanan
çalışma programı çerçevesinde sürdürülmüştür.
Çalışma Prgoramı ile partinin
uzak ve yakın hedeflerine açıklık getirilmiştir: Şöyle ki:
a) Partinin Uzak Hedefleri:
Yurtsever Birlik Hareketi, İnsanlığın geleceğinin
Sosyalizmde olduğunun bilinci ile, Emekçi sınıf ve katmanları (işçi, köylü,
esnaf-zanaatkar, küçük üretici, memur, öğretmen ve emeğiyle geçinen tüm
beyaz yakalılar) kucaklayarak, demokratik halk iktidarını kurmayı hedefleyen
ileriye doğru değişimeye açık çağdaş Sol bir partidir.
Yurtsever Birlik Hareketi, insan ve
emeğin daha iyi bir gelecek, daha özgürlükçü bir ortam ve
daha adaletli bir düzene
ulaşacağı devrimci dönüşümleri gerçekleştirmek uğraşını verir.
Yurtsever Birlik Hareketi, bölge ve
dünya halkları için yöneten-yönetilen; güçlü-mazlum çelişkisine karşı
çıkar.
Yurtsever Birlik Hareketi, savaşsız,
sömürüsüz bir Kıbrıs ve Dünya için mücadele eder. Kılavuzu işçi sınıfı
bilimidir.
Partinin Yakın Hedefleri:
YBH
1) Federal Kıbrıs’a giden yolda, statükoyu bir engel olarak görür
ve değişmesi için mücadele verir ve statükoyu reddeden güçlerin birlikte
hareketini, dayanışmasını ve bu birlikteliğin “Yurtsever” bir temelde
örgütlenerek ortak mücadelesini sağlamayı amaçlar.
2) Toplumun Siyasal ve demokratik
gelişmesi için bireyin ve toplumsal örgütlerin engelsiz ve etkin katılımı
ve denetim görevi yapması için mücadele verir.
3) Kıbrıs’ta İnsan Hakları İhlallerine
karşı savaş verir; sınırsız özgürlükleri, hukukun üstünlüğünü
savunur.
4) Toplumsal Muhalefeti oluşturarak,
Kıbrıs’ta barış ve Demokrasinin önünü açacak, federal bir andlaşma
ile, adanın yeniden bütünleştirilmesi ve AB içindeki yerini alması için mücadele
eder. Bu mücadeleye engel teşkil eden faşizme, emperyalizme ve bilhassa şövenizm
ile rejimin yerli, yersiz işbirlikçilerine karşı mücadelenin genişlemesi
ve yükselmesi için üzerine düşeni yapar.
5) Toplumsal muhalefeti örgütlemek
için, öncülük görevini üstlenir ve tüm yurtsever birey ve sivil toplum
örgütleriyle dayanışarak üzerine düşeni yapar.
6) Kıbrıs Türk Toplumunun iradesine yönelik tüm iç ve dış
müdahalelerin kalkması için mücadele verir.
7) Kıbrıs’ta belirtilen hedeflere
ulaşmak için içte ve dışta bağlaşıklıklar kurar, bu amaçla başta Güney
Kıbrıs, Türkiye, İngiltere, Yunanistan ve AB ülkeleri olmak üzere ilerici
unsurlarla organik bağlar ve dayanışma oluşturmak için gereğini yapar.
8) Ülkemizdeki pek çok sorunun gerçek çözümünün Kıbrıs’ta
bir andlaşmadan; gerçek barışın ise, insanlığın kardeşliği ve Emeğin
iktidarından geçtiğinin bilinci ile, toplumu aydınlatır, buna rağmen yapılacak
çok şeyin olduğunu gösterir:
Devamla belirlenen çalışma programı
ve hedefleri çerçevesinde yaklaşık bir yıl içerisinde gerçekleştirilen
çalışmalar şöyle:
Örgütlenme Çalışmaları:
Yurtsever Birlik Hareketinin oluşumu
sırasında örgütlenme alanında yaşanan olumlu izlenimler, genel seçimler sırasında
da, bir ölçüde devam etmiş, ancak sonu gelmemiştir.
İlçelerde, oluşum öncesi oluşturulan
İlçe örgütleri İskele İlçe örgütü ve Değirmenlik bölge örgütü dışında
aktif olma konumunu sürdüremedi, ve geçen süre içinde tamamen etkisiz bir
durumda kaldı.
Seçim sonrası, zaman zaman, üyelerimizin
aktif olabildiği yerlerde halkla sohbet toplantıları sürdürülmüştür.
Örgüt Sekreterliğine bağlı bir
örgütlenme komitesi oluşturulmuş ancak, örgütlenme alanında hedeflediğimiz
düzeyde bir örgütlenme yapılamamıştır. Mali olanaksızlıklar ve mevcut
kadrolarımızı yeterince harekete geçiremememiz daha aktif
bir örgütlenme yapmamızı engelledi.
Bir takım zorluklara rağmen, parti
içinde kadın ve gençlik örgütlenmeleri için yapılan çalışmalarda,
bilhassa gençlik örgütlenmesinde önemli gelişmeler sağlandı ve bugün sayıca
yeterli olmamasına rağmen, toplumda, pek çok olayda sesini duyuran, gerek ülke
içinde gerekse ülke dışında pek çok etkinlikte temsil edilen bir konuma
geldi.
Bu gün, her ilçede
ilçe merkezlerinin açılması ve her ilçe’ye profesyonel elemanlar
alınması yönündeki hedeflerimiz içerisinde, Girne, İskele ve Lefkoşa’da
ilçe merkezlerinin varlığı sürmekte, Lefkoşa’da tam gün çalışan bir
parti görevlisi ile Girne, İskele ve Güzelyurt’ta ise Yeni Çağ’ın dağıtımı
çerçevesinde elemanlar görevli olarak çalışmaktadırlar.
Eğitim Çalışmaları:
Her örgütte olduğu gibi Eğitim önemli
bir zorunluluktur ve bu Yurtsever Birlik Hareketi için de kaçınılmaz bir çalışma
alanıdır.
Eğitim çalışmaları belirli bir
program dahilinde ve çoğunluğu Parti genel merkezinde yapılmıştır. Eğitim
çalışmalarında genellikle gündemde olan konuların işlenmesine ve partinin
bakış açısı çerçevesinde ele alınıp değerlendirmeler yapılmasına
dikkat edilmiştir.
Eğitim çalışmalarında,
Federasyon-Konfederasyon, Tek Sosyal Güvenlik, Uzlaşmazlıkların Çözümü,
Gençlik Örgütlenmesi ve Sorunları, İnsan Hakları ve Demokrasi, Kosova
sorunu ve Milliyetçilik, Federal Kıbrıs’ta
Mülkiyet Sorunu, Güven Artırıcı Önlemler, Konuları ele alınıp incelenmiş,
bu konular üzerinde raporlar hazırlanmıştır.
Gençlik:
Kıbrıs Türk Toplumunun özellikle
Sol siyasal örgütlenmelerde, belirli bir süreden beri Gençlik örgütlenmelerinin
yeterli bir düzeyde olmadığından hareketle, YBH Gençlik örgütlenmelerine
büyük önem vermektedir.
YBH içerisinde bulunan ve politika yapanların büyük bir çoğunluğu
nerede ise kırkbeş yaşın üzerinde bulunmaktadır. Olayın bir diğer önemli
yanı bu yaş kuşağından olan kadroların, yirmi, yirmibeş, yıl evvel mücadeleye
başlayan kadrolar olduğu dikkate alınırsa, bunca yıl arkadan gençler
gelmemiş demektir.
Oysa gençlik, örgütlerin en
dinamik en canlı varlıklarıdır. Örgüte dinamizm ve hareket kazandıran
unsurlardır. Örgüt kadrolarını yenileyecek, mücadelenin ileriye taşınmasında
görev alacak bu gücün oluşturulması için çalışmalar yapılmıştır.
YBH bünyesinde yakın bir geçmişte
oluşturulan Gençlik Birimi, henüz sayı olarak arzu edilen düzeye ulaşmamasına
rağmen, Gençlik hareketi içinde önemli bir yer tutmaktadır.
YBH Gençlik, ülkemizde gençlik üzerine
düzenlenen etkinliklere katılmaktadır. Gençliğin askerlik ve benzeri
sorunları üzerinde ve sosyal bir takım etkinliklerin hazırlanmasında CTP ve
TKP Gençlik birimleri ile ortak çalışmaları sürdürmektedir.
Aynı çerçevede Kuzey Kıbrıs’ta CTP ve TKP Gençlik birimleri ile Güney
Kıbrıs’tan EDON, EDEN, NEDIK ve NEDISİ Gençlik örgütlerinin,
depremzedeler yararına birlikte Ledra Palas’ta düzenlemeyi planladığı
etkinlik izin verilmemesi sonucu
gerçekleştirilemedi
Konu ile ilgili olarak ortaya konan
ortak tepki ile şu hususlar dile getirildi: “Son bir aydır gerek Türkiye’de,
gerek Yunanistanda gerekse Kıbrısta ilgili ilgisiz bir çok kuruluş ve sanatçı
bu amaçla etkinlikler, konserler düzenlemiş, tüm bu etkinliklerde Yunan ve Türk
bayrakları yanyana dalgalanmış, gerçek bir dostluk ve dayanışma havası,
çok da iyi bir amaca hizmet için, oluşturulmuştur.
Böylesine bir ortamda amacı sadece
ve sadece her iki ülkedeki depremzedelere yardım olan bu benzeri etkinliği
bile yasaklayan “yasakçı ve bağnaz zihniyeti” şiddetle protesto ederiz.
Bu şahin zihniyet ne yazık ki böylesine insancıl bir düşüncenin önüne
geçmiştir. Her iki toplumu her türlü ortamda birbirinden uzak tutmaya çalışan
bu zihniyet iki toplumun bir araya gelmesinden o kadar rahatsız olmaktadır ki,
sanki yukarda bahsedilen gelişmeler hiç yaşanmamış gibi davranarak yine
bildik tutumunu sergilemeyi sürdürmüş “barış ve dayanışma” ortamına
bir darbe daha vurmayı başarabilmiştir.
Siyasi parti gençlik kolları olarak
Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarının birbirini anlayabilmesini ve dayanışmasını
zorlaştıran dahası imkansızlaştıran ve bir önceki hükümet tarafından
Ocak 1998 de alınmış olan Bakanlar Kurulunun “İki toplumlu etkinlikleri
askıya alma” kararının bir an önce kaldırılmasını talep ederiz.”
Güney Kıbrıs’ta EDON ve
EDEN’le, imkan bulunduğu ölçüde, Ledra Palas’ta, Güney’de veya
Pile’de biraraya gelerek, iki toplumlu temaslar yapmaktadır.
YBH Gençlik Kolu Güney Kıbrıs’ta
düzenlenen “dünya demokrtik gençlik örgütü” 15. Genel Kuruluna katıldı.
YBH Gençlik, Yurt dışında da,
davet aldığı etkinliklere katılmaktadır. Bu çerçevede İsrail’de YAARİ’nin
düzenlediği “Gençlik Projesi”ne; İngiltere’de Kıbrıs Formunun düzenlediği
etkinliklere ve Gençlik Merkezi’nin birlikte düzenlediği toplantıya;
Bilban ve IKME’nin Almanya’da düzenlediği, Alman S.P.D gençlerinin de katıldığı
“Çözümden Sonra Kıbrıs” konulu atelye çalışmalarına katıldı.
Depremzedeler yararına iki toplumlu
konser için Güney’den EDON, EDEN, NEDİSİ, NEDİK, EDİ, ile Kuzeyden TKP
ve CTP’nin katıldığı toplantılarda yer aldı.
Dış İlişkiler:
Öncelikle, ülkemizde bulunan yabancı
büyükelçiliklerle, daha önceden olan diyalog sürdürülmüş, ABD, İngiltere,
Slovakya, Rusya, BM ve AB elçileri ile olan temaslara devam edilmiş, zaman
zaman bir araya gelinerek görüş alışverişinde bulunulmuştur.
Güney Kıbrıs ile olan ilişkilerimiz,
Rejimin Güneyle olan temasları yasaklaması
dolayısıyle pek etkin bir şekilde gerçekleşemedi. Güney’de
bulunan partilerle ilişkilerimiz telefon, fax ve E-mail vasıtasıyla sürmüştür.
Güney Kıbrıs Siyasal partilerinden
AKEL ile Pile’de ortak toplanıldı, Son Politik gelişmeler değerlendirildi
ve Kıbrıs'ta ivedi bir andlaşmanın desteklendiği yönünde ortak açıklama
yapıldı.
EDEK’in yan kuruluşu olan IKME ile
YBH’nin bir yan kuruluşu olan BILBAN’ın Pile’de yaptıkları ortak
toplantıda, adanın Kuzey ve Güneyinde uygulanabilecek ortak projeler geliştirilmesi
hususunda görüş birliğine varıldı.
Şubat ayı içerisinde, Türkiye,
Yunanistan ve Kıbrıs Sol partilerinin bir araya geldiği toplantıların
ikincisi Londra’da yapıldı.
Türkiye’den Özgürlük ve Dayanışma
Partisi, Yunanistan’dan Sol ve İlerici İttifak Partisi, (Synaspismos) ile
Yunanistan Komunist Partisi; Güney Kıbrıs’tan AKEL ve Kuzey Kıbrıs’tan
CTP ile YBH bu toplantıda yer aldı.
Söz konusu toplantı sonrasında yayınlanan
ortak bildiride, Kıbrıs’ta sorunun uzamasının statükoyu pekiştireceğine
dikkat çekilerek özetle şu hususlara yer verilmektedir:
TÜRKİYE, YUNANİSTAN
VE KIBRIS SOL PARTİLERİNİN LONDRA TOPLANTISI ORTAK BİLDİRİSİ
Kıbrıs sorununun sürmesi ve çıkmazların
tırmanması, iki toplum arasında iletişimsizliğin uzaması ve özlü görüşmelerin
yapılmaması Kıbrıs sorununa çözüm
olmayan statükonun pekişmesine katkıda bulunmaktadır.
Partiler kötü durumu tırmandıran
ve olası askersel bir çatışmaya neden olabilecek davranışları
benimsemezler. Partiler BM Kararları’nın ilgili
maddelerini destekler ve tüm ilgili tarafları adanın askersizleştirilmesini
amaçlayarak asker ve silahların giderek azaltılmasına dönük önlemler üzerinde
anlaşmaya çağırırlar
Partiler Kıbrıs sorunun askersel
araçlarla çözülemeyeceğine ilişkin konumlarında ısrarlıdırlar. Çözüm
barışçı olmalı ve BM örgütü gözetiminde önkoşulsuz başlayacak özlü
ve yapıcı görüşmelerle sağlanmalıdır. Kıbrıs’ta iki taraf gerekli
politik istenci ortaya koymalı ve Üst Düzey Anlaşmaları ile ilgili BM
Kararları’na saygılı olmalıdırlar.
Çözüm, iki toplumlu, iki kesimli
Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, egemenliğini ve
toprak bütünlüğünü enosis,
taksim veya ayrılmanın herhangi bir biçimine karşı yeterince garanti
etmelidir. Bu garanti Makarios-Denktaş, Denktaş-Kiprianu Üst Düzey Anlaşmaları’nda
vardır. Partiler, yukarıda beldirtilen çözümün dışında farklı bir çözüm
arayışının adadaki gerginliği artıracağı
ve çözüme yardımcı olmayacağı görüşündedirler. İki toplumun da güvenlik
kayguları dikkate alınmalıdır.
Çözümün yaşayabilir olabilmesi için,
iki toplumun politik, ekonomik ve sosyal
eşitliğine dayandırılmalıdır. Ayrım yapmadan ve ulusal kökenine
bakmadan, Üst Düzey Anlaşmaları’nda belirtildiği gibi tüm yurttaşların
eşitlik, insan hak ve özgürlüklerini güvence altına almalıdır.
Partiler, şövenizmin hala daha tırmandığında
ve iki toplum arasında yakınlaşmayı engellemeyi amaçladığında ısrarlıdırlar.
Partiler, Kıbrıslı Türk ve Rum toplumları arasında her düzeyde yakınlaşma,
güven, temas ve işbirliğini geliştirmek için şovenizme, dinsel fanatizme
ve önyargılara karşı kararlı bir savaşım yürütme isteklerini yeniden
vurgularlar. (Bu amaca dönük olarak bir dizi etkinlik üzerinde durarak anlaştılar.)
Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne
girişi hakkında Partiler kendi
konumlarını korurlar ve konuya ilişkin diyaloglarını sürdürmeyi kabul
ederler.
Son olarak Partiler, toplantılarını
sürdürmeyi, Kıbrıslı Türk ve Rum toplumları ve daha genelde Kıbrıs, Türkiye
ve Yunanistan halkları arasında güven ve dostluğun yeniden kurulmasını sağlamak
amacıyla kadın grupları, gençlik, sendika ve diğer örgüt ve platforumların
toplanmalarını teşvik etmeyi benimserler.
YBH, Londra toplantısına katılan
örgütlerle Kıbrıslı Rum ve Türklere hitap etme olanağını yakaladı ve
toplantıda ortaya koyduğu açık ve net görüşleri ile ilgi topladı.
Ayrıca Londra toplantısında AKEL
ile CTP ve YBH birtakım eylemlerin yapılması için de anlaştılar. Bunlar,
iki toplumun birbirini daha iyi tanıması için onların biraraya gelmesini sağlayacak,
siyasi, sosyal ve ekonomik ile sportif ve kültürel etkinlikleri içermektedir.
Ancak rejimin, Rum toplumu ile olan temaslara izin vermemesi sonucu bu
eylemlerin hayata geçirilmesine olanak bulunamadı.
Bilban ve IKME’nin düzenlediği,
Alman Freidrict Elsert Vakfı’nın finanse ettiği, “Çözümden sonra Kıbrıs”
konulu teknik düzeydeki Seminere katılındı. Brüksel’de geçen yıl yer
alan seminerde çeşitli sektörlerde, Kıbrıs’ta bir çözüm sonrası
nelerin yapılabileceği hususunda bildiriler sunuldu. Güney Kıbrıs’tan da
çok sayıda uzmanın katıldığı Seminerdeki sonuçlar, bir kitap halinde İngilizce
olarak yayınlanmıştır. Aynı kitabın Türkçe olarak bastırılması için
çalışmalarımız sürmektedir.
Avrupada Kıbrıs’a ilgi duyan, İngiliz
İşçi Partisi Milletvekili Pauline Green’le Alman Sosyal Demokrat Parti ve
AB Parlamentosu milletvekili Mardhit Roth ile irtibatımız sürmektedir.
Geçtiğimiz yıl kurulan Alman-Kıbrıs
Forumunda partimiz yer almaktadır. Alman-Kıbrıs Forumu, Kıbrıs sorununun çözümü ile Kıbrıs Rum ve Türklerinin
birbirine yakınlaşması için çaba harcamakta, bu amaçla adanın iki tarafında
da taraflarla işbirliği yapmaktadır. Bünyesinde uzlaşmayı destekleyen ve Kıbrıs’ın
AB’ne doğru ilerlemesini destekleyen ve Kıbrıslı Türkler ve Rumlar,
Yunanlılar ve Türkiyeliler bulunmaktadır. Hedef tarihin muhasebesini yapmak
ve geçmişteki komşulara uzanan yeni köprüler kurmaktır.
Forum geçtiğimiz ay içerisinde Kıbrıs’a
yaptığı ziyaretlerde, Kuzeyde de birtakım temaslarda bulunmuştur.
YBH, bunun dışında İngiltere’de
bulunan Kıbrıs Demokrasi Derneği ve İngiltere’deki Kıbrıs Formu ile
iyi ilişkilerini ve tamaslarını sürdürmektedir.
YBH, Türkiye’de ÖDP ile iyi ilişkilerini
sürdürürken, Türkiye’deki ilerici unsurlarla olan diyalog ve dayanışmanın
geliştirilmesi için arayışlarını sürdürmektedir.
Sosyal Etkinlikler:
Partiye gelir sağlamak ve üyeler
arasında dayanışmayı gerçekleştirmek için yıl içerisinde İskele Örgütü
Lefkoşa İlçe Örgütü ve Parti Genel merkezinin düzenlediği üç
yemekli dayanışma gecesi ile 10 Milyar tutarında bir eşya piyangosu düzenlenmiştir.
Yemekli Dayanışma gecelerinde önemli
bir gelir elde edilememesine rağmen, Piyango’dan 7 milyar TL. Civarında
gelir elde edilmiştir.
Basın Yayın ve Yeni Çağ:
Yeni Kıbrıs Partisi’nin kuruluşundan
bu yana olduğu gibi, son bir yıl içerisinde de Yurtsever Birlik Hareketinin
çalışma, etkinlik ve sesinin duyulmaması için
egemen çevrelerin aldığı tedbirler sürmüştür, sürmektedir.
Seçim kampanyası sırasında
zorunlu olarak çağrıldığımız Radyo ve TV programları, seçim sonrası
yine YBH’ne kapatılmıştır. Meclis içi ve Meclis dışı partiler ayırımı
aynen devam etmektedir.
YBH’nin, her hafta ve hemen hemen
her konuda, her olayda yayınladığı bildirilere, hiçbir yayın organında
yer verilmeme durumu sürmektedir. Her on bildiriden, belki arada bir yayınladıkları
YBH mesajları ya görünmemesi için
köşe bucak saklanmakta, veya önünü, arkasını kırparak anlaşılmaz hale
getirilmektedir.
Bu şartlar altında YBH, sesini
duyurabilmek için kendi yayın organını güçlendirmek durumundaydı. Bu çervçevede,
Yeni Kıbrıs Partisi’nin kuruluşu ile birlikte yayın hayatına başlayan ve
aralıksız yayın hayatını sürdüren ülkedeki en uzun ömürlü ve en pahalı
haftalık Gazetemiz Yeni Çağ yeni baştan düzenlendi.
Yeni Çağ’ın daha çok kitleye
ulaştırılması için yapılan çalışmalar sonucu, dağıtıcı firma
YAY-SAT dışında, tüm ilçelerde elden de dağıtımın yapılmasına başlandı.
İlk hedef Yeni Çağ’ın 1000 kişiye okutulmasıydı. Şu anda 700 civarında
okura ulaşmaktadır. Bunun 500’ü parti örgütlerimiz tarafından dağıtılmaktadır.
Çalışmalar sürmektedir, önümüzdeki aylarda hedeflenen 1000 civarındaki
rakama ulaşılması beklenmektedir.
Yapılan yeni düzenleme ile Yeni Çağ’ın
kendi kendini finanse etmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla toplanan reklamlar ve
abone satışlarından bunun önemli bir bölümünün karşılanacağı görülmektedir.
Yurtsever Birlik Çalışmaları
Yurtsever Birlik Hareketi, Yeni Kıbrıs
Partisi’nin de kuruluş ilkeleri arasında olan, ülkedeki yurtseverlerin
birliğini sağlamak için seçimler sırasında ve seçimler sonrasında uğraşını
sürdürmüştür.
Seçim öncesi, demokratik olmayacak
bir seçim platforumunda, ülkede barış ve andlaşmadan yana olanlara, ortak
hareket için çağrı yaptı. Sendika, birlik ve CTP ile TKP’ye Yurtsever
Birlik Çağrısı götürdü.
Ancak bu konuda yalnız kaldı.
Birlikteliklerin sadece bir seçim
ortamı ile sınırlı olmadığına inanan YBH, seçimin hemen sonrasında
yeniden, ülkede federal bir andlaşmadan yana olan, entegrasyona karşı olan
ve Kıbrıs Türk Toplumunun Varlığını savunanlara “Yurtseverlik”
temelinde birlikte hareket etme çağrısı yaptı. Bu amaçla TKP ve CTP ile,
sendika ve birliklere öneri götürdü.
Yurtsever Birlik çalışmaları içinde
önümüzdeki yıl yapılacak
Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili olarak da ilke ve prensipler çerçevesinde
“ortak” bir adayın desteklenebileceği hususunda açık çağrı yaptı.
Bu konuda, gelinen son noktada, TKP
olaya sıcak bakmamış ve birtakım taktik arayışları ile, yılbaşına
kadar bu konuyu görüşemeyeceğini belirtmiştir.
YBH, toplum çıkarlarının tüm
yurtseverlerin birlikte hareketinde zorunluluk olduğuna inanmaktadır Bu yöndeki
çaba, uğraş ve mücadelesini belirlediği, ilkeler çerçevesinde
sonuna kadar sürdürecektir.
Sonuç:
Egemen Çevrelerin uzun süre uyguladıkları
bilinçli politikalar sonucu Kıbrıs Türk Toplumu bir yokoluş süreci yaşamaktadır.
Statükodan çıkarları olan egemen
çevreler tüm üretici sektörlerin iflasına ve Kıbrıs Türk Toplumunun göçüne
neden olmuşlardır.
Statükocu güçler, her alanda uzlaşma
yaptıkları protokollerle ve oluşturdukları Ortaklık Konseyi ile Kıbrıs Türk
Toplumuna önemli hiçbir konuda söz hakkı tanımamışlar, Kıbrıs’ın
Kuzeyi’nin Türkiye’ye Entegrasyonunu hazırlamışlardır.
Egemen çevreler, Dünyanın Kıbrıs’taki
çözüm arayışlarına kulak tıkamakta, Kıbrıs sorunu bitmiştir anlayışıyla,
Kıbrıs’ı kendine iç politikalarında malzeme olarak kullanmaya devam
etmektedirler. 2000’li yıllara yaklaştığımız bu günlerde, dünya ile
barışma yerine, ortaçağ karanlıklarında çağdışı kalmayı tercih
etmektedirler.
Bu tablo karşısında, büyük bir
çoğunluk sessizliği; susmayı ve
nerede ise bunun bir kader olduğu imajını yaratmaya çalışmaktadır.
Yurtsever Birlik Hareketi, bugün
gelinen durumu çok önceden görmüş, uyarılarını yapmış ve bu alanda başlattığı
mücadelesini sürdürmektedir ve sürdürecektir.
Yurtsever Birlik Hareketi, bu durumun
kader olduğunu reddetmektedir. Statükoyu reddetmektedir. Mevcut düzeni değiştirmek
için mücadelesini sürdürmektedir.
Yurtsever Birlik Hareketi, Kıbrıs’ta
içine sürüklenen durumdan çıkışın, Yurtsever bir mücadeleden geçtiğine
inanmaktadır. Bunun için de tüm yurtseverlerin birlikte mücadelesini zorunlu
görür.
Yurtsever Birlik Hareketi, Kıbrıs’ta
federal bir andlaşma ile Kıbrıs’ın yeniden bütünleştirilmesi için mücadele
eder.
Yurtsever Birlik Hareketi, Kıbrıs’ta
ve dünyada barış, kardeşlik, demokrasi ve insan haklarından eksiksiz
yararlanmayı ve dünya insanlığı ile barışık olmayı savunur.
Yurtsever Birlik Hareketi,
entegrasyoncu, statükocu blok’a karşı, Yurtseverlerin ilkeli birliğini,
dayanışmasını ve ittifakını savunur ve bunun için her konuda, her durumda
üzerine düşeni yapar.
On dört ay içerisinde
yapabildiklerimiz, başarabildiklerimiz bunlar.
Yurtsever Birlik Hareketi, yıllardır
rejime karşı verilen mücadeleyi yükselterek sürdürmektedir. Bu mücadeleye
katkı koyan, destek veren, siz değerli
üyeleri ve tüm yurtseverleri kutlar, çıkılan bu onurlu mücadelede sizlere
başarılar diler.