KIBRIS’TA FEDERAL ANDLAŞMA KAÇINILMAZDIR
YBH, gelinen aşamada Kıbrıs
sorununu değerlendirerek aşağıdaki sonuçlara varmıştır.
Şu ya da bu gerekçe ile görüşmelerin
başlatılmaması Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünü kalıcılacaştırmayı
amaçlar.
Statüko, tümüyle
militarize olmuş Kıbrıs’ta her geçen gün savaş olasılığını
artırmaktadır.
İki toplumun ezici çoğunluğu
üst düzey anlaşmaları çerçevesinde
federal çözümden yana olduğu halde statükocu çevreler çözüm sürecinin
başlamasını
engellemektedirler. Çözüm sürecine katkı yapacak kültürlü
toplumlumlararası teması yasaklamaktadırlar.
Kıbrıslı Türkler 1974 sonrası
yaratılan koşullarda öz yurtlarını terke zorlanmış, toplumsal varlık,
kimlik ve siyasal iradelerini yitirmek tehlikesi ile karşı karşıya bırakılmışlardır.
Kıbrıs’ın Kuzeyinde egemen güçlerin
izlediği entegrasyon politikası Kıbrıs Türkleri’ni kendi yurtlarında azınlık
statüsüne itmekte, toplumun sosyal, ekonomik ve politik dayanaklarını
yok etmektedir.
Üst düzey anlaşmaları ve ilgili
BM kararları çerçevesinde federal çözüm için toplumlararası görüşmelerin
iki liderin tekeline bırakılmadan önkoşulsuz başlaması ve Kıbrıs’ın
bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğüne dayalı Federal Kıbrıs
Cumhuriyeti’nin gecikmeden kurularak Ada’nın tümüyle askersizleştirilmesi
Kıbrıslı Türkler ve Rumlar’ın çıkarları gereği olduğu kadar, garantörlük
yükümlülüklerinin dışına çıkarak karşı karşıya gelen Türkiye ve
Yunanistan’ın ilişkilerinin düzelmesine ve bölge barışına da katkıda
bulunacaktır.
Yurtsever Birlik Hareketi Kıbrıs’ın
Türkiye’nin ve Yunanistan’ın AB çatısı altında insan hakları
temelinde işbirliği ve dayanışma içine girmelerini ister. Bu yönde içte ve dışta savaşımını sürdürmekte
kararlılık belirtir.
GENÇLİK TOPLUMLARIN GELECEĞİDİR
Gençlik her toplumun geleceğidir.
Gençlik Topluma dinamizm kazandırır. Bu özelliği nedeniyle, çağdaş
toplumlu gençliğe önem vermekte, onun çağa uygun olarak yetiştirilmesi için
gerekli tedbirleri alırken; gerici baskıcı rejimler de gençliği kendi çıkarları
doğrultusunda yetiştirirler.
Ülkemizdeki gençliğin mevcut statüko
sonucu büyük sorunlar yaşamaktadır. Bu sorunların başında, işsizlik,
askerlikte eğitim ve göç bulunmaktdır.
Genç beyinler, küçük yaştan
itibaren şöven duygularla, ve pek çok yalan, yanlış dolu eğitim yayınları
ile doldurulmakta, devletin elindeki iletişim araçlarının düşmanlık, kin ve nefret dolu popagandaları altında, dünyadaki gelişmelerden
habersiz yetişmeleri için ne gerekiyorsa yapılmaktadır.
Yurtsever Birlik Hareketi, Eğitimin
çağdaş yapıya kavuşturularak, çağa uygun, barışı isteyen, dünya ile
barışık, tüm insanlığın kardeşliği ve inanan nesiller yetiştirilmesini
savunmaktadır. Gençlik, bağımsız,
özgür ve düşündüğünü konuşabilen, tartışabilen ve ürettiğini paylaşabilen
bir yapıya kavuşturulmalıdır.
YBH, Kıbrıs’ta federal bir andlaşma
ile, gençliğin yerinin kendi ülkesinde, toplumun barış kardeşlik ve daha
mutlu bir yaşam için mücadele etmesinde görür. YBH, gençliğin, gerek Kıbrıslılar
gerekse dünya gençliği ile, toplumu ve dünyayı daha ileriye doğru geliştirmesi,
insan hakları, hukukun üstünlüğüne bağlı, emekçilerin yanında, sol ve
Sosyalist bir düzen için mücadele sürdürmesinde görür.
ASKERLİK PROFESYONEL OLMALIDIR
Statüko, militarizasyon,
militarizasyon askerlerin siviller üzerindeki etkisinin artması ve gerginlik
demektir. Kıbrıs Türk Toplumu geçmişe
göre askerin sivil yaşama karışması ile daha sık karşılaşmakta, sivil
otorite asker sivil anlaşmazlıklarında aciz kalmakta insanımız mağdur
edilmektedir.
Olağanüstü koşulların yarattığı
olumsuz ortam yanında askerde uygulanan disiplin anlayışı ile gençler bunalıma
sokulmakta, intihar olaylarının yaşanmasına neden olmaktadır.
Yurdumuzdaki askerlik olayı değerlendirildiğinde,
uzun hudut bekçiliğinin çok az sayıdaki gençlerin omuzlarına yüklendiğini
görmekteyiz. Askerlik ülke gençliğimiz için büyük bir sorun olarak sürmekte,
onları göçe zorlamakta en verimli çağlarında üretimden koparmaktadır.
Barıştan yana bir parti olan
Yurtsever Birlik Hareketi, savaşlar dolayısıyle her türlü silahlanmaya karşıdır.
YBH silahlanmaya ayrılacak harcamaların, insanın daha mutlu yaşamı için üretime
ve yatırımlara harcanmasını destekler.
YBH, askerliğin ancak güvenlik değerlendirmesine
bağlı olarak ve o kadar asker bulundurulmasına ve tam profesyonel statüsüne
göre olmasını, tüm ödeneklerinin de devlet bütçesinden karşılanmasını
savunur.
Bunun dışında askerlik yapılmasını
yararsız ve ülke kaynakları bakımından zararlı görür.
Güvenlik gereksiniminin bugünkü
ortama bağlı olduğuna ve bir çözümün ardından ortadan kalkacağına inanır.
ŞOVENİZME KARŞI MÜCADELE SÜRDÜRÜLMELİDİR
Yabancı düşmanlığı, fanatizm,
bağnazlık, dargörüşlülük ve saldırganlık olarak ortaya çıkan ve kaynağını
ırkçılıktan alan şovenizm sayesinde Kıbrıs Türk ve Rum toplumları çok
acılar çekmiş, hala çekmektedirler.
Şovenizm, yabancı düşmanlığı
ve ileri ülke insanları karşısında aşağılık kompleksi ile beslenir ve
toplumun dünyaya açılmasına, ekonomik gelişmesine engeldir.
Şovenizm karşı topluma anlayışla
yaklaşılmasına karşı çıkmakta, bu yüzden barışa ve halkların kardeşliğine
köstek olmaktadır.
Ders kitaplarına konulan şoven
ifadelerle, çocuklarımızın ta küçük yaştan beyni yıkanmakta, karşı
toplum düşman gösterilmekte, böylece egemenlerin arzu ettiği kalıplarda
bir toplumun oluşması için şovenizm yöntem olarak kullanılmaktadır.
Demokrasi, hukuk devleti ve toplumun
hizmetçisi olması gereken bir aygıt anlayışı yerine, devleti kutsal gören
ve “anavatan” edebiyatıyla toplumun tüm iradesini TC’li makamlara
devreden bir anlayış sergilenmektedir.
Bir taraf her fırsat bulduğunda, şövenizmi
körükleyen eylemlere girişirken, diğer taraf da bunu fırsat bilerek siyasi kazanç elde etmeye çalışmakta,
iki toplum üzerindeki faşizan baskılar yoğunlaştırılmaktadır.
İki tarafın da ortak yanı
birbirini düşman görmesi ve birbirine karşı üstünlük kurmaya çalışmasıdır.
İki tarafın şovenistleri, toplumların yanyana gelmesinin mümkün olmadığını
kanıtlamaya çalışarak, kendi toplumları üzerinde egemen olmaktadırlar.
YBH, din dil, renk ve ırk ayrımcılığına,
ve bu ayrımcılığı körükleyerek toplumların çatıştırılmasını
hedefleyen her türlü şovenizme Kıbrıs’ta ve Dünya’da karşı çıkar.
Şovenizmin yarattığı ayrılıkçı ve yapay değerleri reddeder. Bunun
yerine gerek ülkemizde gerekse dünyada, insanımız ve insanlık için onurlu,
ortak ve bütün bir gelecek öngörür.
Bu ortak gelecek için, tüm
yurtseverleri, toplumları birbirinden ayıran şovenizme ve faşizme karşı
birlikte mücadele etmeye çağırır.
STATÜKO
ÇALIŞANLARI EZİYOR
Statüko, yani içinde yaşamak
zorunda bırakıldığımız durum, genelde
toplumu yok ederken, özelde de ekmek parasını alın teri ile kazanan emekçilerin
yaşam koşullarını her gün biraz daha ağırlaştırmaktadır. Kara para,
gazinoculuk ve gece kulüpçülüğüne dayandırılan üretimden kopuk rant
ekonomisinde temel tüketim maddelerinin fiyatları roket hızı ile yükselirken
işçinin-emekçinin emeği ucuzlamakta, yaratılan yapay işçi fazlalığı
ile insanımız işsiz bırakılarak göçe zorlanmaktadır.
Kuzey Kıbrıs’taa iş gücünü
satarak geçinmeye çalışanların büyük çoğunluğunun sendikasız ve
sigortasız olması raslantı değildir. Statüko toplumu yok ederken emekçilerin
de amansızca ezilip sömürülmelerine zemin oluşturmaktadır.
YBH, uluslararası hukuka ters olan
statükonun temel antlaşmalara dayalı bir çözümle değişmesini isterken
emekçilerin günlük yaşamda yasalara aykırı olarak sendikasız ve sosyal
sigortasız çalıştırılmalarına karşı da savaşım vermektedir. YBH, kökeni
ne olursa olsun, iş gücünü satarak yaşamak zorunda olan insanların ucuz
emek ve oy deposu olarak görülüp sömürülmelerine şiddetle karşı olduğunu
yineler, Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan her bireyin insan haklarından
yararlanma hakkı olduğunu ısrarla bir kez daha vurgular.
2000’li YILLAR SOSYALİZMİN YÜKSELECEĞİ
YILLAR OLACAKTIR
İçinde yaşadığımız çağ,
insanlık ayıpları ile doludur. Güçlünün güçsüzü ezdiği, Emekçilerin
sömürünün acımasız çarkları arasında sömürüldüğü, Emperyalizmın,
uluslararası tekellerin dünyaya sahip olmaya çalıştığı, etnik çatışmaların,
milliyetçilik ve fanatizmin sorunu kanlı savaşların yaşandığı yıllar
oldu. Silah tekellerinin yarattığı ortam, dünya servetlerinin insanlığın
mutluluğuna harcanması engellenmiştir. Dünya nüfusunun üçte biri açlıkla
boğuşmaktadır. İnsan hakları ihlalleri korkunç boyutlara ulaştı.
Aşırı kar hırsı doğanın
dengesinin değişmesine, pek çok çevre sorununun yaşanmasına neden oldu.
1900’lü yıllar, insanın, geleceğe bıraktığı kötü
miraslarla doludur.
Yurtsever Birlik Hareketi, 2000’li
yılların dünyada barış ve kardeşliğin hakim olacağı yıllar olmasını
beklemektedir. Dünya servetlerinin insanlığın
mutluluğu için harcanmasını
beklemektedir. İnsanın, bağımsız, özgür ve dokunulmaz olmasını; insan
haklarının eksiksiz uygulanmasını, hukukun üstünlüğünün egemen olmasını
beklemektedir.
2000’li yıllar, doğa ve insan
yararına gelişmelerin yükseleceği, 1900’lü yıllardaki deneyiminden de
dersler çıkararak, sosyalizmin damgasını vuracağı yıllar olacaktır.
YBH, bu çerçevede bu gidişe katkıda
bulunmayı sürdürecek, gerek Kıbrıs’ta gerekse dünyada; savaşsız, sömürüsüz
bir düzenin kurulması yönündeki mücadelesini sürdürecektir.