YURTSEVER BİRLİK HAREKETİ (YKP)DENKTAŞ’IN SON TUTUMUNU DEĞERLENDİRDİ:
SEN ARTIK DÖNÜŞÜ OLMAYAN, TARİHİN KARANLIKLARINA DOĞRU HIZLA İLERLEYEN BİR YOLUN YOLCUSUN. GÖRÜŞMELERE GİTMEMEN HERKES İÇİN DAHA HAYIRLI OLACAKTIR
İSTİFA ET VE SUS!..

 

Yeniçağ: Dentaş’ın görüşmecilikten istifa etmeden İsviçre’deki garantörlerle yapılacak toplantıya gitmeyeceğini açıklamasını değerlendiren Yurtsever Birlik Hareketi bir bildiri yayımladı. Bildiri aynen aşağıdadır.

Halkın kafasını karıştıran bir tutumla görüşmelere katılanlar ama  sonuç alınmasını engellemeye devam ediyorlar. Anlaşılan,  barışı destekleyenlerin de kısa vadeli menfaatlerine göre hareket ederek referandumda evet diyemeyeceği bir ortam yaratılmak istenmektedir.

Hükümet eskiden olduğu gibi Sn. Denktaş’ı Türkiye ile işbirliği içinde dilediği gibi hareket etmeye bıraktı. Görüşmelere katılan Sn. Talat da  Rum tarafını suçlu gösterme gayreti ile hareket etmekte ve  Sn. Denktaş’a görüşme sırasında Kıbrıslıları kışkırtan davranışlarına haklılık kazandırmaya çalışmakta, hatta istifasının felaket olacağını söyleyebilmektedir.. Onun için hükümetin katkıda bulunmamış olması sorumluluktan uzak olmasını göstermemektedir.

“Meclis”in yarısı barış yanlısı ama esamesi okunmamaktadır. Bu kabul edilebilecek şey değildir. New York’ta sonuç alıcı görüşme yapmak ve Annan planı temelinde sonuç aramak sözü verdiler ama sözlerini tutmadılar. Talat- Denktaş ekibini şiddetle kınarız.

Türkiye hükümeti de New York sözleşmesine katılmıştır ama burada bulunan heyeti ile görüşmelere dahil olduğu halde sözünün gereğini yerine getirmemiştir.

Devri çoktan kapanan Sn. Denktaş’tan korkuyorlarmış gibi izlenim yaratmanın manası yoktur. Çünkü onun Anayasal yetkisi yoktur ve “Meclis” desteği de kalkmıştır.

Türkiye’ye Yunanistan’la pazarlık fırsatı yaratmak için uzlaşmaz ve insan hakları ile AB fikrine ters tutum izlemenin şark kurnazlığından başka şekilde nitelendirilmesi mümkün değildir. Çünkü herkes de biliyor ki Türkiye heyeti buradadır ve Sn. Talat onların ağzına bakmaktadır. Kıbrıslılar sanki anlaşmamışlar gibi Türkiye ve Yunanistan’a iş kalacaktır. Onların sorumlulukları bellidir ama bu ülkede yaşayacak olan da Kıbrıslılardır. Bize, insan haklarına saygılı olmayan ve AB içinde dahi haklarımızı arayamayacağımız bir deli gömleği giydirmeyeceklerini son safhada işi ele alacak BM ve AB’ye güvenerek mi umut edeceğiz!

AB kendilerini hayal kırıklığına uğratmış diyenler, YBH’nın çok önceden kendilerine derogasyonların insan haklarını ihlallerine aykırı olamayacağını, kimsenin AB adına böyle derogasyon sözü veremeyeceğini, iyi niyetle ele alma sözü verenlerin sözlerini yanlış anlamamalarını hatırlattığını, basını inceleyerek görebilirler. Son günlerde gazetelerde de Verheugen’in açıklamalarını bulabilir. Doğru dinlemeyi öğrenmelidir.

Cilalanmış statüko çok rezil bir durumda bulunuyor. Sn. Denktaş derhal görüşmelerden uzaklaştırılmalıdır. Bu arada ya susup oturmalı ya da  devamlı istifa edeceği tehditleri yerine derhal istifa edip gitmelidir. Aslında  istifa etse çok iyi olur. Hatta dün istifa etse bugün iki gün olmuş olurdu.

Toplumumuz bu duruma layık değildir, tepki göstermeye başlamalıdır. 

 

bildirilerin ana sayfası
ybh ana sayfası