|
Yurtsever Birlik Hareketi (YKP), görüşme sürecini değerlendirerek Türk tarafının yaratmaya çalıştığının etnik temizlik yapılmış bir yapı olduğunu vurguladı: BÖYLE BİR YAPI KABUL EDİLEMEZ |
|
Yeniçağ: YBH Dışilişkiler Sekreteri Alpay
Durduran Kıbrıs sorunun çözümüne yönelik görüşmelerini ve AP seçimlerini
değerlendirdi ve Türk tarafın etnik temizlik yapılmış bir yapı talep ettiğini
vurgulayarak bunun kabul edilemez olduğunun altını çizdi. Durduran ayrıca AP
seçimleri ile de ilgili takvimin işlediğini hatırlatarak, çözümsüzlük halinde de
mevcut mevzuatla seçime gidileceğini belirterek, yetkili her kimse yeni kapılar
açıp oy kullanma fırsatını halka vermeye çağırdı. Açıklama şöyle:
“Kıbrıs Cumhuriyeti “bu devlet işlemez” diye kanıtlamak istedikleri için çalıştırılmamış ve sonunda olmayacak dualara amin dedikleri için acı olaylar yaşanmıştı. Ancak iki taraf da amacına ulaşamamıştı. Bugün de olmayacak şeyler için uğraşılmamalıdır. Kıbrıs tekrar birleştirilecek ve AB üyesi olacaktır. Başka amaçlar gerçekleşmeyecektir. Türk tarafından elde edilmeye çalışılan gene ayrılığı korumak ve ayrı devlet halini devam ettirmektir. Öneriler bu amaçla yapılmaktadır. CTP’nin hükümette olması da bir şey değiştirmemiştir. Halkı gene barışçı olduklarına inandırarak oylarını arttırmışlar ama halka verdikleri söze ihanet etmişlerdir. İstedikleri, etnik temizlik yapılmış bir yapı yaratmaktır. Bir kez daha etnik temizlik denebilecek önerilere karşı olduğumuzu, bu nedenle alınacak önlemler yüzünden ve düz bir hudut bahanesiyle güney’de kalacak yerlerden Türklerin istekleri dışında göçe zorlanmalarına hayır diyoruz. Rum tarafı yeni devlet yapısının daha iyi çalışır hale gelmesine ve her iki tarafa da yararlı olmasına yönelik görüşler ileri sürer ve AB üyeliğine uygun olmasına çalışırken, iyi niyetinden şüphe belirterek, bu iyi amaçlara katkıda bulunmayı düşünmemek, görüşmeleri o yönde kullanmaya çalışmamak kötü niyet belirtisi olmaktadır. İki bölgelilik ve iki toplumluluk üzerinde anlaşılmıştır. Bunlara ters öneri yaparsa o zaman Rum tarafı suçlanabilir. Buna da BM şahit olacaktır, dolayısıyla böyle bir kötü niyetli öneriye karşı çıkılması destek bulacaktır. Görüşme samimi olsa daha iyi bir çözüme gidilmesi olası olacaktır. Türk tarafının referandum için ısrar etmesi ve referandumda oy kullanacakların kimler olacağını sorun yapması kendi kendine sorun çıkardığı anlamındadır. Elbette plan uygulandıktan sonra yurttaş olacakları şimdiden belirlemeye yanaşmamak geriye sadece Kıbrıslıların oy kullanmasına razı olmayı gerektirir. Tam tersine referandumda hayır deme kampanyası başlatıp görüşmeleri sürdürmek kötü niyetin ilanıdır. Meclis muhalefetinin de bu konuda sessiz kalması tam bir demokratik skandaldır. Halkın bunu iyi değerlendirmesi ve kimlere oy verdiğini görmesi zamanı gelmiştir. AP seçimlerinin takvimi işlemektedir. Andlaşma zamanında yapılamazsa seçimlere şimdiki mevzuatla girilecektir. Seçim bölgeleri ayrılamaz ve oy verecekler belirlenemezse fırsat kaçacaktır. Onun için halkımız hiç değilse oy hakkını kullanma ve aday olanları görüp onları Kıbrıs’ın geleceğine sahip çıkacağına inandıklarına göre değerlendirme olanağını kullanması gerekmektedir. Onun için yetkili her kimse, yeni kapılar açıp oy kullanma fırsatını halka vermeye çağırırız.” |