|
YURTSEVER BİRLİK
HAREKETİ SON DURUMU DEĞERLENDİRDİ: |
|
Yurtsever Birlik Hareketi (YKP) Dışilişkiler
Sekreteri Alpay Durduran yayınladığı bir bildiri ile görüşme sürecindeki son
durumu değerlendirdi. Konu ile ilgili bildiri şöyle:
Kıbrıs sorununa çözüm bulunması için İsviçre’de süren görüşmeler ne yazık ki çözümün ne olması gerektiği düşünülmeden ve federal devlet Rum devleti olacakmış gibi düşünülerek yürütülüyor. Türk önerileri sadece Kuzey’in devlet olarak ne olacağını hesap ederek yapılıyor, federal devlet ise ne kadar zayıf yapılabilirse o kadar zayıf yapılmaya çalışılıyor. Uluslararası ilişkileri sürdürecek olan ve hayatımıza büyük ölçüde etki yapacak olan AB ile ilişkileri gerçekleştirecek olan merkezin çalışabilir olmasına dikkat edilmiyor.Rum tarafı ise uluslararası tepkileri dikkate aldığı için merkezin çalışabilir olmasını sağlamak diye öneriler yapıyor ama bu anlayışla demokrasiyi güçlendirmek gerektiğini göz ardı ediyor. Halbuki Kıbrıs’ta halkın katılımını sağlamak için halk iradesinin meclislere yansımasını sağlayacak ve bir gurubun egemen olmasını engelleyecek şekilde ortak oyla seçilecek bir yer düşünülmüyor. Rum partilerinin Türk seçmenden de oy isteyeceği, Türk partilerinin Rum seçmenden de oy isteyeceği tek bir kurul oluşmuyor. Meclislerin halka açık olmasını ve muhalefetin denetiminin çoğunluk tarafından önlenemeyeceği,çağdaş demokrasilerin kuralları da görüşülmüyor. Kimsenin demokratikleşme gailesi taşımadığı, silahla güvenlik sağlamakla yetinildiği, AB üyesi bir devlete yakışan bir düzenleme düşünülmediği ve tam tersine derogasyonlarla AB’nin temel hukukunun çiğnenmek istendiği görülmektedir. Yeni anayasalar, Burgenstock’ta, masanın üzerinde, Televizyon kameraları tarafından dünyaya gösterildi ama bizim haberimiz olmadı. Masaya konan Kıbrıslı Türk devleti anayasasını kim onlara verdi bilmiyoruz. Denktaş’ın vermediği, onun yerine KKTC anayasasını vereceğini söylediği taslak ise, meclis gene halka kapalı ve hükümet denetimine olanak vermeyen bir anayasa olacak. O metinde halka saygı da yoktur. Halkı denetim altında tutan ve onun için örgütlenme haklarını kısıtlayarak ortak örgüt kurmayı sınırlayan bir anayasa Geçici Merhale ve Akritas planlarına izin veren bir anayasa olacaktır. Referandumda Kıbrıs sorununu çözmek adına halka neler yutturulacağını görüyoruz. Mal kavgasına sokularak geleceğimiz hakkında uyarıları göremez hale getirmeye çalıştıkları halkımız bunları unutmamalıdır. Halkımız, yurdunun kaderini sandıktan çıkma becerisini gösterenlere emanet ederken çektiklerinden ders almalı ve sürekli denetleyebileceği mekanizmaların kurulmasını sağlamalıdır. Haziran’da gene seçim yaptıracak bir andlaşma kapıdadır. Andlaşma olursa Kıbrıs’ın birleşmesini isteyenlerin seçimini sağlamalıdır. Seçilir seçilmez kendisini ve sözlerini unutanları unutmamalı ve hesap sormalıdır. Unutmayın ki memurların siyaset yasağının kalkacağını söyleyenler yeni anayasa ile yasağı koruyorlar. Güney’le işbirliği isteyenler yeni anayasada da yasakları korumuşlardır. Şeffaflık ve hesap verirlik diyenler bunları unutmuşlardır. Muhalefete denetleme olanağı vermek gereğini söyleyenler söylediklerini hatırlamamışlardır. Sivil topluma söz hakkı diyenler tek bir önlem düşünmemişlerdir. Sayıştay’ın etkinliğinden bahsedenler, savcılıktan şikayet edenler tek adım atmamışlardır. Polisi sivilleştirip ilgilenmedikleri yolsuzluklar için görevlendirmeyi söz verenler sözlerini es geçmişlerdir. Say say bitmez. Seçimin ertesinde “seçim propagandası sırasında söylenenleri geride bıraktık” dedilerdi, tek o sözlerini tuttular. Mal kavgasına ve Türkiye’nin egemenliğinin ne kadarının kalacağının kavgasına çevirdikleri görüşmeleri bitirebilirlerse karşımıza gelecekler. Yaptıklarını unutmayalım. |