YURTSEVER BİRLİK HAREKETİ
KURULTAYINA AKEL GENEL SEKRETERİ DİMİTRİS HRİSTOFİAS’IN GÖNDERDİĞİ
KONUŞMADIR
Sevgili yurttaşlar
AKEL Merkez Komitesi
adına, AKEL’in binlerce üyesi
ve taraftarı adına kongrenize kalpten ve sıcak selamlarını iletirim. Bugün
kongrenizde gerçekleştirilecek
diyaloğun yaşama ve Kıbrıslıtürklerin
çıkarlarına yansımasını ve çok
sevdiğimiz adamızın yeniden birleştirime koşullarını güçlendirmesini dileriz.
Bugün adamızda var
olan statüko Kıbrıs’ın geleceği
değildir ve olamaz. Her iki toplumdaki ilerici güçlerin görevi, var olan çıkmazın kırılması ve tüm kuşaklardan Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürklerin ortak tezlerinin ve vizyonlarının yaşama geçirilmesidir.
Bu hedefin yaşama geçirilmesinin zorunlu koşulu iki toplum arasında
barışçıl bir diyalog olmasıdır. Nitekim bu, AKEL’in uğruna çok kez mücadele
verdiği eski bir tezidir. Diyaloğu ve genelde barışçıl süreçleri sıcak bir şekilde desteklerken , bu diyaloğun zaman
kaybettiren bir diyalog olmaması için de ardıcıl olarak çalıştık. Diyalog için diyalog olmaması için çalıştık.
Birleşmiş Milletler kararlarına , uluslararası hukuka ve Doruk Antlaşmalarına
dayanacak, Birleşmiş Milletler çerçevesinde özlü bir diyalog olması için
çalışıyoruz. Bu diyalog iki toplumlu federal Kıbrıs Cumhuriyetinin
bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini garanti altına alacak bir
çözümü hedeflemelidir. Bildiğiniz gibi AKEL 1974 Kasım’ından beridir federal
çözümden yana tavır almış ve o zamandan beridir bu çözümü ilkeli ve ısrarlı bir
şekilde desteklemektedir. Biz bu çözümü destekliyoruz çünkü, ülkemizin yeniden
birleşmesine yol açabilecek ve Kıbrıslırumlar ile Kıbrıslıtürkler arasında yeni bir dostluk ve
işbirliği sayfası açacak tek seçenektir.
AKEL olarak çok kez vurguladık ki, bizim anlayışımıza göre adil ve
yaşayabilir bir çözüm enosisi, taksimi veya herhangi bir biçimde ayrılıkçılığı
yasaklayan, Kıbrıs’ın askersizleştirilmesini öngören, ve ayni zamanda her iki
toplumda da var olan güvensizlik duygusunu yatıştıran bir çözümdür. Konfederasyonu
görüşecek olan İki ayrı egemen devletin tanınmasını isteyen tezler Doruk
Antlaşmaları ve Kıbrıs sorunu ile ilgili Birleşmiş Milletler kararları ile
tamamı ile terstir ve ortak vatanımızın barışçıl yeniden birleşmesi
uğraşılarına karşıdır.
Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm ayni zamanda
BM Güvenlik Konseyi tarafından tarif
edildiği biçimiyle iki toplumun siyasi ve ekonomik eşitliğine ve tüm vatandaşların etnik köken temelinde
ayrımcılığın olmadığı eşitliği, insan hakları ve özgürlüklerinin sağlanmasına
dayanan çözümdür. Bir toplumun haklarını diğer toplumun haklarının ihlal ederek
elde edilemeyeceğine inanıyoruz.
Şimdi zamanın,
herhangi bir tarafın
kabul edilemez koşul ileri sürmeksizin özlü görüşmelerin yapılması zamanı
olduğu görüşündeyiz. Son bir yıl içerisinde kullanılan dolaylı görüşmeler
yönteminin zeminin tükendiğini düşünüyoruz. Şimdi zaman, bize göre direkt ve
özlü diyalog zamanıdır.
Bir olguyu daha vurgulamak
istiyoruz. Kıbrıs’a ve halkına değil de diğer amaçlara hizmet etmek için
yapılan görüşmeler özlü sonuca götürmez. Ve ne yazık ki BM Genel sekreterinin 3 Aralık dolaylı
görüşmeleri için yaptığı davette de bu unsurun hakim olmasından korkuyoruz.
AKEL’in Türkiye’nin Avrupa yönelimine karşı olmadığı biliniyor. Tersine her
üç devletin de Avrupa Birliği üye olması durumunda Türkiye, Yunanistan ve
Kıbrıs halkları arasındaki dostluğun sağlamlaşıp gelişeceğine inanıyoruz.
Fakat Türkiye’nin kabul edilmez statükoya son verecek bir çözüme
götürecek olan Kıbrıs sorununda ilerlemeye yardım etmesini beklememiz
mantıkidir. Böylesi bir olgu herkesin
yararına olacak ve Türkiye’nin Avrupa Birliğine tam üyeliği sürecinin
kesintisiz olarak devamında bir engeli ortadan kaldıracaktır.
Sevgili vatandaşlar
Kıbrıslırumlar ve Kıbrıslıtürkler etnik kökenlerinden ve geleneklerimizden
kaynaklanan farklılıklarına saygı göstererek, dikkatimizi bizi Kıbrıslı olarak,
ayni ananın çocukları olarak, vatandaşlar olarak niteleyen karakterlerimiz üzerinde yoğunlaştırmalı ve her iki
toplumda da gelişen ve Kıbrıs ve halkımız için tehlikelere gebe olan şovenizme
karşı tüm gücümüzle mücadele etmeliyiz. Ve şu anki anlar gibi bize yüz yüze
iletişim için çok az olanak tanınan anlarda, bizi birleştiren
olguların zaman süreci içerisinde
aramıza girebilen olgulardan çok daha fazla olduğunu doğrulanıyor.
Bir kez daha kongrenizin başarılı geçmesini dileriz.